Gerçek mutluluk, yavaş yavaş, azar azar gelir ve bu bizim hayata bakış açımızla, çevremizle, çevremizdekilere karşı davranışımızla doğrudan doğruya ilgili ve orantılıdır.
Mutluluk, birbirini tamamlayan ufak tefek şeylerin birikmesinden doğuyor.
Sevgi duygumuzu uyandıran üstün meziyetlerin söz konusu olmadığı hallerde dahi, çocukluk arkadaşlarınız her zaman sonraki dostların elde edemeyeceği bir kudrete sahiptir zihinlerimiz üzerinde. Sonraları düzeltilse de asla tamamen yok olmayan çocuksu taraflarımızı bilirler; güdülerimizin doğruluğuna bakıp, eylemlerimize dair daha kesin yargılara varabilirler.