Yasemin Yılmaz

dibi görünmeyen kuyulara atılan taş nasıl çıkardığı sesle onların derinliğini gösterirse başkalarının elemi de bizim yüreklerimize düştüğü zaman çıkardığı sesle bize kendimizi, insanlığımızın derecesini öğretir.
Sayfa 14·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
acımak... ben insan ruhlarındaki derinliğin ancak onunla ölçülebileceğine kaniyim.
Sayfa 14·Kitabı okudu
Aksın içimde siyah bir nehir gibi dolanan keder. Unuttuğum, unutmaya çalıştığım ne varsa bende durmasın. İçimde öyle çok ki her gidenden biriktirdiğim melekler Zaman insafsızlık etmese, kederin oyduğu tarafımı sana getirsem, kalem beni tutmasa, anlatsam sana siyah, simsiyah bir engerektir zaman ve kış neler eder insana, nasıl yarım bırakır, ayırır parçalara sense kışı yaşamadın daha Reddettim bütün kesinlikleri, kalbim bu hayale bir daha inansın diye siyah... değişmiyor siyah hala bir nehir içimde ve kalbim anlamıyor adalet yok, niye? Yıktığım, atladığım, söndürdüğüm bir yangın yerindeyim. İçimde sadece, dediğim gibi her gidenden biriktirdiğim melekler Kalbimin üstünde bir daha hançer.
Şiir
Uzun uzun susuyoruz sözün kıyılarında. Hangi kapıyı aralasak bir uzaklık esiyor. Hiçbir düşünceyi sonuna dek götüremiyoruz.
Şiir
ne yazık. dünyada sadece tek bir varlığı sevmek, onu bütün kalbiyle sevmek... sizi tanımadığını fark etmek. sadece onun tesellisine ihtiyaç duymak ve bunu yapması gerektiğinden habersiz olan tek kişi olduğunu anlamak.
Sayfa 67·Kitabı okudu