İnsanların mayasında vardır bir gariplik; övmeye üşenir, yermekten haz duyarlar. Adam çekiştirmek o kadar tatlı bir şeydir ki... Hele bizim gibi sosyal eğlencelerin kıt olduğu bir memlekette bu, en zevkli meşgalenin yerini tutar.
Eğer onlara, "Sizin arzunuzca kadın nasıl olmalıdır?" diye soracak olursanız, alacağınız cevapların saçmalığından şaşırır kalırsınız. Çünkü batımızda bir Avrupa var ki din, âdet, ahlak, sanat, siyaset vesaire hiçbir şeyin bünyesinde örtülü bir sır bırakmak istemiyor. Doğumuzda öyle değişmez memleketler duruyor ki oralarda her şey karanlık muammalara gömülü. Kadının yüzü, nefesini tıkayan sık kıl peçelere örtülü. Biz bu ifratla tefritin orta yerindeyiz.
Yaşadıklarının bir düş olduğunu hissetti yalnızca; mutluluk ya da mutsuzluk, insanlar ya da yalnızlık, geçmiş ya da gelecek bir düştü. Arzuladığı hiçbir şey yoktu artık. Böyle bir anda suskunlaşmak - ölmek bu herhalde, diye acıyla düşündü.