"Fareler, kediler ve köpekler insan soyundan öç alma duygusuyla yanarlar. “Neden siz büyüdünüz, genleştiniz, yayıldınız; gövdelerinizle, aletlerinizle, anlaklarınızla, aşklarınızla, trajedilerinizle, yücelik-bayağılıklarınızla; bu dünyaya nasıl böylesine sahip çıkmaya, onu alt etmeye çalışıyorsunuz?” Dişlerini gösterdiklerinde damarlarında akışan hıncın dile gelmiş durumu bu neden ve nasıl sorularındadır."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Gülme, yücelik pathos'una (duygular) belirli bir karşıtlık içinde, güç ilişkilerini akamete uğratabilir. Şişirilen mana ve ehemmiyet balonları, gülmenin iğnesine değince patlarlar. Kavranması kadar, ele geçirilmesi de zordur bunun. Totaliter bir egemenlik bile onu yok edemez. Onunla dalga geçen herkesi dava eden sultan, kendi kendisini gülünç hale getirir. "Führer" de, ancak gülmeyi idman etmemiş bir toplumun ona bahşettiği o ölümcül ciddiyet içinde hayat edebilmiş değil miydi?
(...) Başyücelik Devleti, bilindiği gibi, ilk defa Üstad Necib Fazıl‘ın Büyük Doğu İdeolocyası’nda ele aldığı, işlediği ve ölçülendirdiği bir mevzudur. İsmin, eski literatürdeki “Devlet-i Âliyye” (Yücelik Devleti, Yüce Devlet) ve “Devlet-i Ebedmüddet” (Sonsuz Devlet) kavramlarıyla akrabâ olduğu açık…Zaten İslâm devleti söz konusu olduğunda, onda “ulus-devlet”lerde olduğu gibi bir kavmin ismi öne çıkmaz; tüm ideolojik devletlerde olduğu gibi, dâvanın ve temel varoluş biçiminin isimlendirmesi ön plândadır…
BAŞYÜCELİK DEVLETİ “Yeni Dünya Düzeni” -V-, 1 Mayıs 2013, Çarpıcı Kitap·Kitabı okuyor