Saat 04.32... yine sabahı ettim, gözlerimde uykusuzluğun acısıyla. Şehre yağmur taneleri düşüyor, yaprakların üzerinde çıtırtılar, çatıda tıkırtılar bırakıyor kulağıma. Hasretim bir yağmur olup iniyor şehrin tepesine. Yalnızlığımı avutmak için sarıyor içinde durduğum evi. Sen şimdi uzaktasın, kim bilir senin şehrine de düşüyor o damlalardan. Ben buradayım sen orada, tepemizde gökyüzü. Aynı göğün altında ıslanıyoruz, belki de aynı yağmuru taşıyan aynı bulutun damlası birazdan benim camıma vuracak kim bilir... Bir damla da buluşacağız..