İnsanlar birbirine mektup yazmalı. Çünkü mektupta sesin tonu belli olmaz. Çünkü mektup düşünülerek yazılır. Birdenbire ağzımızdan kaçan kelimeleri hiçbir şey geri getirmez. Söylediklerimizin üstü çizilemez. Çünkü söylediklerimiz dinlenmeyebilir ;sözümüz kesilir, içeriye o anda biri girer ,okunan mektupsa mutlaka tamamlanır .
-Kızken kaçtın geldin bana. Mantonun pembesi soldu,hâlâ da aynı ayakkabı. Alamadım ki sana şöyle her şeyin en iyisinden .
+Ayakkabılar eskir be Ali'm , her şey eskir. Bak sen hala sevdiğim adamsın, sen eskime .
Ben,çiçeklere bakmasını bilmediğim gibi , kendime bakmasını da bilmiyorum. Ben,yalnızlığı istemekle suçlanıp yalnızlığa mahkum edildim. Bu karara bütün gücümle muhalefet ediyorum . Ben yalnızlığa dayanamıyorum,ben insanların arasında olmak istiyorum.
Sen evden çıktın ya,eşik önünden aktı,pencere ardından koştu. Kalabalık içinde yabancı kalma diye aynadaki gülüşün,kâküllerindeki rüya,sandıktaki kokun üstüne gökyüzü oldu. O uzak ,soğuk, kocaman şehir birden ev içine döndü. Ben titreyerek baktım ardından.