Hep ama hep seveceğim sizi...
10/10
·688 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 13:44
Bitirmek istemedim ki...Bittiniz ya...Son bölüm sadece ağladım... Her şeye... Kitabın neyinden bahsedeyim ki...Çok güzeldiniz çok. Hem de var ya hepiniz... Çok duygusalım, asla yazamayacağım. Kitap hakkında asla spoiler veremem, çünkü bu seriyi kendiniz keşfedin ki, benim gibi nefessiz okuyup bitirmemek için okuyamama hissini yaşayın. Her duyguyu yaşayacaksınız. Muazzam ötesi karakter gelişimleri göreceksiniz. Her karaktere A'sından Z'e kadar aşık olacaksınız. 5.kitapta her kesi dolu-dolu okuyabildik, en güzeli buydu. Wielki'ni bu kadar geniş okumak bir garipti, Jancağızım zaten olay, Ares de... Aralın ilk defa baba demesi, Kadirle Aralın huysuz damat-kayınbaba, baba-oğul ilişkisi, Ender hanımın ponçikliyi... Konuşamıyorum ya...Bu incelemeni kitabı hazm edip yazmak istedim, ama yine de bu seriye, bu karakterlere o kadar bağlanmışım ki, hala ağzım kulaklarımda, inceleme yazarken asla objektiv olamıyorum. Kitabın kurgusu öyle ki, asla anlatmam! Kitapta o kadar ters köşe vardı ki, heyecandan nasıl okuyordumsa artık, bir de bölümlerin bittiğini görüyordum. O kadar çok olay oluyor ki, not alarak ya da dikkatli okumanızı tavsiye ederim. Bu serini sadece 1.kitabın arkasındaki kısa bir kaç cümleyle başlamanızı o kadar istiyorum ki. Asla ve asla spoiler duymadan başlayıp bağımlısı olmanızı arzuluyorum size. Kısa inceleme olsa da, bu kadar heyecanlı olacağımı düşünmediğimden bu kitapta da böyle olsun. Bu kitabın, bu serinin de benim için özelliyi bu olsun. Bu seri benim için tamamen 10/10. Şu zamana kadar yegane seri ki, tüm kitaplarına 10/10 vermişim, sevgimi siz düşünün yani... Teşekkür ederim, Filiz Puluç.
Bazı İnsanlar Böyle Yaşar 5Filiz Puluç · İndigo Kitap · 2025266 okunma
8/10
·400 syf.··
2026 42. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 10:03
orhan kemal’in ağlayarak yazdığı “el kızı” romanı. kitabı okurken gerek güldüm, gerek sinirlerdim, gerekse gözlerim doldu ağlamaklı oldum. ilk defa orhan kemal okuyorum biraz tereddütüm yok değildi fakat oldukça akıcıydı. ilk gün 20 sayfa okuyup romanın içine giremeyeceğimden korkmuştum, ikinci gün bir oturuşta 334 sayfa okudum ve bugün bitirdim. kitap genel olarak iyiydi, elimden bırakamadım. kötü kaynana, saf gelin, annesini durduramayan erkek, iki çıkarcı komşu, bar kızı ve arkadaşı temaları iyi bir örüntüde işleniyor. nazan’ın hikayesi gerçekten etkileyiciydi, bol bol psikolojik betimlemeye gerek yoktu, mazhardan sonra yaptıkları onun o anki ruh durumunu çözmemiz için gayet yeterliydi. kötü kaynananın (hacer hanım) nazan’ı atmak için elinden geleni yapıp amacına erdiğinde dünyasının başına yıkılması klasik bir klişe aslında ama hacer hanım’ın geçmişini okuyup kendi kendine geçmişi düşünüp konuşması kısımları falan ayrı bir olaydı. kötü kaynana olacağı bariz belliymiş küçüklükten beri ama hacer hanımın cv de öh yani. dönemin sosyolojisini en iyi romanlardan öğreniriz ya, dönemin erkolarının bir kısmının da yaşlısı genci demeden z*nayı ve s*ldırıyı nasıl normalleştirdikleri de görmüş oluyoruz. nazan’a zorla yapılanlardan sonra suçlu yine nazan oluyor. kitapta okurken kişisel olarak rahatsız olduğum şeyler şu kiii batılıyız diye ya da batılılaşma sürecini göstermek için sürekli kaza kader inancına, söylenmesi şirk olan sözcüklere, Allah’a, çarşaf ve peçeye iğneleme vardı. tamam, en batılı ve modern sizsiniiiiz, tamam siz size hayır duası edilmesini de istemiyorsunuuuz, tamam çarşaf peçe de takmayacaksınız mont ve kabanlar daha güzel tamam. karakterlerin bazılarının bu ağızdan konuşması bir süre sonra bir müslüman olarak beni rahatsız etti. sorun zaten Nazan’ın
1000Kitap
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,3bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bataklıktan Çıkanlar ve Bataklığa İtilenler
10/10
·136 syf.··
2026 5. kitabı
Gerçekten güzel bir kitap aslında. İlk elime aldığımda kitapta Petrov'un kendi çıkarımları var sanıyordum ilk bakışta; halbuki bildiğimiz kısa hikayeler ile Fin halkının nasıl bataklıktan dünyanın en mutlu insanları arasına giren ilk sıralamalardaki ülkelerden birisi olduğu anlaşılıyor. Aslında Fin halkının; nasıl açlık, sefalet, iç bürokraside dönen entrikalar, siyasi savaşlar, halkın yoksul ve cahil kalması ve bunun ile dalga geçen üst sınıf insanlar ve alt sınıfların üst mertebedeki yetkililere karşı olan öfkesi ile başlıyor desek yanılmayız. Ve aynı zamanda nasıl yükseldikleri ve bunun ilk bilindik öncülerinden olan Snellman'dan söz etmemiz daha doğru olur. Çünkü gerçekten fikirleri ve topluma karşı olağanüstü bir ilgisi ile şimdiki siyaset yapan sözde politikacılara ve sözde felsefecilere bin basar diyebilirim. Yani insan imreniyor, "Böyle adamlar da keşke bizim ülkede doğsa," diyoruz ama şimdi doğsalar bile bu insanların yaşama olan inancı ve sistemin bu gibi insanlara nasıl muamele ettiğini hepimiz ya da birçok insanımız biliyordur. Aslında yapabilirsem eğer, kitaptan alıntılar da paylaşacağım. Çünkü ilk başta yalan olmasın, benim düşüncelerimin çoğundan fazlasını toplumuna uygulamış ve başarmış birisi ve ben de gerçekten seneler boyunca Türkiye'nin "Keşke böyle olsa," dediğim halini düşünmüş ve uygulamaya geçirmiş birisi. Ve bunu sadece laf kalabalığı olarak algılamayın; her ne kadar ülkemden utansam ve sinirli olsam da iyiliğini düşünüyorum. Ama ben kitapta okurken fark ettim, Slav bir yazardan bahsediyor; eğer o sayfaya gelirseniz dediklerimi az buçuk anlarsınız. Çünkü genelde ben Türkiye'yi baştan inşa etmek istiyordum ve çoğunlukla girdiğim teknoloji yarışmalarında derece yapamadım ve gerçekten de üzüldüm. Çünkü ben halka hitap eden bir sürü proje
Duygu ve Düşünce
Beyaz Zambaklar ÜlkesindeGrigory Petrov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025124,7bin okunma
Elif Şafak - Aşk
Puan vermedi·420 syf.··
2026 12. kitabı
Eser farklı farklı anlatıcıların ağzından anlatılır. Daha önceden Elif Şafak'ın İngilizceden Türkçeye çevirmesi, intihal yapması vs.den dolayı kendisi ve eserlerine mesafeliydim ancak eser bence başarılı hatta eserin sonu beni enteresan bir şekilde duygulandırdı (mistik, sufi işleri sevmem). Ella Rubinstein sıradan tekdüze bir hayat yaşamaktadır. Hayatındaki her detayı evliliğine göre ayarlamaktadır. Kocası David tanınmış ve iyi kazanan bir diş hekimidir. Uzun bir evlilik olduğu için Ella'ya göre de önemli olan aşk değil sevgi saygı olmuştur. Jeanette isimli üniversite öğrencisi kızı, Avi ve Orly isimli iki küçük çocuğu ve yaşlı bir golden köpekleri vardır. Northampton'da büyük ve lüks bir evleri vardır. Durumları oldukça iyidir. Ella utangaç ve munis bir kadındır. Evliliklerinin yirminci yılında kocasına boşanma davası açmış ve başka bir kıtadaki bir erkeğe aşık olmuştur. Ella İngiliz Dili ve edebiyatı mezunudur ancak hep ev hanımlığı yapmıştır. Çocukları yeteri kadar büyüttükten sonra yayınevinde editör asistanı olarak iş bulur. İşi kocası bulmuştur, bunu karısını aldattıktan sonra yapmıştır. Kızı Jeanette, Scott isimli sevgilisiyle evlenmeye karar verir ancak aile bunu güzel karşılamaz. Annesi sadece sekiz aylık ilişkinin üzerine gelen bu kararı hamile kaldığından sanır. Aile Yahudi'dir ve kız damat Yahudi değil diye istemediklerini bile düşünür ancak tabi ki onların derdi kızlarının doğru seçim yaptığından emin olmaktır. Ella ona aşkın bitebilen bir şey olduğunu, asıl kendine iyi koca, çocuklarına iyi baba olabilecek bir erkeği seçmesi gerektiğini anlatırken kızı kendisinin onun gibi pasif ve umutsuz olmayacağını söyleyerek annesinin kalbini kırar. İşinde basılmadan önce incelenmek üzere aldığı ilk eser Mevlana ve Şems üzerinedir. Kitabın adı "Aşk Şeriatı"dır.
AşkElif Şafak · Doğan Kitap · 200976,6bin okunma
9/10
9/10
·400 syf.··
2026 75. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2026 17:50
Büşra Önce Sen Beni Öldürdün John Marrs ...bir katil, bir cinayet zanlısı ve bir șantajcı.Herkes artık yerini biliyordu.... Bu yazar ne yazarsa yazsın okurum arkadaş ben! Fantastik de yazsa, gerilim de yazsa, hakkını veriyor. Merak unsurunu asla elden bırakmıyor. Yine bayıla bayıla okuduğum bir kitaptı. Üç farklı kadın. Üç farklı hayat. Üç farklı sır. Ve devam eden seri cinayetler... Yazarın en sevdiğim huyu sanırım, herkesten şüphe ettirip en sonunda olması en mantıklı kişiyi suçlu çıkarması. Tahmin etmiş bile olsanız o kadar güzel kafanızı karıştırıyor ki 'bunun çıkması en doğru olandı' diyerek zaten içinize hemen siniyor. Margot karakteri oldukça yordu beni ve sinir krizine soktu. Bu kadar kendini düşünmesi, bencil olması, narsist olması, iki kez cinayet de parmağı olmasına rağmen asla yaptığının yanlış olduğunu düşünmemesi.. Liv onu renci de ettikçe ben keyif aldım resmen. Liv'e ise tam anlamıyla bayıldım. Tamam, onun da zamanında yaptığı yanlışlar varmış fakat en azından dinsizin hakkından imansız gelir lafını dolu dolu yaşattı bize. Margot'un kibri ve kötü kalpliliği karşısında Anna'yı kardeşi gibi korudu. Anna ise biraz pasif bir karakterdi. Geçmişin de yaşadıklarını okurken baya kalbim kırıldı, sonrasında yaptıkları veya yapamadıkları her şey için susmam gerekiyor çünkü nereden bakarsam oradan haklı çıkıyor. Şenlik ateşi bölümüne gelene kadar X kişisinin ölmesini deli gibi istiyordum, yaptığı onca şeyden sonra ölmeyi kesinlikle hak ediyordu fakat kurtulunca yaşadığım hayal kırıklığını anlatamam. Gerçi kurtulmuş olması en iyisi idi çünkü hikaye bambaşka yere evrildi resmen. Y kişisi için resmen' eleman psikopat çıktı Rıza Baba' repliğini yaşadım. Bu kadar acımasızlık, psikopatlık biraz fazla değil miydi sence de canım? 9.5 vermemin sebebi sonunun biraz
1000Kitap
Önce Sen Beni ÖldürdünJohn Marrs · Ephesus Yayınları · 202640 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2026 8. kitabı
NAMAZ Psikolojisi 1. ALLAH’ın isteğini ve rızasını düşünerek yapılan bütün davranışlar birer ibadettir. 2. Dinde ibadet olarak belirlenen bazı özel davranışlar vardır ki bunlar, insanın ALLAH’la olan ilişkilerini canlı tutmak için belli aralıklarla tekrarlanırlar, işte namaz, her gün tekrar edilen, belli hareketleri ve dualar içine alan bir ibadettir. 3. Namaz İslam dininde ilk emredilen ibadettir. 4. Namaz aynı zamanda, yaratılanın YARATANA karşı duyduğu saygı, sevgi, minnettarlık ve bağlılığın, şükür duygusunun bir ifadesidir. 5. Namaz önce ki peygamberlere de farz kılığı Kuran-i Kerimin değişik ayetlerinde ifade edilmektedir. ( H.z. İbrahim Kur’ani Kerimde geçen duası ; ‘’Rabbim! Beni ve Soyumu namaz kılanlardan eyle!’’ amin…) Ancak önceki peygamberlerden sonra o din mensuplarının namazı koruyamadıkları. Ondan uzaklaştıkları anlaşılmaktadır. 6. Taha Süresi 132 ayette ALLAH C.C. şöyle buyurmuştur. ‘’ Ailene namazı emret! Sen de sabırla ona devam et… ‘’ buyuruyor. 7. Cehenneme girenlere neden cehennem girdikleri sorulduğunda? Biz namaz kılanlardan değildik! Buradan namazın ne kadar önemli olduğu anlaşılmaktadır. 8. Genelde ibadetler, dini inancın koruyucularıdır. 9. Yetişkinlerin, anne babanın namaz kılmasının, çocukların namaz kılmayı arzu etmeleri, namaz kılmak istemeleri açısından da önemi büyüktür. Çünkü çocuk çevresini tanımaya başladığı anadan itibaren çevresinde ki büyüklerin, özellikle anne babasının söz ve davranışlarını taklit edip örnek almaya başlar. Bu nedenle namaz kılan bir anne babanın çocukları da namaz kılmaya özenir. Namazın Psikolojik Süreçleri 10. ‘’Vay haline şu namaz kılanların! Ki onlar şuurunda değildir namazlarının. Gösteriş yaparlar onlar, Hayra engel olurlar.’’ Ma’un 4-7 ayetler. 11. Namazda neyi okuduğunun bilincinde olunmalıdır. Çünkü
Din
Namaz PsikolojisiHüseyin Peker · Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları · 2020122 okunma