Yaren

M. KEMAL
10/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2019 1. kitabı
Bu kitapta beni en çok etkileyen şey "Atatürk'ü değil, adında da olduğu gibi "Mustafa Kemal"i okumuş olmamdı. Bence Yılmaz Özdil yazımı ile günümüz kitaplarının nasıl olması gerektiğini herkese gösteriyor. Edebiyatı tamamı ile halka indirmiş, genelde kitap okumayan bir insan bile her cümleyi anlayarak okuyabilir. İftiralara kulak tıkayıp Özdil'i araştırırsanız eğer kitabın koleksiyon basımı hakkındaki görüşünüz de olumluya dönecektir. M. Kemal, gündelik yaşamdaki Mustafa'yı bize anlattığından kitabı okurken sanki Atatürk'ün yaşamını izliyormuş gibi oluyorsunuz. Tabii bu 10 Kasım 1938 için de geçerli. Kitabı okuduktan sonra bir kez daha Türk oluşumla gurur duydum. Bu kitabı Atatürk'ün gerçeklerini öğrenmek isteyen her vatandaş okumalı.
Siyaset
Mustafa KemalYılmaz Özdil · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201815,7bin okunma
Reklam
10/10
·568 syf.··
Beğendi
·
2018 5. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2018 04:08
Gazap Üzümleri, Notre Dome'ın Kamburu'ndan sonra okuduğum ilk roman. Bu kitabı ilk okuduğumda 12 yaşımdaydım, ikinci olarak okuduğumda 14, şimdi ise 16. Her defasında daha da anlayarak okudum bu kitabı ve her defasında daha da içime işledi. Bazı diğer kitaplarında da olduğu gibi işçilerin ve emeğin ezilişini, bastırılışını, kullanılışını işlemiş Steinbeck. Emekçilerin karın tokluğuna çalıştığı gerçeğini bir yana koyun, sözde devletin kârı için el koyulan tarlalar, topraklar ve onların sahiplerinin mağdur hâllerini de yakından inceliyorsunuz kitabı okurken. Aile olarak topraklarından olduktan sonra açgözlü işverenlerin oldukça klişe olsa da kendilerinin yabancı olduğu "işçi ilanı" tuzağına düşüyor, ana karakterlerimiz ve göç ediyorlar. Tabii önemli olan işverenlerin tarlasını sürecek sayıda işçi bulması olduğundan dolayı 500 kişilik açık olan bir işyerinde işçi ilanı olarak 2000 kişi deniliyor. Durum böyle olunca herkes "Nasıl olsa daha 2000 kişi gitmemiştir." diyerek yola çıkıyor. Doğal olarak her zaman olduğu gibi yine mağdur olan taraf halk. Üstelik bu döngünün böyle acımasızca devam etmesi için görevlendirilmiş polisler de var bu ülkede. En önemlisi ne var biliyor musunuz; karnı aç ufacık çocuklar, son günlerini yaşayan hastalıklı insanlar ve yüreği umut, omzu sorumluluk dolu anne-babalar var. Fakat onlar her zaman gözardı edilecekler. Çünkü onlar yüce devletimize bir işveren kadar kazandıramazlar. İşte bu yüzden onlar her zaman açlıktan ölmeyi hakederler.
Edebiyat
Gazap ÜzümleriJohn Steinbeck · Oda Yayınları · 199445,6bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2018 2. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2018 02:02
Günümüzde artık iyice yapaylaymış, duygudan çok oyuncak olmuş sevgi bu kitapta en tutkulu haliyle ilmek ilmek işlenmiş. Üstelik yazar, duyguları, düşünceleri, mekanları, insanları öyle bir tasvir etmiş, öyle güçlü ifade etmiş ki kitap okumaktan çok film izliyormuşsunuz gibi.
Edebiyat
SergüzeştSamipaşazade Sezai · Bilge Kültür Sanat · 201656,4bin okunma
10/10
·500 syf.··
Beğendi
·
2017 15. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Temmuz 2017 01:07
“Herkesin bir mucizesi vardır, benimki de o!” girişiyle daha ilk cümleden merak ve heyecan uyandıran bu kitap, hiç de çoğu insanın sandığı gibi sulu bir platonik aşk hikayesinden ibaret değil. Bu kitap genel olarak ‘aşkın binlerce çeşidi’ni konu alıyor. Tuna, kalbini tamamen Ada’ya adamış, onun kendi yapamadığı her şeyi yapışına, çocuk aklıyla dahi olsa kendi kararlarını kendi verişine, kaşına, gözüne, gülüşüne... her şeyine hayran bir çocuk. Tuna’nın aşkı öyle bir aşk ki 500 sayfalık bir kitaba konu olmuş, bu yetmezmiş gibi kitaba sığmamış bile! Ada, her zaman alkışlanmayı seven bir kız olmuş hayatı boyunca. Tanıştığı çoğu kişi üzerinde otorite kurabilmiş, ona karşı gelenler çok nadirdi. Çocuk yaşlarında ise, Aras ile tanıştığı yaşlarda, üzerinde güce sahip olmayı asla tamamen başaramadığı tek bir insan vardı, Aras. O, ondaki bu ele geçirilemezliliğe, sessizliğiyle daha da bir cazibeli hala getirdiği kibirliliğe ve bütün o asi, başına buyruk karakterin sığındığı mükemmel bedene aşık olmuştu. Peki ya Tuna? Ada, Tuna’yı her zaman kalbinin en güzel ve en geniş köşesinde sakladı. Onunla imkansız aşkı tattı. Onu, onunla evlenemeyecek, ona dokunamayacak kadar çok sevdi. Aras bile ona olan aşkına engel olamadı. Çünkü Ada, Tuna’yı işte bu kadar güzel sevdi. Aras... kimine göre Ada’nın elde edilemeyişini, kimine göre onun gibi bir kızın sevgilisi olabilmeyi sevdi. Aras, Ada’dan başka kimseye göre Ada’yı sevdi.
Edebiyat
Kumral Ada Mavi TunaBuket Uzuner · Everest Yayınları · 202113,1bin okunma
9/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2017 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2017 03:40
Zweig bu eserinde önemli bir toplumsal sorunu ele almış. İnsanların herhangi bir özrü bulunanlara karşı acıma duygusu yüklü davranışları, onları alaya alışları ve hor görmeleri bence biraz dikkat edilmesi gereken konulardan birisi. Bu kitapta, bacaklarından özrü bulunan Edith’in kendisine umut veren tek parıltıya tutunuşu ve onu sahiplenişi ardından da ona aşık oluşu ele alınmış. Yüzeysel olarak baktığımızda özürlü bir insanın birisini sevmesi ve o kişi tarafından sevilmek istemesi oldukça doğal. Fakat kitapta bunu doğal bulmayan insanlar incelenmiş. En göze çarpan örneği de Edith’in tutulduğu subay, Hofmiller. Bu insan, Edith gibi sakat birisi tarafından sevilmekten, onunla zorla nişanlanmaktan, ona dokunmak değil onunla konuşmaktan dahi utanır hale gelmiş, sonlara doğru merhametini dahi yitirmiş! Kitapta bu konu gerçekten büyük bir ustalıkla işlenmiş. Umuyorum ki özrü bulunan insanlar hakkında yanlış düşüncelere sahip olanlar bu ya da buna benzer bir kitabı okur ve aydınlanır. Çünkü günümüzde en çok ihtiyaç duyduğumuz şeylerden birisi de herkesin insan olduğu gerçeğini kabullenmek.
Edebiyat
Sabırsız YürekStefan Zweig · Can Yayınları · 20167,5bin okunma
Reklam