Bir şairi bekleyen en büyük tehlikelerden biridir naiflik ve bu naiflikle övünme konumu.
Ş a i r , k e n d i e ğ i t i m i n d e n n a i f l i k m a d d e s i n i ç ı k a r t m a k z o r u n d a d ı r .
S e n z o r (üzünü polis mәmuruna vә fәrraşlara tutub). Xub, biz getmәli olduq. (Üç qardaşa)
hәzәrat, bәndә bir saat bundan әqdәm sizin üçünüzün dә barәsindә bir özgә xәyalda idim.
Amma kitablarınızı görәndәn sonra, dәxi indi fikrimi bilmәrrә dәyişdim. İndi nә fikirdәyәm, o
da qalsın mәnim öz yanımda; lakin özümә fәrz bilirәm hökumәtә әrzi-hal edib sizi ümәnayi-
dövlәt yanında әn sәlamәt vә zәrәrsiz bәndәlәr cümlәsindә hesab edәm. Mәni әfv buyurasınız
vә sәlamәt qalasınız.
Di gelên bindest peyayên gewre zû zû ranabin,
Kesên xwe nenas bi azadîyê nizanin şabin.
Bindestî kirêt e, rûmetê dişo ji rûyê merov,
Kesî nedîye tiştek hişîn be tucaran bê tov.
s e v i y o r s u n b e n i , anladım:
güneş tutulması gibi gülümsemen çünkü;
ö z l ü y o r s u n b e n i , anladım:
öpmesen, hemen baban ölecek çünkü;
g i z l i y o r s u n b e n i , anladım:
ne vakit seni düşünsem,
yeryüzü evinden kaçıyor çünkü..
9953. Hz. Ali anlatıyor: Hicret edip Medine'ye geldiğimiz zaman, oranın meyvelerinden alıp yemeye başlayınca -alışkın olmadığımız için- içimizi bulandırdı ve bitkin düştük. O sırada Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem), Bedir hakkında haber topluyordu. Müşriklerin yola çıktığı haberi bize ulaşınca Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) -kuyularından birinin adı olan- Bedir'e doğru hareket etti. Biz oraya müşriklerden önce vardık. Orada birisi Kureyşli, diğeri Ukbe b. Ebî Muayť'ın kölesi olan iki kişi bulduk. Kureyşli olan kaçıp kurtuldu. Ukbe'nin kölesini yakalayıp ona: "Gelen ordu kaç kişi?" diye sorguladık. O: "Vallahi onların sayıları çok, güçleri pek çetin" dedi. O böyle söyleyince Müslümanlar onu dövmeye başladı. Bu şekilde onu Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) yanına getirdik. Ona: "Topluluk kaç kişiler?" diye sordu. O da: "Vallahi onların sayıları çok, güçleri pek fazla" karşılığını verdi. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) onların sayısını öğrenebilmek için uğraştıysa da bu herif söylememekte direndi. Sonra Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) ona: "Onlar günde kaç deve kesiyorlar?" diye sordu. "On deve" deyince Allah'ın Resûlü (sallallahu aleyhi vesellem): "Öyleyse onlar bin kişi, zira her deve yüz kişiye yeter" buyurdu. Sonra gece olunca, üzerimize hafif bir yağmur çisentisi yağdı. Biz ağaçların altına ve kalkanların altına girip korunduk. O gece Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) Rabbine dua ederek: "Ya Rabbi! Eğer şu inanan topluluğu bu gün burada helak edersen -sana ibadet eden kalmayacağı için- artık tapınılmayacaksın" diyordu. Sabah olunca Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Haydin namaza!" diye nida etti. İnsanlar ağaçların ve kalkanların altından çıkıp geldiler. Allah'ın Resûlü (sallallahu aleyhi vesellem) bize sabah
Sayfa 158 - Ocak yayıncılık.2.baskı.İstanbul.Haziran 2015·Kitabı okudu