Senin o kocaman kocaman gözlerin yok mu
Nasıl duruyor boşluğunda arzuların anlamıyorum
Nasıl nasıl bakıyor bana
Böyle merhametten uzak
Git diyorsun
Nereye gideyim
Ümitlerim ne olacak
Bunca şiirleri kim söyleyecek sana
Kim anlatacak dünyaya sığmayan güzelliğini
“Sana dürüst davranmak istiyorum” diyen birisi nasıl çürümüş ve sahtekârdır.Ey insan,sen ne yapıyorsun?Bunu söylemene gerek yok.Dürüstlük kendiliğinden anlaşılmalı.Yüzünde yazmalı,sesinde çınlamalı.Tıpkı sevgilinin,sevgilisinin bir bakışında her şeyi anlayabilmesi gibi dürüstlük baktığın an gözlerinden taşmalıdır.Kötü kokan bir insanın yanından geçerken fark edilmesi gibi hemen anlaşılmalıdır sade ve dürüst bir insan.Çalışılmış sadelik bir kılıçtır.Kurdun kuzuya dostluğundan daha çirkin bir şey yoktur.En çok bundan kaçın.İyi,nazik ve samimi birisi,bu nitelikleri gözünde barındırır ve dikkatten kaçmaz.
Masa örtülerinden elbiseler yaptın sen kendine.Elbiselerden çantalar diktin.Bir şeyleri başka şeylere dönüştürmeyi hep bildin.Hiçbir zaman hiçbir şeye bağlanmadın.Kaybedince kahrolacağım hiçbir şey benim olmasın,derdin…
Hemşireler kesinlikle kalbin dilini konuşurlar.Hastaları kalbi kırık olarak ele alır ve onlara buna uygun şekilde yaklaşırlar.Birçok hemşire bunu görmüştür.Ve en iyi hemşirelik kafadan değil,kalpten gelendir.