Düşlerimiz, hakkında bilgi sahibi olduğumuz şeylerin garip biçimde bir araya gelmesinden oluşuyor. En katıksız düşlerimizin kaynağı, deneyimimizin kaynağıyla aynıdır. Çocukken, mini minnacık bir çocukken düşünde çok yüksek bir yerden düştüğünu görürdün; havadaki uçan cisimler gibi havada uçtuğunu görürdün; sürünen örümceklerle sümüksü çok bacaklı yaratıklar gözünü korkuturdu; başka sesleri duyar, ürkütücü biçimde tanıdık gelen başka yüzleri görürdün ve dönüp daha önce bakmadığın biçimde geriye baktığında, şimdi bildiklerinden başka gün doğumları ve günbatımları izlerdin. Çok iyi. Bu çocukluk görüntüleri başka dünyalılığa, başka yaşama, şımdıkı yaşamının sürdüğü şimdiki dünyada asla görmediğin şeylere ilişkin. Peki, nereden geliyor bunlar? Başka yaşamlardan mı? Başka dünyalardan mı?"