Puan vermedi·136 syf.··
2026 46. kitabı
André Gide’in Dar Kapı romanı, benim için bir aşk hikâyesinden çok, insanın kendi mutluluğuna koyduğu engelleri anlatan etkileyici bir eserdi. Jérôme ve Alissa birbirlerini sevmelerine rağmen, Alissa’nın kusursuzluk ve manevi yücelik arayışı onların bir araya gelmesini engelliyor. Okurken zaman zaman Alissa’ya kızdım, çünkü mutluluğa bu kadar yakınken ondan sürekli uzaklaşması insanı hüzünlendiriyor. Ancak Gide karakterlerini yargılamadan anlatmayı başarıyor. Özellikle Alissa’nın günlükleri, olaylara farklı bir gözle bakmamı sağladı. Romanın en güçlü yanı, aşkın yanı sıra fedakârlık, idealizm ve vazgeçiş üzerine düşündürmesi. Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan şey büyük bir aşk değil, yaşanabilecekken kaçırılmış bir mutluluk duygusu oldu.
Dar KapıAndré Gide · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20234,529 okunma
DİKKAT SPOİLER İÇERİR!(Kitabı okumayanlar yazıyı okumasın lütfen)
Puan vermedi·68 syf.··
2026 6. kitabı
Bu kitap beni ilk okuduğumda hiç beklemediğim bir yolculuğa çıkarıp beni duygulandırmayı başarmıştı. Artık ne kadar çok beğendiysem ikinci kez okumaya karar vermiştim. Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu kimine göre saplantılı bir aşk, kimine göre ise bir kadının bir erkeğe duyduğu büyük bir aşk. Sonu kötü biten bir aşk. Kitabı okuyanların bir kısmı tıpkı benim gibi neden kadın gururunu bir kenara bırakıp da erkeğin yanına gitmiyor. Neden kendine işkence ediyor diyebilir. Kitabı okuyan öbür kesim ise kadın adama yük olmak istemiyor, aşkını saf bir şekilde tutmak istiyor diyecekler. Ama ben bunu saçma buluyorum. Gerçeği söylemek aşkına leke sürmek değildir ki. Hem bir kere senin o çocuğu babasız bırakmaya da hakkın yok. Madem adam senden çocuk yapıyor o zaman o çocuğun sorumluluğunu da almayı bilecek. Sen sürekli aşkına leke gelmesin diye adamdan kaçıyorsun. Kaçmak çözüm değil ki. Empati kurduğum zaman anlayabiliyorum seven insan sevdiğinin gözlerine bakamaz,onu sevdiğini söyleyemez,dili tutulur fakat yine birşey söyleyemez. Ama yinede gerçekleri söylemeli. Biz buna görünmezlik iksiri diyebilir miyiz? Sen onun dibinde de dursan o içtiğin iksir yüzünden o seni göremez. Onun gözünde görünmez iken sen aslında onun için herşeyi yapıyorsun. Koşulsuz sevgi, koşulsuz fedakarlık, koşulsuz sadakat... Ama o kahrolası görünmezlik iksiri yüzünden o tüm bunları görmüyor. Neyse biz şu iksirini bir kenara bırakalım da adamın umursamazlığına gelelim. Deprem olsa,yer yerinden oynasa, dünya yörüngesinden çıksa hatta kıyamet kopsa adam kadının yaptığı fedakarlıkları görmüyor. Umrunda değil çünkü. Kadın, onun için sıradan bir insan. Ama kadın için o dünyanın en değerli insanı. Ben hiçbir kitapta böyle birşey görmedim. Kadın adamı yücelik mertebesine çıkartmış resmen. Ama sen gel de seni yücelik
Duygu ve Düşünce
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,6bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Üç Anadolu Efsanesi ~ Yaşar Kemal
Puan vermedi·222 syf.··
2026 7. kitabı
Herkese merhabaaaaa ^^ Yaşar Kemal'den okuduğum ikinci kitap olan "Üç Anadolu Efsanesi" adlı eserin yorumuyla karşınızdayım: Yazarın; Köroğlu, Karacaoğlan ve Alageyik efsanelerini ustalıkla anlattığı bu eserini gerçekten çok sevdim. Su gibi akıp giden bir kitaptı. Küçükken Köroğlu efsanesini okumuştum fakat hepsini hatırlayamıyordum. Tamamını yeniden ve Yaşar Kemal'in kaleminden okumak çok farklı bir histi benim için. Kitabı okurken burnunuzda çiçek ve çam kokuları, kulağınızda dokunaklı türkülerle Anadolu'yu bucak bucak geziyor, yöre insanlarını tanıyor, karakterlerle birlikte kâh seviniyor kâh üzülüyorsunuz. Yaşar Kemal; aşk, cesaret, korku, çaresizlik, sevinç, hüzün gibi birçok insani duyguyu ve iyilikle kötülük kavramlarını bizlere çok başarılı bir biçimde aktarmış. İncelememi bitirmeden önce eserden birkaç alıntı paylaşmak istiyorum: ~"Yeter ki insanın içinde iyilik olsun, onun erişemeyeceği hiçbir yücelik yoktur. İnsan, gönlü kadar büyüktür." ~"İnsan olmadıktan sonra güzel göz, güzel kaş, sırım gibi boy herkeste var. İnsan dediğin yüreğiyle, inceliğiyle insan olmalı." ~"Nereye gittiğini bilmemesi hoşuna gidiyordu. Yeni yüzler, yeni dünyalar görmek onu kendine çekiyordu. Yeni yeni insanlara, yeni yeni şeyler söylemek... Gençti. Yüreğinde bir top ışık, bir ateş harmanı, çiçek açmış bir bahar dalı... Yürüyordu." ~"Dünyadaki bütün yaratığı, ağacı, kuşu, böceği, insanı, her şeyi, her şeyi en derin sevgisiyle kucaklardı. İliklerine kadar aşk duyardı dünyanın her şeyine. Yağmuruna, kışına, borasına, sıcağına, soğuğuna... Dünyanın en küçük, en değersiz şeyine bile kocaman açılmış çocuk gözleriyle, hayretle bakardı." Şimdiden keyifli okumalar dilerim. Mutlu, huzurlu ve bol kitaplı günler... ^^
Üç Anadolu EfsanesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202514bin okunma
9/10
·120 syf.··
2026 8. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2026 21:21
Almanya'da katledilen Talat Paşa'nın okuduğu okullar, yaptığı işler, siyasete girişi ve sonrasında yaşanan gelişmeleri kısa ve öz bilgilerle anlatan güzel bir kitap. Dürüstlüğü, vatanperverliğı İttihat ve Terakki için yaptıkları. Saf ve temiz bir ruhla vatanın kurtuluşa giden zorlu yoldaki birçok çektiği sıkıntıları dile getirmekte. Hayatında kendini makam ve koltuk budalası yapmamış, günümüzdeki siyasilerin aksine "dürüst bir siyaset adamı nasıl olunur?" Sorusunun resmen kitabını yazmış bir karakter. Sadrazamlığı döneminde o dönemlerdeki adetle kapıdaki yere kapanan siyahinin bu yaptığını normal görmeyip derhal bu uygulamaya son vermesi bile bir yücelik işaretidir. Almanya'da kendisine yaptığı iyilikler karşılığı verilen yüklü parayı ihtiyacı olmasına rağmen kendine kullanmaması ulviliğini gösteriyor. Almanya'dayken Atatürk ile haberleştiğinden kitap bahseder. Kitabın sonundaki hatıratlarda ayrı güzel. Sonuç olarak vatana vakfedilmiş kısa ve dolu dolu bir hayat zalim bir ermeni kurşunuyla sona ermiştir. 1943 yılında naaşı Almanya'dan alınıp ülkesine ait olduğu toprağa defnedilmiştir. Ek bilgi olarak TRT'nin yapmış olduğu "Duvardaki Kan" adlı mini diziyi de izlemenizin faydalı olacağını düşünüyorum. Herkese bol kitaplı günler dilerim.
Talat PaşaHüseyin Cahit Yalçın · Ötüken Neşriyat · 2020441 okunma
Binbir Çeşit İbretlik Hikayeler
9/10
·431 syf.··
2026 42. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2026 21:21
Can tenden çıkınca Allah'a putlarla dolu bir gönlü nasıl götürebileceksin? Bütün bu putları gönlünden at. Bedeninle beraber onları terk et. Bir dostun evine puthane ile gidilmez. Ayağı uyuşan kişi minbere nasıl çıkabilir? Uyuşuk bir ayakla minbere çıkılamazsa, uykulu bir gönülle Hakk'a nasıl erişilir? Syf 111 İlâhî aşkla kitap yazan Attar, her hikâyede Allah sevgisini hissettirmesi beni mest etti. Kitabı öyle incelikle yazmış ki binbir çeşit ibretlik hikayeler, huzur veren bir ruh hâlini alıyor okudukça.⚘️ Kitabın ana konusu: Hükümdarın altı oğluna söylediği öğütler ve ibretlik hikayelerden oluşuyor. Aşktan, ahlaktan, sabırdan daha binbir çeşit konulardan hikayaler var. İlahî aşkla hikayeler karışınca, yemekten sonraki tadı damakta bırakan leziz bir tatlı gibi tat vermiş okuyucaya.🪻 Sıfatlarının denizine batmışım. Vuslat incisi diliyorum, Bu yüzden ansızın denize dalmış, o denizde kalmışım. Senden başkasına yolum yok. Bana yol göster de yücelik denizinden vuslat incisi dereyim. Şüphesiz denizdeki inci de sensin, aşk'taki lütuf ve kahır da sen. Syf 21 Bazı hikaye içler acısı olup gözlerimi doldursa da, bazıları ise gönlümü okşadı. Kitabı bitirince düşündüğüm şey, hemen okunup raflara kaldırılacak bir kitap değil de, arada rastgele bir konu seçip, o hikayeyi okuyup, yeniden zihinde canlandırılacak bir kitap bence. Çünkü insan bu kitaptan ibret almalı ve insana ders olmalı bu hikâyeler, diye düşünüyorum. Okuduğunuz için teşekkür ederim.
Duygu ve Düşünce
İlahinameFerîdüddin Attâr · Kapı Yayınları · 2019373 okunma
Puan vermedi
Luc Ferry Sevgi Üzerine 21.Yüzyıl İçin Bir Felsefe eseri ile sevgi kavramını modern yüzyılın anlam arayışının odak noktası haline getirmiştir. Felsefeyi sorgulanabilir bir hayatın tutumundan çok insani duyguların yer aldığı bir konuma getirir. Ferry’e göre aşk,geleneksel çizgiden sıyrılarak modern hümanizmin kursallaştırdığı aile yapısını yeniden inşa eder.Bu yeni inşa sürecini ‘aşk devrimi ‘olarak adlandırır. Ferry’e göre sevgi deneyimi yeni bir yücelik biçimi ve hayata yüklenen anlamın temelini oluşturur. Tutkulu bir aşkın sanılanın aksine zamanla sönmediğini onun daha güçlü sadakatli bir bağa dönüştüğünü ortaya koyar. Yazar hayatın pek çok alanını kapsayan Felsefeyi sevgi kavramı ile derinleştirir.Sevginin hayatı anlamlı kılan yegane güç olduğu vurgusunu kitap boyunca hissettirir. Sevginin yalnızca özel hayatımızı etkilemediğini onun eğitimi,siyaseti,dini etkileyip zamanla daha kolektif bir bağa dönüştüğünü ifade eder. Ferry’nin bu yaklaşımı postmodern bir anlayışı temsil eder. Çokça satırın altını çizerek okuduğum etkileyici bir kitaptı.
Sevgi ÜzerineLuc Ferry · Beyaz Baykuş Yayınları · 202514 okunma