Puan vermedi
"Sanatlı bir eser, sanatkârı icab eder..." İşte ey tabiata saplanan ve bataklıkta boğulmak derecesine gelen gàfil! Bütün mâzi ve müstakbele ulaşacak hikmetli ve kudretli mânevî el sahibi olmayan birşey, nasıl bu zeminin hayatına karışabilir? Senin gibi hiç ender hiç olan tesadüf ve tabiat buna karışabilir mi? Kurtulmak istersen, "Tabiat, olsa olsa bir defter-i kudret-i İlâhiyedir; tesadüf ise, cehlimizi örten gizli bir hikmet-i İlâhiyenin perdesidir" de, hakikate yanaş. Yirmi Beşinci Pencere Nasıl ki, madrub, elbette dâribe delâlet eder; san’atlı bir eser, san’atkârı icâb eder; veled, vâlidi iktizâ eder; tahtiyet, fevkıyeti istilzam eder, ve hâkezâ. Bütün umûr-u izâfiye tâbir ettikleri, biribirsiz olmayan evsâf-ı nisbiye misillü, şu kâinatın cüz’iyâtında ve heyet-i umumiyesinde görünen imkân dahi, vücûbu gösterir. Ve bütün onlarda görünen infiâl, bir fiili gösterir. Ve umumunda görünen mahlûkıyet, hàlıkıyeti gösterir. Ve umumunda görünen kesret ve terkib, vahdeti istilzam eder. Ve vücûb ve fiil ve hàlıkıyet ve vahdet, bilbedâhe ve bizzarure, mümkin, münfail, kesîr, mürekkeb, mahlûk olmayan, Vâcib ve Fâil, Vâhid ve Hàlık olan mevsuflarını ister. Öyle ise, bilbedâhe, bütün kâinattaki bütün imkânlar, bütün infiâller, bütün mahlûkıyetler, bütün kesret ve terkibler, bir Zât-ı Vâcibü’l-Vücud, Fa’âlü’n-Limâ Yürîd, Hàlık-ı Küll-i Şeye, Vâhid-i Ehade şehâdet eder. Elhâsıl: Nasıl imkândan vücûb görünüyor; infiâlden fiil ve kesretten vahdet-bunların vücudu, onların vücuduna katiyen delâlet eder. Öyle de, mevcudât üstünde görünen mahlûkıyet ve merzûkıyet gibi sıfatlar dahi sâniiyet, rezzâkıyet gibi şe’nlerin vücudlarına katî delâlet ediyor. Şu sıfâtın vücudu dahi, bizzarure ve bilbedâhe, bir Hallâk ve bir Rezzâk Sâni-i Rahîmin vücuduna delâlet eder. Demek, herbir mevcud,
Alıntı
SözlerBediüzzaman Said Nursî · Söz Basım Yayın · 20126,9bin okunma
10/10
·125 syf.··
Beğendi
·
2026 46. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2026 09:15
Bir kitabı sunmanın binbir yolu varsa, bunların en kestirmesi herhalde o kitap için bir elkitabı yazmak olmasa gerektir. Gelgelelim, Perec'in romanı, kestirme yo!lardan ulaşılabilecek türden bir yapı ve içerik düzenlemesiyle karşımıza çıkmaz : Buzdağıdır, ona yaklaşmadan, yüzeyin altında bekleyen cüsseli hayaleti hesaba katmak en doğrusu olur. Bir önsöz mü peki, "Perec Kullanım Kılavuzu"? Bir giriş, başlangıç, peşrev mi ? Yoksa, tam tersine, bir sonuç mu? Yazdığım metnin kitaba içleştirilmemesine, onun dışında tutulmasına bakarak onu bir tür 'zeyl' saymak yerinde bir seçim olur, gibi geliyor bana : Bir-gezegenin uydusu. • Perec'in romanının ötesine ve berisine ışık düşürme çabasında bir metin kurmaktı amacım, yazarken hedefimden uzaklaşmadım. Dolayısıyla kitabın içinden çok dışına uzanarak açtım parantezlerimi - onları kapanmış saymıyorum
Hayata Dair
Perec Kullanım KılavuzuEnis Batur · Mitos Boyut Yayınları · 19938 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Barthold: Turkestan v epohu Mongol’skago naşestviya
Puan vermedi
Müelliflerce bugüne değin Orta Asya olarak da bildiğimiz Türkistan coğrafyasına dair pek çok eser kaleme alınmıştır. Bunların bir kısmı belirli bir dönemi tetkik eden monografilerken, bir kısmı ise Türkistan’ın umumi tarihini ele alan giriş kitaplarıdır. Bu iki nevîden eserlerin ilmi kudretini ortaya koyan ise müelliflerinin analiz yetenekleri ile birlikte tetkik edebildikleri kaynakların genişliğidir. Barthold’un birçok müverrihin de teveccühünü kazanmış olan anıtsal eseri Türkistan’nı da membasının genişliği ile ilmi kudreti haiz ve günümüze kadar aşılamamış bir eser olarak karşımızda duruyor. Barthold’un eserini bu derece mümtaz kılan unsurlar, onun nasıl bir ilmî zemin üzerinde vücut bulduğunu bilmeye olan ihtiyacı da artırır. Zira bir metnin kıymeti kadar, o metni ortaya çıkaran şartlar, kullanılan kaynaklar ve müellifin takip ettiği usul de önemlidir. Bu sebeple Türkistan’ın telif sürecine ve eserin ilk şekillenişinden neşrine uzanan tarihçesine kısaca temas etmek yerinde olacaktır. Eser esas olarak, ünlü müsteşrikin magisterlik unvanını almak için hazırladığı tezi olarak ortaya çıkmıştır. Ancak tezi 19 Kasım 1900’de Petersburg Üniversitesi Doğu Dilleri Fakültesi’nde savunduğunda, magisterlik unvanı yerine üniversite senatosunun onayıyla doktor unvanına layık görülmüştür. Barthold’un tez savunma komisyonundaki kendileri de dönemin ünlü müsteşrikleri bulunan üyeler, eserin fevkalade olduğundan kati surette bahsetmişlerdir. Eserin bu başarısında şüphesiz Barthold’un 1893’te çıktığı Orta Asya gezisi ile birincil kaynaklar üzerinde çalışmaya harcadığı uzun mesailerin payı büyüktür. Bunun yanında, eserinin aldığı tüm övgülere karşın yapıtı eksik bulan Barthold, 1900’de çıkan Rusça tercümeye ekler ve düzeltmeler yapmak için Orta Asya’ya ve Batı’ya defaatle seyahatler
Moğol İstilasına Kadar TürkistanWilhelm Barthold · Kronik Kitap · 201795 okunma
Barthold: Turkestan v epohu Mongol’skago naşestviya
Puan vermedi
Müelliflerce bugüne değin Orta Asya olarak da bildiğimiz Türkistan coğrafyasına dair pek çok eser kaleme alınmıştır. Bunların bir kısmı belirli bir dönemi tetkik eden monografilerken, bir kısmı ise Türkistan’ın umumi tarihini ele alan giriş kitaplarıdır. Bu iki nevîden eserlerin ilmi kudretini ortaya koyan ise müelliflerinin analiz yetenekleri ile birlikte tetkik edebildikleri kaynakların genişliğidir. Barthold’un birçok müverrihin de teveccühünü kazanmış olan anıtsal eseri Türkistan’nı da membasının genişliği ile ilmi kudreti haiz ve günümüze kadar aşılamamış bir eser olarak karşımızda duruyor. Barthold’un eserini bu derece mümtaz kılan unsurlar, onun nasıl bir ilmî zemin üzerinde vücut bulduğunu bilmeye olan ihtiyacı da artırır. Zira bir metnin kıymeti kadar, o metni ortaya çıkaran şartlar, kullanılan kaynaklar ve müellifin takip ettiği usul de önemlidir. Bu sebeple Türkistan’ın telif sürecine ve eserin ilk şekillenişinden neşrine uzanan tarihçesine kısaca temas etmek yerinde olacaktır. Eser esas olarak, ünlü müsteşrikin magisterlik unvanını almak için hazırladığı tezi olarak ortaya çıkmıştır. Ancak tezi 19 Kasım 1900’de Petersburg Üniversitesi Doğu Dilleri Fakültesi’nde savunduğunda, magisterlik unvanı yerine üniversite senatosunun onayıyla doktor unvanına layık görülmüştür. Barthold’un tez savunma komisyonundaki kendileri de dönemin ünlü müsteşrikleri bulunan üyeler, eserin fevkalade olduğundan kati surette bahsetmişlerdir. Eserin bu başarısında şüphesiz Barthold’un 1893’te çıktığı Orta Asya gezisi ile birincil kaynaklar üzerinde çalışmaya harcadığı uzun mesailerin payı büyüktür. Bunun yanında, eserinin aldığı tüm övgülere karşın yapıtı eksik bulan Barthold, 1900’de çıkan Rusça tercümeye ekler ve düzeltmeler yapmak için Orta Asya’ya ve Batı’ya defaatle seyahatler
Moğol İstilâsı Devrinde TürkistanWilhelm Barthold · Türk Tarih Kurumu Yayınları · 202095 okunma
Nedret
5/10
·200 syf.··
2025 23. kitabı
2025 - 20. Kitap Kitabın Adı: Nedret Yazarı : Güzide Sabri Yayınevi : @canyayinlari Türü : Roman Basım Yılı: Ekim 2024 Sayfa Sayısı: 198 Sayfa Düşünceler : Yazarın en meşhur kitabı olan "Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi 'ni " okumuş çokta beğenmiştim. Yazar 1905 yılında yayınladığı eser çok ılgi görmüş ve ses getirmiştir. Neden o kadar beklediğini bilmiyorum ama ilk kitaptan tam 18 yılsonra bu devam kitabını yazmıştır. Zeyl yani devam kitabı olan bu eser tek başına da bir roman ama ilk kitap ile okunursa daha iyi anlaşılabilir. Devam filmleri genellikle ilkinin yerini tutmaz kitabı nasıl olur diye merak ettim. Alıp hemen okudum. İlk kitapta trajik bir son ile olen Fikret'ın kızı Nedret 'in hikâyesi anlatılıyor bu eserde. 'Annenin bahtı kızına çeyiz olur ' derler. Türlü zorlukla büyüyüp gelinlik çaya gelen Nedret annesinin anılarının gölgesinde hayatını sürdürmeye çalışırken arazi davaları nedeniyle bır avukat ile tanışır. Tesadüf eseri bu avukat onun akrabası çıkar. Akrabalar il tanıştıkça geçmişin perdesi aralanacak Nedret kendisinı annesinin yaşadığına benzer bir aşkın içinde bulacaktır. Avukat üvey kardeşi ,avukatın babası ise öz babası çıkacak daha nice sürprizlerle karşılacaktır. Peki sonu annesi gibi trajedi ile mi bitecek yoksa mutlu mu olacak ? Bu sorunun cevabını kitabı bitirince alacaksınız. Kitap biraz zorlama olmuş gibi. İlk kitaptaki tadı aldım desem yalan olur. Bence bazı şeyleri tadında bırakmalı. Yine de okunsa pişman etmeyecek bir eser olduğunu düşünüyorum
NedretGüzide Sabri Aygün · Can Yayınları · 20241,170 okunma
Puan vermedi·448 syf.··
2025 6. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2025 20:24
Aşk insanı olduğu yerden bir kat yükseğe çıkarır. Beş katlı bir binada mesela altıncı kata... Zaur ve Tahmine'nin büyük ve imkansız aşkının anlatıldığı bir roman bu. Ak Liman bu aşkın henüz filizlenmekte olduğu zamanın iş arkadaşları gözünden anlatıldığı bölümde daha çok Nimet'in merkezde olduğu bir hikaye görürüz. İkinci kitap ise Zaur'un eşiyle çıktığı tatilde Tahmine'yi düşünmesi ile başlar, aradaki zamanlar parça parça anlatılır. Romana bir zeyl sayılabilecek bir bölüm olan Tahmine'nin Son Sırrı ise yazarın kendi kaleminden çıkan karakterden adeta özür dilediği bölüm sayılabilir. Modern Azerbaycan edebiyatından okuduğum ilk romandı, satırarası kültür sevenlere Bakü hayatına dair bolca motif barındırıyor.
Beş Katlı Apartmanın Altıncı KatıAnar Rızayev · Ketebe Yayınları · 20231,851 okunma