zepluminati

10/10
·755 syf.··
2026 6. kitabı
·
47 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2026 11:05
En sevdiğim yazarlardan biri olan Alexandre Dumas inanılmaz üretken bir yazar olduğu su götürmez bir gerçek olmakla birlikte, kaçıncı kitabı olduğundan pek emin değiliz; öyle ki Üç Silahşör ve Monte Cristo Kontu gibi iki kült eseri aynı yıl yayımlamıştır. Yani iki eserin de Dumas’ın olgunluk dönemi eserlerinden olduğunu biliyoruz. Pek bilinmese de Üç Silahşör, üç serilik bir romanın ilk kitabıdır. Sırasıyla; Üç Silahşör, Yirmi Yıl Sonra, Demir Maskeli Adam. Dumas’ı macera, entrika, tarih, dram ve intikam yazarı olarak biliriz; bu kitabında da bu çizgiden şaşmaz. İçerisinde insanların güç uğruna neleri göze alabileceğini anlatan çok katmanlı bir kitap vardır. D’Artagnan’ın Paris’e gelişiyle başlayan hikâye; Athos, Porthos ve Aramis ile kurduğu dostluk sayesinde sadece bir maceraya değil, aynı zamanda büyüme ve olgunlaşma yolculuğuna dönüşüyor. Her bir silahşörün tamamen birbirinden farklı bir kişiliği var. Bu kişilikler, çevremizdeki insanlarda da görebileceğimiz; sadece silahşör özelliği gibi duran özellikler değil. Bu da karakterleri yaşıyormuş, sanki tarihin bir parçasıymış gibi hissettiriyor. Kitap uzun olmasına rağmen D’Artagnan’ın gençliği ve düşünmeden hareket eden yapısıyla hikâyeye sürekli hareket katıyor. Düellolar, entrikalar, saray oyunları ve kaçış sahneleri kitabın temposunu hep canlı tutuyor. Özellikle Kardinal Richelieu ve Milady gibi karakterler hikâyeye büyük bir gerilim katıyor. Milady’nin kötü bir karakter olmasına rağmen zekâsı ve manipülatif dişil tavırlarıyla adeta bir Lilith tasviri gibi olması dikkat çekiyor. En güçlü yanı dostluk olan bu kitapta, silahşörler ne kadar birbirlerinden farklı ve kusurlu da olsalar, bağlılıkları hikâyeyi unutulmaz yapan ve sürekli okunmasını sağlayan yegâne sebeptir. Kısacası Üç Silahşör, sadece klasik olduğu için
Edebiyat
Üç SilahşorAlexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202111,4bin okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Puan vermedi·112 syf.··
2026 9. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 15:26
İlk bakışta sadece garip bir çocuk kitabı gibi görünse de derininde yetişkin dünyasının saçmalığını çocuk gözünden bizlere sunan bir eser Alice Harikalar Diyarında. Lewis Carroll, Oxford’da matematik hocasıydı ve mantık oyunlarına büyük bir ilgisi vardı. Kitaptaki bilmeceler ve kelime oyunları da onun ilk bakışta saçma gibi duran ama aslında oldukça zekice kurulmuş mantığından gelir. Alice karakterinin ilhamı ise Carroll’un bir tekne gezisinde küçük bir kıza anlattığı masaldan doğmuştur. Kitabı hem çocukken hem de yetişkinlik dönemimde okuduğum için iki farklı yönünü de görmüş oldum. Çocukken bana çok eğlenceli bir rüya, sıradan ama büyülü bir masal gibi geliyordu. Konuşan hayvanların gerçek olmasını ister, büyüyüp küçülebilmeyi hayal ederdim. Şimdi ise kitabın tamamen karanlık, zekice gizlenmiş metaforlar ve akıl oyunlarıyla dolu olduğunu görebiliyorum. Özellikle Victoria dönemine karşı yaptığı iyi gizlenmiş eleştiriler ve kara mizah kullanımı bence kitabın en güçlü yanlarından biri. Bence bu kitap sadece çocukların değil, yetişkinlerin de mutlaka okuması gereken; hayatın mantıksızlığını, insanların kurallarla örülü dünyasını ve kimlik arayışını anlatan harika bir eser.
Alice Harikalar DiyarındaLewis Carroll · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202128,6bin okunma
10/10
·156 syf.··
2026 8. kitabı
Çocuk edebiyatı gibi görülse de içinde büyümeyi, bir çocuğun gözünden yetişkin dünyasını ve kuralları içerisinde var olma çabasını anlatan bir kitaptır Sakız Sardunya. Ne zaman gün içinde yorulsam ya da canımı sıkan olayların içinde kalsam, 13 yaşımdan beri benim kaçış kitabım olmuştur. Bence herkesin; yormayan, sıkmayan ve insana kısa bir mola hissi veren bir kitabı olmalı. Elif Şafak’ın dili çok samimi ve akıcı. Kitabı okurken sanki Sakız Sardunya karşınıza oturmuş da size çocukluk anılarını anlatıyormuş gibi hissettiriyor. Özellikle mizah yönü güçlü olduğu için kitap hiç sıkmadan ilerliyor. Bazı sahneler her ne kadar gerçekten eğlenceli olsa da arka planda çocukların duygularını ve aile içindeki sorunları da hissettiriyor. Kitabın en güzel yanlarından biri ise çocuk kitaplarındaki “mükemmel çocuk” imajının burada geçerli olmaması. Karakterlerin hayatımızdan biri gibi gerçekçi olması, benim çocuk kitaplarında özellikle aradığım bir özellik. Sardunya mükemmel biri değil; hata yapıyor, yanlış düşünüyor ama tüm bunlardan bir şeyler öğreniyor. Bu da karakteri okura daha yakın hissettiriyor. Aynı zamanda her çocuğun kesinlikle okuması gereken; hem çok eğlenebilecekleri hem de kitap sevgisi kazanabilecekleri bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Sakız SardunyaElif Şafak · Doğan Egmont Yayınları · 20153,779 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2026 7. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 11:34
Modern hayatın insanı nasıl monotonlaştırdığı ve yalnız hissettirdiğini anlatan farklı bir kitap. Hikâye, sıradan bir ofis çalışanının uykusuzluk ve boşluk hissiyle mücadele etmesiyle başlıyor. Daha sonra Tyler Durden isimli sıra dışı biriyle tanışıyor ve hayatı tamamen değişiyor. Birlikte kurdukları dövüş kulübü zamanla sadece kavga edilen bir yer olmaktan çıkıp sisteme karşı bir başkaldırı hâline geliyor. Kitabın en etkileyici yanı bence insan psikolojisini çok iyi yansıtmasıydı. Karakterin yaşadığı kimlik karmaşası ve içsel çatışmalar oldukça gerçek hissettiriyor. Dili akıcı olduğu için birkaç günde rahatlıkla okunabiliyor ama verdiği mesajlar uzun süre düşündürüyor. Özellikle tüketim alışkanlıkları, erkeklik algısı ve toplum baskısı hakkında insanı sorgulamaya itiyor. Sonu ise gerçekten şaşırtıcıydı ve kitabı bitirdikten sonra bazı detayları tekrar düşünmeme neden oldu.
Dövüş KulübüChuck Palahniuk · Ayrıntı Yayınları · 202011,4bin okunma
Monte Cristo Kontu
10/10
·1552 syf.··
2025 6. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2025 00:00
Bazı kitaplar vardır, sadece okunmaz; hayatınızın bir dönemine eşlik eder. Alexandre Dumas’nın ölümsüz klasiği Monte Cristo Kontu da tam olarak böyle bir eser. Roman sizi 19. yüzyıl Fransa’sına götürüyor. Gençlik, aşk, umut ve hayallerle başlayan yolculuk bir anda bambaşka bir hal alıyor. Kitap, insanın karşılaşabileceği en büyük sınavları gözler önüne seriyor: ihanet, adaletsizlik, kayıplar… Ama aynı zamanda sabrın, zekânın ve umudun nelere kadir olduğunu da gösteriyor. Monte Cristo Kontu’nu bu kadar özel kılan şey, yalnızca sürükleyici olay örgüsü değil. Asıl büyü, insan ruhunu anlatışında. Karakterlerin duyguları o kadar canlı ki, onların heyecanını, öfkesini, hayal kırıklığını siz de içinizde hissediyorsunuz. Bir yandan sayfaları hızla çevirmek istiyorsunuz, bir yandan da satırların tadını çıkarmak için ağır ağır okumak… Bu eser, intikam temasıyla anılsa da aslında çok daha fazlası: Umut: En karanlık anda bile ışığı kaybetmemenin gücü. Sabır: Zamanın her şeyin en büyük öğretmeni olduğunu hatırlatıyor. Adalet: İnsanın vicdanıyla dünyadaki adalet arasındaki ince çizgi. Sevgi ve Dostluk: Kayıplara rağmen kalbin hâlâ sevgiye açık olabileceğini gösteriyor. Monte Cristo Kontu, sadece bir klasik değil; hayatın kendisini sorgulatan bir eser. Okuyunca uzun süre etkisinden çıkamıyorsunuz. Hem tarihi atmosferiyle hem de güçlü karakterleriyle sizi içine çekiyor
Monte Cristo Kontu (2 Cilt Takım)Alexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202037,2bin okunma