Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Biz askerler kendi aramızda sohbetler ediyorduk, Batıdan gelen arkadaşlar Kürtleri pek tanımıyorlar, tanımadıkları için de pek iyi yorum yapmıyorlar. Buna ne demeli? Tanımıyorlar, tanımayınca da, devletin düşüncesi ile hareket ediyorlardı. Bir nevi o yönde eğitilmiş lerdi. Herkes eğitilmiyor mu? Duyduklarına, okuduklarına adapte olmuşlardı. Arkadaşlara karşı tarafın da insan olduğunu, devlet politikasının yanlışlığını anlatıyordum. Kürt olduğumu bilmiyorlardı, sanki bir kuşak asimile olmuş gibi görüyorlardı. Ben tabii, "yok, ben asıl Kürdüm," diyordum. Bunu asla inkâr etmedim. Mardin'de ilişkiler çok dostaneydi, arkadaş gibiydik, artık selam falan yoktu. En yüksek rütbeli bile gelse, selam ver, verme önemli değil. Zaten askerlerin gergin olduğunu biliyorlardı, o yüzden dikkatli davranıyorlardı..
“Gördüğün dünyanın kurbanı değilsin… Yorum yapmayı bırak… ve olanları yargılama… ancak o zaman ıstırabının tahrikleri ardındaki huzuru hissedersin, değil mi?”