Vatan Sevgisi ve Cihad
Bismillahirrahmanirrahim. Ey bu vatanın aziz evlatları, yarının büyük ve bağımsız Türkiye’sinin sarsılmaz iradesi olan kardeşlerim! Bugün burada huzurlarınızda sadece bir konuşma yapmak için bulunmuyorum. Bugün; dertleşmeye, dertlenmeye ve içimizdeki o uyuyan devin uyanışına şahitlik etmeye geldim! Kardeşlerim; bugün dünyanın dört bir yanında, mazlumların feryatları arşı titretiyor. Doğu Türkistan’dan Filistin’e kadar her yerde insanlık onuru ayaklar altına alınıyor. Biliniz ki bu, sadece uzak diyarların davası değildir. Bu; içinde zerre miktar vicdan taşıyan, insanlıktan nasibini almış her ferdin şahsi davasıdır! Zulme sessiz kalmak, o zulme ortak olmaktır. Bizim safımız bellidir: Biz adaletin, biz mazlumun yanındayız! Lakin iyi dinleyin! Sadece slogan atmakla, sadece “kahrolsun” diye haykırmakla zalimin çarkı bozulmaz. Gerçek cihad; elimizle, dilimizle ve tüm benliğimizle o zulmü finanse eden kaynakları kurutmaktır! Boykot dediğimiz şey, bir lütuf değil, bir mecburiyettir. Bizim cebimizden çıkan her kuruşun, mazluma sıkılan bir kurşun olmasına izin mi vereceğiz? Kendi paramızla kendi kardeşlerimizin katline ortak mı olacağız? Kardeşlerim! Bir milletin gerçek bağımsızlığı, çarşıda, pazarda, mutfakta ve sanayide başlar. Eğer bizler bugün boykot ettiğimiz o ürünlerin daha iyisini, daha kalitelisini bu topraklarda üretmezsek; başkasının eline, başkasının merhametine bakmaya mahkum kalırız. Tam bağımsızlık; elin ürettiğine hayranlık duymak değil, kendi alın terini baş tacı etmektir! Sorum şu: Neden biz başkasının markasına muhtaç olalım? Neden bizim insanımızın emeği, bizim zekamız küçümsensin? Hayır! Bizim bu topraklarda en alasını üretecek gücümüz de, aklımız da, imanımız da vardır. Gerçek vatan sevgisi; yabancının reklamına kanmak değil, yerli olanı yüceltmek, milli
Din
Zekamız güzel çalıştığı halde, muhakeme gücümüz ve irademiz sağlıklı çalışmayabilir. Galiba bir çoğumuzun öyle.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
11. Mektup
Korkuyorum. Ölmekten mi? Hayır, yokluktan. Ölmek nihayet birkaç dakikalık mesele. Yürümek, uyumak gibi basit bir şey. Ama yokluk; ölüm. Evet, ölmek ve ölüm ayrı şeyler bence. Biri sonun başlangıcı, biri de son ve yokluk. Ölmekte şiir var, duygu var, anlam var. Ölüm, sadece karanlık, boşluk, anlamsızlık. Doğmak başlangıcı yaşantımızın ve çilemizin. Ölmek sonu. Ölümse; öldükten sonraki zaman. O dizgin vuramadığımız at, o asla sahip olamadığımız kadın. Ölmek elimizde, ölüm Tanrının sırrı, bedeli var oluşumuzun. Ölümsüz olmalıydı ölmek dünyada. İnsan dilediği anda ölmeli, dilediği anda yaşamalıydı. Ölümün gelmesini bekleyenler,ölmeyi bilmeyenlerdir. Yaşamamız Tanrının bileceği bir şey, zamana hükmeden o, ölüme hükmeden de o. Yanlız ölmek bizim. Onunla yetinmek kalmış bize bu ölümlü dünyada. Bu tek hakkımızı da suç saymış bizden önce gelenler. Suç işlemişler, günah demişler. Yaşatmışlar yaşamışız, öldürmüşler ölmüşüz. Nerde kaldı bizim üstünlüğümüz? İnsanlığımız, zekamız nerde kaldı? Bitkiler, hayvanlar diledikleri zaman ölemiyorlarsa insan olamadıkları içindir. Ölmek asla şerefsizlik değil, hele korkaklık hiç değil. Yalnız yaşamaktan korkanlar, yılgınlar mı ölmek isterler sanıyorsun? Cesaret başkalarına kötülük etme pahasına da olsa yaşamak mı?Cesaret, sürekli bir aldanmaya boyun eğmek mi? Durmadan aldatmak mı cesaret? Kötü, korkunç bir dünya üzerinde yaşıyoruz. Bütün çabamız kendi kendimizi bitirmek ve son vermek insan nesline. Öyleyse bir adam eksilmiş olsa bu şuursuz kalabalıktan ne çıkar? Hatırlıyor musun? Bir şiirimde: ''Bir yere kadar yaşamak güzel ''Ama bir yerde ölüm güzel oluyor'' demiştim. İşte bu gün ölümün o güzel olduğu yerdeyim. Ümit Yaşar Oğuzcan Sahibini Arayan Mektuplar
Şiir
Hızlandık ama kendimizi hapsettik. Bolluk getiren makineler bizi yoksul bıraktı. Bilgimiz bizi alaycı, zekamız katı ve acımasız yaptı. Çok düşünüyoruz ama çok az hissediyoruz. Makineleşmeye değil, insanlığa muhtacız. Zekaya değil, iyilik ve anlayışa. Bu değerler olmadan hayat korkunç olur. Her şeyimizi yitiririz… #CharlieChaplin
Paramparça İnsanlığımız
Sevgilerimizi söyleyemez olduk Göremez olduk nice güzellikleri Yalanı öğrendik Utanmayı öğrendik İnandık sonraları Bütün yaratıklardan üstün olduğumuza Büyük zekamız Önce kafesi,zinciri,zulmü icat etti; İyilik güzellik ve doğruluk adına Hiçbir şey kalmadı inandığımız Aradan bin yıllar geçip Atom parçalanıncaya kadar Zaten paramparça olmuştu insanlığımız..!
1K
“Zekâmız sert ve acımasız. Çok düşünüyor, çok az hissediyoruz. Makinelerden çok insanlığa ihtiyacımız var. Zekâdan çok iyiliğe ve şefkate ihtiyacımız var.” Charles Chaplin
Alıntı