Özgür KAİM

Özgür KAİM
- Cehennemin kapısında yine Sen'den ümit kesmem.
Talebe
Üniversite
Trabzon
791 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı
Puan vermedi·110 syf.·
2023 19. kitabı
Çok yakın bir arkadaşımın en güzel hediyesi olan kitap... Kitap, Abdurrahim Karakoç'un şahsi, fikrî ve edebî kişiliğini genel hatlarıyla anlatan beş buçuk sayfalık enfes bir sunuş ile başlıyor. O sunuşun üzerine yazar hakkında söz sarf etmek kanaatimce lafügüzaf olur. Buradan okuyabilirsiniz: #222136724 Abdurrahim Karakoç'un, "Sen Varsın, Mihriban (Aşk), Unutursun, Geleceğim, İncitme, Doğmadan Önce, Acı Duygular" gibi meşhur ve internette kendi sesinden de dinleyebileceğiniz şiirleri, bu şiir kitabının içinde yer alıyor. Şiirler kahir ekseriyetle aşk şiirlerinden oluşuyor. Söz gelimi Kan Yazısı ve Akıl Karaya Vurdu şiir kitaplarındaki gibi siyasi veya sosyal hiciv şiirleri kitapta yer almıyor. Abdurrahim Karakoç'un şiirine ilgi duyanların ya da hece ölçüsüyle, sade, anlaşılır bir dil ile yazılmış harika şiirler okumak isteyenlerin bence mutlaka okuması gereken bir kitap.
Şiir
Dosta DoğruAbdurrahim Karakoç · Altınordu Yayınları · 20211,319 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·248 syf.·
2023 18. kitabı
Latife Tekin'in ilk okuduğum kitabı ve kendisinin de ilk kaleme aldığı romanı... Sevan Nişanyan'ın kitap tavsiyelerinin olduğu yazıdan okuduğum ve Latife Tekin üzerine konuştuğu Pazar Sohbetleri'nin bir kesitinden duyarak merakla ve heyecanla aldığım kitabı... Roman, Kayseri’nin Bünyan ilçesindeki Alacüvek köyünde başlıyor. Hülâsaten, Huvat ve Atiye çiftinin beş çocuklu ailesinin köyden şehire göçmesini ve şehirde yaşadığı geçim ve aile içi sorunlarını anlatıyor. Köyden şehre göçene kadar olan kısımda, -bilmediğim her kelimeye lugattan bakıp not alan birisi olarak- yerel olduğunu düşündüğüm birçok kelimeyle karşılaştım. "Telek, göğüslük, uğrun, helik, uğunmak, dölek, çar, gıgı, sormuk..." kelimeleri gibi. Bu da akıcılığı benim için biraz bozdu fakat şehre göçüşten sonra lugata pek bakma ihtiyacı hissetmedim. Metin ekseriyetle uzun (bir- bir buçuk sayfa) paragraflardan, kısa cümlelerden oluşuyor. Roman, hem bilinmeyen kelimeler açısından hem gelişme ve sonuç bölümlerini ihtiva ettiği için hem de üslup olarak, şehre göçüşten sonra daha akıcı bir şekilde ilerliyor. Roman, ülkemizde büyücü gerçeklik akımına örnek gösterilen romanların başında geliyor. Büyülü gerçeklik, benim romandan yola çıkarak izlenimlerimle; yazar, hayatın içinden basit bir olayı anlatırken bir anda söz gelimi o olay içindeki nesneler kişi oluyor, karakterlerden biri onlarla diyalog kuruyor, konuşuyor. Cinler, büyüler, Azrail'le çekişmeler, konuşmalar... bakıyorsun, normal olayların içinde metni okurken bu masalsı anlatımla birlikte harmanlanıveriyor. Romanda yer yer mizahi bir anlatım da vardı. Dirmit'in annesiyle olan diyalogları, bebeğin ağzına tükürmesi kısmı gibi. Kitapta altını çizdiğim tek bir yer oldu. Dirmit karakteri yazarın hayatından izler taşıyor gibi görünüyor dolayısıyla bu karakter
Edebiyat
Sevgili Arsız ÖlümLatife Tekin · Can Yayınları · 202410,8bin okunma
Puan vermedi·352 syf.·
2023 15. kitabı
Kitabı bana hediye eden arkadaşıma, kitabı okuduktan sonra dikkatimi çeken yerleri yazdığım yazının özeti: Kitabı beğendim. Çevirisi başarılıydı. Dili de Hayvan Çiftliği'ndeki gibi akıcıydı. En sonunda Julia ile birbirlerine ihanet etmeleri ve Büyük Birader'i artık sevmeye başlaması, kitabın sonlarına doğru toz tabakasına 2+2=5 yazması ürkütücüydü. Kitabın ana mesajının ülkemizde güncelliğini koruyor olması da ayrı bir ürkütücü duruma işaret ediyor. Esef verici bir şey... Julia ile birbirlerine karşılıklı ihanet etmiş olmaları kısmı etkileyiciydi. İnsanoğlu gerçekten çok egoist bir varlık. Kalan her şey edebiyat. Aşk meşk, sevgi saygı, -kitaba iktibasla- farelerle başbaşa kalana yani en büyük korkularla tehdit edilene dek. Öğretmen adayları olarak 2+2=5'i kabul etmeyecek, aklı ve vicdanı hür nesiller yetiştirmemiz yönünde bize de bir mesaj veriyor. 2+2'nin karşısında 40 kişi toplanıp 5 olduğunu söylese, yine de hakikati söylemekten çekinmeyecek, bunun uğruna her şeyi göze alabilecek nesiller. Şeref, haysiyet sahibi, hakikate hürmet eden ve ondan taviz vermeyen nesiller. Bu şuurun oluşması ilkokul ortaokul sıralarından geçiyor. Okuduğunu, dinlediğini anlayacak ve bunlarla birlikte eleştirel bakabilen öğrenciler yetiştiremeyeceksek ne işe yararız ki biz? 1984'teki gibi bir distopyayı romanda okumakla kalmaz bizzat yaşar hâle geliriz.
Edebiyat
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200bin okunma