Kader söyledikleriniz ile muvekkeldir. O yüzden söylediginiz kelimeleri güzel seçin ve dikkat edin.Agzinizdan çıkan her söz havaya karışıp yok olmaz bir gün önümüze servis edilmek üzere toprağa ekilir.
Ey kardeşim! Rabbimiz hakkında besleyeceğimiz en güzel zan, kaybettiklerimizden daha hayırlısını bize vereceğine inanmaktır. Dünya, tüm mübahları tatmak için hırsla çalışmamıza değecek bir yer değil ki. Rasulullah sallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor: "Sizden birisinin cennette elde edeceği yay veya kırbaç kabzası kadar yer, dünyadan ve içindekilerden daha hayırlıdır."
Sahâbeden biri evine girdiğinde hanımı ona o gün (çarşı-pazarda ne olup bittiğini değil) şu iki suâli sorardı:
1. Bugün Kur'an dan kaç ayet nâzil oldu?
2. Allah Rasûlü'nün hadislerinden ne kadar ezberledin?
Sahâbî evinden çıkacağı zaman da hanımı ona:
"Allah'tan kork;haram kazanma! Zîrabiz dünyada açlığa sabrederiz, fakat kıyâmet gününde Cehennem azâbına sabredemeyiz." diye nasihatta bulunurdu.
Bir kimse din kardeşine gizli gizli öğüt verirse; tesirli nasihatta bulunmuş ve iyi huylarla süslenmiş olur. Açıktan halk arasında öğüt verilmeye kalkılırsa tesirsiz olur. Bir bakıma ayıplamış, dolayısiyle utandırmış olur.
Cahiliye der ki: "Çokça gülmek/kahkaha atmak çok yararlıdır. Bilimsel araştırmalar, çok gülmenin ömrü uzattığını, kalp krizi riskini azalttığını ispat etmiştir."
Hakikat şu ki; bu bilimsel olduğu iddia edilen araştırmalar, birer zan ve tahminden ibarettir. Doğruluğu ispat edilmemiş, iddia düzeyinde birer faraziyedir. Nice bilimsel olduğu iddia edilen "kesin" yargılar, üzerinden birkaç yıl geçmeden "kesin" bir dille yalanlanmıştır.
Şu kadarını söyleme hakkımız da olmalıdır: Bilim, bilimin sahibi olan Allah'tan ve O'nun Resûl'ünden daha iyi bilecek değil ya!