Bir kalbiniz vardır onu tanıyınız..(A.C.Z)
İnsanız biz, etten ve kemikteniz. Duygularımız var bizim hala. Katılaşan onca şeye rağmen katılaşmayan bir kalbimiz..
Alıntı
günler ihanete, saatler hüzne ayarlı her akşam sofrasında yağmalanır türkümüz yenilmeyiz ve boğulmaz içimizde kıyılar acıya ve sızıya akar ömrümüz ne desem baharsa bahardır yurdumda yurtsuz yurdumda y u r t s u z ! /başlanabilir bu yurtsuz şiirlerle soykırımlarla anılan bir tarihe .../
Sayfa 51·Kitabı okudu
Şiir
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
♡☆ B İ İ Z N İ L L A H ☆♡
"Siz de bilirsiniz ya. Yüzlerce çıkmaz sokağa girip çıkarsınız bir süre. Ama sonra gün gelir bir dolu kapı açılır önünüzde."
Sayfa 609·Kitabı okuyor
Roman
Zencinin orijinali zangî Farsçadır. Esasen “paslı” demektir, çünkü zang pastır. Arapçada ince /g/ sesi 8. yüzyıldan sonra /c/ye dönüşmüş olduğundan, Arapçası zancî olur. Farsça’da da muarreb, yani Arapça telaffuza uydurulmuş biçim olan zancî kullanılır. Türkçede ilk kez 11.yüzyılda yazılı örneğine rastlanır. Orta Asya’da haliyle zenci yoktu. Dolayısıyla Türkler için yeni bir nosyondu, genişleyen kültür ufuklarıyla beraber, adı da Arapça-Farsçadan aldılar. Zancîbar Farsça "zenci gelen yer" demek. Afrika’nın doğu kıyısında bir ada üzerindeki kentin adı. Şimdiki adı Zanzibar. Oman’lı Arap girişimciler tarafından, Afrika'dan getirilip Ortadoğu'ya sevkedilen zenci köleler için bir tür depo ve pazarlama merkezi olarak 1700 yılı dolaylarında kurulmuş. Trade center gibi bir şey diyebiliriz. Farsça zang’in diğer biçimi jang, o da pas demek. Eski Farsça /j/ modern Farsçada bazen /j/ bazen /z/ olmuş, bazen bu örnekteki gibi her iki biçim korunmuş. Lehçe farkı olmalı. Ermenice jang (pas, Batı lehçesinde jank) Farsçadan gelen bir kelime.
...bismillah...
Kim iffetli olmak isterse ,Allah onu iffetli kılar. kim insanlardan istemekten vazgeçerse, Allah onu zengin kılar. Kim Allah'tan sabırda muvaffak kılmasını isterse ,Allah da ona sabrı kolay kılar. hiç kimseye sabırdan daha hayırlı ve daha geniş bir nimet verilmemiştir. Buhari /1469
Sayfa 105·Kitabı okuyor
9972. Abdullah (b. Mes'üd) der ki: Ebu Cehil sürüklenerek getirilip pis bir kuyuya atılırken Resolullah "Ebu Talib hayatta olsaydı kılıçlarımızın Kureyş'in ileri gelenlerini biçtiğini öğrenir ya da bilirdi" buyurdu. rivayet etmiş ve şu şiiri ilave etmiştir: Ebu Talib şöyle demişti. Allah'ın Beyt'ine (Kâbe'ye) yemin olsun ki, yalan söylüyorsunuz, (bu iş) düşündüğüm gibi olursa kılıçlarımız Kureyş ileri gelenlerini biçecektir Bir kavim zırhları içerisinde, yüklenmiş su dolu kırbaların sesi gibi ses çıkararak şahlanıp size saldıracaktır.¹ 10.cilt
Ocak yayıncılık.2.baskı.İstanbul.Haziran 2015·Kitabı okudu
Alıntı