Dönüyorduk göksel çardağın altında,
son kez çevirerek bakışımızı
imgelerine açık deniz varlıklarının,
Titreşiyordu “Ben”,
beden ve bellek
tutsak tozanlarınca bu ürkünç yalın boyutta.
Sınır yine sınır, arttırarak kendini,
Çünkü su ve yine bir oyun sanki ışık
yüzünü yok olmaya geri çektiği
saatlerin yansıları boyunca.
Bakıyorduk;
Güzeldi; bakışımızda...
Ah! Ya benim ele geçirilemez çoşkularım,
varolamamış henüz
biçimleyemediğim.
Neredesiniz siz ey bilinçsizliğin bilinçlere
varılamaz yengisinden sonra
ulaşılır esriklik alanları?
Dışımızdaki değerlerin koyduğu amaçlara ulaşmak için çabalıyoruz ama bu arada içimizdeki değerleri unutuyoruz; hayatımızdaki kopukluk buradan gelmekte.