Hazreti Ali ile Hazreti Fatma'nın oğullan, yani Hazreti Muham med'in torunları Hazreti Hasan ile Hüseyin'in soyundan olanlara Arapça'da "yönetici ve öncü olmak, liderlik yapmak, hükmetmek, kadri yücelik" anlamındaki "siyadet" sözünden gelen "seyyid" veya "şerefli ve soylu olmak" manasındaki "şeraf et"ten gelen "Şerif' unvanları verilmiş, seyyidleri ve şerifleri sayıp sevmek dini vecibe olmuştu. İslamiyet'in ilk asırlarında Hazreti Hasan'ın soyundan gelenle re Şerif, Hazreti Hüseyin'in soyundan olanlara da Seyyid denmekte iken, sonraki devirlerde her iki unvan Peygamber'in torunları için ayırım yapmadan kullanıldı ama "Mekke Şerifi" de denen Mekke emirleri her zaman sadece Şerif unvanını taşıdılar.
Mekke'yi, onuncu yüzyılın ortalarından 1924'te Suudi idaresine girinceye kadar Beni Katade soyundan gelen emirler idare ettiler.
1517'de Mısır'ı fetheden Yavuz Sultan Selim'in kutsal topraklara da hakim olmasının ardından, Osmanlı döneminde Mekke emiri olarak üç aile, Zevi Zeyd, Zevi Berekat ve Zevi Avn aileleri öne çıktı.Devlet seyyid ve şeriflere saygı göstererek emir seçimine müdahalede bulun muyor, göreve şeriflerin adaylarını getiriyordu.
Sayfa 20 - Turkuaz kıtap 2026