Yücenin karşısında özne kendisini doğaya üstün görür çünkü GÜZELİ KURTARMAK gerçekten yüce olan akıldaki sonsuzluk fikridir. Bu yücelik yanlış bir şekilde objeye, buradaki durumda doğaya yüklenir.
Sayfa 28·Kitabı okuyor
Genelde alçaklıkta aranıyor.
Yükselmeyi isteyen onu alçakgönüllülükte aramalıdır.
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hazreti Ali ile Hazreti Fatma'nın oğullan, yani Hazreti Muham­ med'in torunları Hazreti Hasan ile Hüseyin'in soyundan olanlara Arapça'da "yönetici ve öncü olmak, liderlik yapmak, hükmetmek, kad­ri yücelik" anlamındaki "siyadet" sözünden gelen "seyyid" veya "şeref­li ve soylu olmak" manasındaki "şeraf et"ten gelen "Şerif' unvanları verilmiş, seyyidleri ve şerifleri sayıp sevmek dini vecibe olmuştu. İslamiyet'in ilk asırlarında Hazreti Hasan'ın soyundan gelenle­ re Şerif, Hazreti Hüseyin'in soyundan olanlara da Seyyid denmekte iken, sonraki devirlerde her iki unvan Peygamber'in torunları için ayırım yapmadan kullanıldı ama "Mekke Şerifi" de denen Mekke emirleri her zaman sadece Şerif unvanını taşıdılar. Mekke'yi, onuncu yüzyılın ortalarından 1924'te Suudi idaresine girinceye kadar Beni Katade soyundan gelen emirler idare ettiler. 1517'de Mısır'ı fetheden Yavuz Sultan Selim'in kutsal topraklara da hakim olmasının ardından, Osmanlı döneminde Mekke emiri olarak üç aile, Zevi Zeyd, Zevi Berekat ve Zevi Avn aileleri öne çıktı.Devlet seyyid ve şeriflere saygı göstererek emir seçimine müdahalede bulun­ muyor, göreve şeriflerin adaylarını getiriyordu.
Sayfa 20 - Turkuaz kıtap 2026
Araştırma-İnceleme Tarih
Görünürdeki yücelik eksikliği
Trajik eserler, günümüzde trajik olanla, yani tam karmaşıklıkla, sıradanlıkla, belirsizlikle ve ahlak kurallarının boşluğu ve de bunların sonucu olan yapamamayla, kişinin kendi şefkatini yitirme korkusuyla yüzleştiriyorlar.
Sayfa 118·Kitabı okuyor
Aynı diyorlar Sevmek ve seni sevmek... Aynı diyorlar sevgilim Sevmek bir eylemken, seni sevmek bir devrim. Aynı diyorlar sevgilim Seni sevmenin ne denli bir yücelik olduğunu bilmiyorlar....
Bütün o güzel, yüksek şeylerin onuruna içerdim. Kadehime önce biraz gözyaşı akıtmak, sonra da onu bütün güzel, yüksek şeylerin onuruna kaldırmak için hiçbir fırsatı kaçırmazdım. Dünyada ne varsa hepsini güzellik, yücelik açısından görür; en pis, en iğrenç şeylerde bile güzel, yüce bir yan bulurdum. İstediği zaman gözyaşı dökebilen bir adam kesilirdim. Ressamın biri kalkıp Ghé ayarında bir tablo yaptı diyelim. Hemen böyle bir tablo yapmış olan ressamın onuruna içerdim, çünkü bütün güzel, yüksek şeyleri seven bir adamdım ben. "Canınız nasıl isterse" adında bir yapıt mı yazıldı, hemen "Canınız nasıl isterse" nin onuruna kadehimi kaldırırdım; dedim ya, güzellik, yücelik adına yapmayacağım şey yoktur...
Sayfa 24