Her birimizde, hiç durmadan gelişen ve ancak hayatın büyük altüst oluşlarında sarsılan zekamız, alışkanlıklarımız ve kişiliğimiz konusunda benzerlikler vardır.
..."Kendimize tersine mühendislik yapma süreci içindeyiz bence. İnsan kafatasını açıp bizi kontrol eden ipleri bulduk; kendi iplerimizi oynatmaya başladık. Böyle olunca belli bir yönde kazara yapılan ani bir hareket kolunuzun iyice çekilmesine yol açıyor; bu da ipinizi biraz daha çekiyor.... Böyle bir çağa doğru gidiyoruz." Tristan ise "insanlar kolektif biçimde gerilerken, makinelerin yükselmesine" şahit olduğumuza inanıyor. Rasyonelliğimiz, zekâmız, odaklanma becerimiz gitgide azalıyor...
Çaba harcamaya duyulan istek ve aklımızı kullanmamızı gerektiren durumlar her geçen yıl biraz daha azaldığından; zekâmız da zamanla sahip olduğu yetenekleri kaybetmeye başlar.
Yalnızca duygularımız değil, zekamız da bize içinde yaşadığımız dünyanın sonunda bizi ölümün beklediğini dünyanın absürt, saçma, bizimle uyumsuz olduğunu söylemektedir.
Sevgilerimizi söyleyemez olduk
Göremez olduk nice güzellikleri
Yalanı öğrendik
Utanmayı öğrendik
İnandık sonraları
Bütün yaratıklardan üstün olduğumuza
Büyük zekâmız
Önce kafesi,zinciri,zulmü icat etti
İyilik, güzellik ve doğruluk adına
Hiçbir şey kalmadı inandığımız
Aradan bin yıllar geçip
Atom parçalanıncaya kadar
Zaten paramparça olmuştu insanlığımız
Sevgilerimizi söyleyemez olduk
Göremez olduk nice güzellikleri
Yalanı öğrendik
Utanmayı öğrendik
İnandık sonraları
Bütün yaratıklardan üstün olduğumuza
Büyük zekâmız
Önce kafesi, zinciri, zulmü icat etti
İyilik, güzellik ve doğruluk adına
Hiçbir şey kalmadı inandığımız
Aradan bin yıllar geçip
Atom parçalanıncaya kadar
Zaten paramparça olmuştu insanlığımız