Puan vermedi·323 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Yaklaşık 9 ay normal patolojik vaka amma velakin NKB tanısı almamış(daha) birisiyle hayatını sürdürmeye çalışmış biri olarak bence bu kitap hakkında yorumlarımı beyan etme hakkım vardır diye düşünüyorum. Böyle gerçekten kitabı okurken ‘Ben bunu yaşamıştım’ ve ‘Bunu bir yerden hatırlıyorum.’ oldum. Bu tarz kitaplar Kişisel gelişim olarak mı yoksa Psikoloji olarak mı geçiyor emin değilim ama herkesin anlayacağı türde kitaplar değiller. Bolca terim ve akıl yorma gerektiren tarzda kitaplar ama yazar gerçekten tabiri caizse halk diline indirgemiş. Yazarın da dediği gibi “Narsizim ağır bir kelime” bunu da her bir anımı hatırlarken tekrar tekrar yaşadım. Bu bir hastalık değil kişilik bozukluğu. Allah sabır versin…
Psikoloji
Etrafım Narsistlerle DoluThomas Erikson · Koridor Yayıncılık · 202614 okunma
9/10
·238 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 22:12
"...Madem öyle, robotlarım neydi? Mühendislikte kullanılan cihazlardı. Her biri birer araçtı. İnsanlığın amaçlarına hizmet eden makinelerdi. Ve dahili güvenlik önlemlerine sahipler­di. Başka bir deyişle, robotları, yaratıcılarını öldüremeyecek şekilde tasarladım, o klişeyi aradan çıkardıktan sonra daha mantıklı ihtimaller üzerinde kafa yorma fırsatı yakaladım..." Sayfa:234, Isaac Asimov Üç Robot Kanunu 1. Robotlar, insanlara zarar veremez ya da eylemsiz kalarak onlara zarar gelmesine göz yumamaz. 2. Robotlar, Birinci Kanun'la çakışmadığı sürece insanlar ta­rafından verilen emirlere itaat etmek zorundadır. 3. Robotlar, Birinci ya da İkinci Kanun'la çakışmadığı sürece kendi varlıklarını korumak zorundadır. Bu önemli üç kanunla başlayan ve tamamen bunlar etrafında dönen keyifli bir kitaptı. Bazı kısımları oldukça hareketli ve heyecanlı olsa da bazen tekrara düşmüş ve durağanlaşmış gibi hissettim (bu tamamen benimle de alakalı olabilir tabii). Yine de Tüm Sistemler Çöktü Katilbot Serisi hayranı olarak yine robotları okumak benim için epey keyifliydi. Özellikle teknolojinin bu aşamalara gitme ihtimali varken, ileride yaşanabilecek olası gelecekleri okumaktan daima keyif almışımdır. Benim için okuması eğlenceli ve kolaydı. Zaten oturdunuz mu başından kalkamıyorsunuz. Sürekli devam eden bir hâli var. İçerisinde kısa hikayeler var. Tabii her biri birbiriyle bağlantılı çünkü aynı karakterlerin başına gelen olaylar. Robotlarla ilgili yaşanan teknik aksaklıklardan bahseden ve bu sorunlar sebebiyle yaşanan olayları çözmeye giden karakterlerimizin yaşadıkları anlatılıyor. Gerçekten her ayrıntıyı düşünmeleri ve zekice çözüme ulaştırmaları çok güzeldi. Okurken ekstra keyif aldım. Tek problem geçişlerdi benim için. Zamandan bahsedilmediği için bu olayların arasında sanki
Edebiyat
Ben RobotIsaac Asimov · İthaki Yayınları · 20229,4bin okunma
Reklam
8/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2026 70. kitabı
Merhabalar Kendimden Özür Dilerim kitabı bir yargılama hesaplaşma kitabı değil. Kitabı okuduğumda şöyle hissettim yaşadığım olaylarda kendimi ihmal etmişim o yüzden bu kitapta beni kendime getirdi. Geçmişe bakınca o kendini yorduğum şeylere. Gerçekten de değmiyormuş. Hayatı biraz da kendin için yaşa. Değmeyen insanlar için yıllarını zaten fazlasıyla harcadın. Bir silkelen kendine gel. Yaşadığımız hayatın tekrarı yok. Önümüzde yaşanacak güzel şeyler varken her şeyi yük edip heba etmeyelim. Fazla iyi niyette yoruyor ve en son kendinden özür diletir. Beden sağlığı gibi duyguların da yükü vardır. Beden gibi duygularda yorgun düşer. Derler ya beden yorgunluğu bir şekilde geçiyor. Duygusal yorgunluk geçmiyorda. Kendini zihinsel olarak da yorma her gelen yorumu da kişisel algılama. Taşımayı bıraktığında hayatın yükü de azalıyor. Herkesin her şeyi olacağım derken kendini kaybeder insan. Hatta kendini unutursun. Kendini unutursan kimse seni umursamaz. O zaten iyi hep güçlü bir şekilde halleder ona bir şey olmaz diyerek bir çok yükü sana yüklerler. Fark etmeden yükü alırsın ve kendini bulamazsın. O yüzden kendinize yaptığınız bu haksızlık için yazılmış bir kitap. “İnsanlar seni güçlü ve sabırlı sanır. Ama o sabrın içinde ne kadar yorulduğunu kimse bilmez. Kendini kaybeden insan şuradan tanınır.” “Ve insan bir gün yorulur. İşte o gün sessizce geri çekilirsin. Ne kavga edersin ne açıklama yaparsın. Sadece artık aynı yerde durmazsın. Çünkü bazı insanlar hayatından çıkmaz. Sadece sen onların yükünü taşımayı reddedersin.”
Kendimden Özür DilerimMiraç Çağrı Aktaş · İndigo Kitap · 2026200 okunma
5/10
·75 syf.··
2026 61. kitabı
Jack London, yorma be kanka… Tüm kitaplarını zevkle okuyan biriyim ama senin şu boks kitaplarına gelince bende şalter atıyor. İçimi bir sıkıntıdır basıyor, ne yapacağız bilmiyorum be oğlum. Keşke böyle kitaplar yazmasaydın.
OyunJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20233,676 okunma
9/10
·132 syf.··
2026 9. kitabı
Kitabın ruhunu en iyi özetleyen durum, karakterin ilk gençliğe dair her şeye derin bir anlam yükleme ve sürekli kafa yorma hevesidir. Tolstoy’un da sorduğu gibi, bir anda bir şey hakkındaki düşüncelerimizin tepetaklak olduğu bu dönem, artık soyut düşüncelerin ön plana çıktığı, müthiş bir merak duygusunun uyandığı ve fikirlerin farklı etkilerle hızla değişebildiği bir entelektüel uyanış evresidir. Yazar bu sancılı süreci ve duygu değişimlerini, karakterin çevresindeki figürler üzerinden muazzam bir şekilde betimler. Annesinin yokluğunda babası, abisi, abisinin arkadaşları, hizmetçiler ve öğretmenleri kahramanın hayatındaki en büyük aynalardır; aşkı, heyecanı ve diğer tüm karmaşık duyguları onlar üzerinden deneyimler. Bu dönemde karakterin kişiliği de keskin bir viraj alır; çocukken herkes tarafından çok sevilen, sıcak biriyken ergenliğin başlarında daha umursamaz, bencil ve çekingen bir çocuğa dönüşür. Ancak ergenliğin sonlarına doğru, yaşadığı içsel çatışmaların da etkisiyle daha aklı başında, olgun biri haline gelmeye başlar. Kitabın insan doğasını en çıplak ve dürüst haliyle sunduğu yer ise şüphesiz ölüm kavramına verilen tepkilerdir. Annesinin vefatında kalbinden derin bir acı duyan kahramanımız, babaannesi öldüğünde şaşırtıcı bir şekilde hiç üzülmez; hatta tamamen bencilce bir dürtüyle onun serveti ve mirası hakkında ne düşüneceğini planlamaya başlar. Tolstoy bu tezatla, toplumsal maskelerin henüz takılmadığı o ham ergenlik döneminin bazen acımasız olabilen dürüstlüğünü eleştirir. Kitabın sonu ise karakter için adeta bir kurtuluş limanıdır. Abisinin arkadaşıyla kurduğu o yakın bağ, onu yalnızlığından ve çekingenliğinden çekip çıkararak gerçek dostluğa alıştırır. Birlikte sanat, müzik ve felsefe gibi birçok konu üzerine yaptıkları derin sohbetler, kitabın
İlkgençlikLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,315 okunma
Tutunamayanlar İncelemesi
9/10
·724 syf.··
2026 18. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2026 12:37
Oğuz Atay'ın Tutunamayanlar kitabı, Türk edebiyatının en çok konuşulan ama belki de okunması en zor eserlerinden biri. Bu kitabı elinize aldığınızda sadece sayfalardan oluşan bir hikaye değil, sahte hayatlara ve herkese dayatılan kurallara karşı atılmış sessiz bir çığlık buluyorsunuz. Hikaye, Turgut Özben'in çok yakın arkadaşı Selim Işık'ın intihar haberini almasıyla başlıyor. Görünürde Turgut, arkadaşının neden hayattan vazgeçtiğini anlamaya çalışıyor. Ancak sayfalar ilerledikçe bu çaba, Turgut'un kendi sıradan ve kurallara uygun hayatını sorguladığı, içsel bir yolculuğa dönüşüyor. Oğuz Atay, bizleri bu sorgulamanın tam ortasına bırakıp, toplumun beklediği o maskeleri takmayı reddeden ve düzene ayak uyduramayan tüm "tutunamayanların" hislerine tercüman oluyor. Bir okur olarak dürüstçe söylemeliyim ki, Tutunamayanlar su gibi akan, kolayca okunup bitirilecek bir roman kesinlikle değil. Aksine okuru yoran, zaman zaman duraklatan ve zihni zorlayan bir yapısı var. Kitabın içine serpiştirilmiş ansiklopedi maddeleri, şarkılar ve hiçbir noktalama işareti olmadan sayfalarca süren uzun bölümler, kitabın kurgusunu yer yer çok dağınık hissettiriyor. Bazen yazarın asıl anlatmak istediği o derin hüznün ve yalnızlığın, bu karmaşık anlatım oyunlarının altında ezildiğini bile düşünebilirsiniz. Birçok okurun bu kitabı yarım bırakmasının temel sebebi de aslında bu yorucu anlatımdır. Fakat romanın asıl sırrı da tam olarak burada yatıyor; bu katlanması zor karmaşa, aslında hayata dikiş tutturamayan Selim'in o kırgın ve paramparça zihninin ta kendisidir. Yazar bizi o zihnin içine sokmak için bilerek yorar. Bu zorlu okuma serüveninin içinde, insanın tam kalbine dokunan ve kendi hayatını sorgulatan çok derin anlar var. Kitabı okurken kendinize sık sık "Ben bu hayatın neresinde duruyorum ve
İnceleme
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475bin okunma
Reklam
Reklam