Dostluğuna ve ahlâkına güvendiği, ilmine, irfanına ve sohbetine meftun olduğu "muhlis-i sâdık" arkadaşlarına (meselâ Babanzâde Ahmet Naim'e, Ali Şevki Hoca'ya, Ferit Kam'a, Emrullah Efendi'ye, Hüseyin Kâzım Kadri'ye...) yakın olmak, onları sıkça görebilmek için birkaç defa evini taşıması yahut yaya uzun mesafeler kat ederek dost ziyaretlerine gitmesi, uzun yollar kat ederek hocaların derslerine-sohbetlerine katılması de onun meziyetleri arasında hep zikredilmiştir¹⁹⁵. Dostları ve ilim-irfan sahipleri arasında konuşmayı da, yeri geldiğinde "fıkra gelsin mi?" diyerek fıkra anlatmayı ve latife yapmayı da, uzun uzun dinlemeyi de severdi. Dost ve yakınları arasında geçimi zor, alıngan hatta bazı bakımlardan çekilmez insanlar da vardı fakat onların hususiyet sahibi insanlar oluşları nezdinde zor taraflarını da katlanılır kılıyordu. Çok sevdiği Neyzen Tevfik veya son nefesine kadar yanında olan Fuat Şemsi bunlar arasındadır.
Sayfa 145 - İstanbul Zaim Üniversitesi Yayınları / ¹⁹⁵ Dost halkasındaki kişiler ve onlarla yakın-sıcak-mesuliyetli münasebetleri hakkında fikirler edinmek için bk. Eşref Edip, age, 1, 175-248; Mithat Cemal, age, s. 50-63, 80-99, 105-28; Orhan Okay, age, 145-60