10/10
·320 syf.··
2025 39. kitabı
Herkese Selamlar Yine yeniden kitabını ruhumuza işleyen bir eser önerisi ile geldim. Aslında yazarımız ne yazsa ben okurum gerçekten okurken ayrı huzur mutluluk bilgi veriyor bize. İçerisinde hem bilgi hem ayet hem sohbet hem sevdiğimiz kitaplardan filmlerden alıntılar eser su gibi aktı. Ayrıca okurken öyle çok yerin altını çizdimki ramazan sonrası faydalandığım okuma oldu. Maneviyatınız yükselsin istiyorsanız mutlaka okuyun Her bir duygunun bizlere tasavvuf yanını anlatmış yazarımız. Otuzbir adet duygu tesellisinin açıklaması vardı. Sabrın,ümidin,hüznün,vesvesenin,hırsın, sevginin,zikrin,merakın gibi bir çok terimi ayetlerle bize zararlarını neler yapmamız gerektiğini söylüyor. Örneğin şikayetin tesellisinde gerçekten sürekli insanların şikayet etmeye alıştığı için şikayet ettiğini aslında şükretmemiz gerektiğini söyler. Nefsimizi terbiye etmediğimiz sürecede bu şekilde davranmaya devam ediceğiz. Şükrün tesellisinde ise rabbimiz ise ne kadar şükretsek rızkımızın artacağını ve ruhen iyileşeceğimizi belirtir. Rızanın tesellisi ise ne yaşarsak yaşayalım rabbimizden her daim razı olalım diyor. Her zaman rabbimize dönelim. Hırsın tesellisinin ise insanoğluna kalben bedenen zararlarını anlatır. “Ömür sevmeyi öğrenmeye yetmiyorken nefret etmeyi hangi ara öğreniyorsunuz.” “Andolsun ki insanı Biz yarattık ve nefsinin ona ne gibi vesveseler verdiğini biliriz.” Kaf,16 “Gönüllerdeki kini söküp atacağız.” Araf,43;Hicr ,47 “Unuttuğun zaman rabbini zikret.” “Sen dünyadayken gaflet içindeydin.Şimdi gözünden perdeyi kaldırdık.Bugun artık gözün pek keskindir.” Kaf,22
Duyguların TesellisiMecit Ömür Öztürk · Hayy Kitap · 2025241 okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2021 101. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2021 00:00
Bu kayıp kitap 1772/73 yılında Habeşistan' da bir manastırda bulundu. Kitap, Tanrı’nın lanetlediği meleklerden, Büyük Tufandan ve Nefilim’den bahseder. Nefiller Tufandan önce Melekler ile İnsan kızlarının birleşiminden oluşan Türkçeye Devler olarak geçen fakat İbranice de göklerden gelen olarak tabir edilen varlıklardır. Bazı bilim insanlarına göre, Sümerlerde Nibiru, Babillerde ise Marduk gezegeninden gelenler, yani Anunnakiler. Tam 365 yıl yaşamış Nuh peygamberin büyükbabası. Kuran’a göre İdris, Tevrat’a göre Hanok, İncil de Enok, Mısır kaynakların da ise Thoth. Yunan ve Romada da görülmek de Peygamber Enok, hatta Zerdüştlükte de bulunuyor. Meryem Suresi 56. Ayet: Kitap'ta İdris'i de zikret. Çünkü o, doğru olan bir peygamberdi. Biz onu pek yüce bir yere yükselttik. Eski Ahit, Yaratılış, 5. Bölüm: 22. Ayet: Hanok üç yüz yıl Tanrı yolunda yürüdü. 23. Ayet: Hanok tam üç yüz altmış beş yıl yaşadı. 24. Ayet: Tanrı yolunda yürüdü, sonra ortadan kayboldu. Çünkü Tanrı onu yanına almıştı. Ayrıca Enok’un kitabında geçen bazı ayetler, İncil de de kullanılmıştır. Bu durumda İncil yazılırken Enok’un Kitabı kaynak olarak baz alındığı aşikar, zaten aralarında 300 yıl var.
Peygamber Enok'un KitabıKolektif · Hermes Yayınları · 20201,139 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·112 syf.··
2022 2. kitabı
Allah korkusunun azlığı kadar kalpleri harap eden bir şey yoktur. Vallahi senin hayatın doğduğun günden itibarenbaşlamaz.Sadece Allah Teâlâyı bilip tanıdığın günle başlar. Yaradan'ın kapısını çalmak yerine yaratılanların kapılarına koşman cahillik olarak sana yeter!İnsanı alçakgönüllülüğe ve kendisini hor görmeye sevk eden günah, büyüklük ve gururlanma duygusu veren ibadetten hayırlıdır. Haramlardan kaçınmayanın, farz ibadetleri yerine getirmesinin kendisine hiç bir faydası olmaz! Kalbi hasta olanın takvâ elbisesi giymesine izin verilmez. Geceleri haramla geçirmek yerine, O'na ibadetle süsle! Dünyaya gönül vermiş insanların yanına koşacağına, uzaklaş onlardan ve Allah'a yaklaş! İnsanların sözlerine kulak vermek yerine, Allah'ın kelamını dinle ve O'nu zikret!
Din
Gelin TacıAtaullah İskenderi · Sufi Kitap · 20194,358 okunma
Puan vermedi·93 syf.··
2021 29. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Ekim 2021 22:25
İnsanın hayatında iz bırakan kitaplardan biridir. Geç kalmışım bu kitabı okumaya. Lise çağlarında okumam gereken bir kitaptı. Dili biraz ağır olsa da anlaşılıyor. Bolca sorgulayacağınız bir kitap. Mutlaka okunması gereken bir kitaptır deyip kitap yorumuma geçiyorum. Felsefe de 'insan nedir?' soruları ile başlamaktadır. Ve sürekli bir anlam arayışı ile devam etmiştir. Kitapta beşer-insan ayrımı yapılmaktadır. 'Beşer olarak doğulur fakat insan olmak aşamalı bir süreçtir.' Kur'an'da insan kavramları iki şekildedir. Eşrefi mahlukat olan insan ve esfele safilin olan insan. İnsan eşrefi mahlukat olarak yaşamaya çalışılmalıdır. Kur'an'ı Kerim'de geçen iyi sıfatları fıtratlarımıza geçirmek hedefimiz olmalıdır. İlk inen ayet 'Oku!' lafzıdır. Burada o kadar çok anlam bulunmaktadır ki saymakla bitmez. Oku! Bil! Kendini tanı! Zikret! bu anlamlardan sadece bir kaçıdır. Oku ama nasıl? Birçok okuma çeşidi vardır. Gökyüzü okumaları, yeryüzü okumaları, bilim-ilim okumaları, ruh okumaları, insan okumaları... Oku, ama tek yönlü okuma. Bu okumaları çoğalt ki farkındalık oluşturabilesin. İnsan olmanın yollarından biri de sorgulamaktan geçer bu sebeple bu yorumlarımı aktardım. 'Beşer doğulur, insan olunur' der Şerati. Kitapta önce insanı insan yapan özellikleri tanıtmıştır. Ardından bu vasıfları sınırlandıran, insan olmaya engel olan zindanları anlatmıştır. Bu zindanlar şu şekildedir: 1)Doğa Zindanı 2)Tarih Zindanı 3)Toplum Zindanı 4) Kendi Zindanı Asıl çarpıcı kısım bu bölümdür. İrade sahibi, bilinçli insan ilk ve zorlayıcı gücün baskısı altındadır. Yani doğa zindanının. Doğa zindanından, bilinç irade ve yaratıcılığını tabiatı tanımak suretiyle, yani bilimle çekip kurtarabilir. Örneğin; aletler yaparak kurtulurlar. Tarih zindanına gelince ise, insanı yaşadığı tarih oluşturur. Ruhumuzun
Düşünce
İnsanın Dört ZindanıAli Şeriati · Fecr Yayınları · 20175,9bin okunma
SURETTEN GEÇ, MANAYA BAK!
10/10
·616 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
·
743 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2021 23:46
BU SÖZLERE SÖZ EKLEME KABİLİYETİ NE BENDE VAR, NE DE BUNA GEREK VAR. BUYRUNUZ: "650. Bedenler, ağızları kapalı testilere benzerler. Her testide ne var? Sen ona bak. O beden testisi, abıhayatla doludur, bu beden testisi ölüm zehriyle. İçindekine bakarsan padişahsın, dışına bakarsan yolunu azıttın gitti. Söz, bil ki şu bedene benzer, manası da içindeki candır. 655. Mesnevî'nin sözlerindeki suret de surete kapılanı azdırır, yolunu kaybettirir, manaya bakan kişiye de yol gösterir, doğru yolu buldurur." Altıncı Defter - Sayfa 518 "1450. İnsanların emiri doğru söylemiştir: "Dünyadan geçip giden kişinin ölüm yüzünden bir derdi, bir acısı yoktur. Elindekini kaçırdığından dolayı, yüzlerce acıya düşer." Şaşkınlığımdan bütün ömrümce hayalleri kıble edindim, onlar da ecel gelince kaybolup gittiler der. Ölenlerin hasreti ölüm değildir. Neden suretlere kapıldık? diye acınırlar. 1455. Bunların bir suretten, köpükten ibaret olduğunu görmedik. Hâlbuki köpük, denizden doğar, denizde gelişir ve hareket eder. Deniz, köpükleri karaya attı mı mezarlığa git de o köpükleri seyret! Nerde sizin hareketiniz, oynaşmanız? Deniz sizi mahvolmaya mı terk etti, de. Onlar sana dille, dudakla değil de hal diliyle bu soruyu bize sorma, denize sor desinler. 1460. Bundan ötesini sorarsan yağsın, etsin, ilik ve sinirden ibaretsin. Fakat yağın mumları ışıklandırmaya yaramaz. Etin, sarhoşa kebap olmaz. Bütün bu bedenini bakışta erit, bakışa yürü, bakışa git, bakışa var! Bir bakış vardır, iki fersahlık yolu görür; bir bakış vardır, iki âlemi görür, padişahın yüzünü de. 1465. Bu ikisinin arasında sayıya sığmaz fark var. Gizli şeyleri Allah bilir ama gözüne bir sürme ara. Yokluk denizini anlattık, duydun ya. Çalış da daima bu denizde ol. Çünkü tezgâhın aslı yokluk âlemidir; orada hiçbir şey yoktur,
Felsefe
MesneviMevlana Celaleddin-i Rumi · Panama Yayıncılık · 20134,245 okunma
6/10
·49 syf.·
2021 2. kitabı
Üç beş sayfalık da olsa Tolstoy'u marksist kalemden okuyunca, hafızam beni on iki yıl öncesinin bir anısına götürdü. Edebiyat dersindeyiz. Sovyet döneminden çıkmışız ve henüz yeni edebiyat nümuneleri piyasaya çıkmamıştır. Marksist/materyalist/ateist sansürün sunduğu edebiyattan yılmış ola ki, bir arkadaşımız derste: Hocam, artık bıktık şu demir teneke edebiyatından, "zavod", harman, tarla, işçi, pamuk, tahıl, çiçek-böcek edebiyatından... Hiç unuturmuyum, ne güzel yakınmaydı! Marksistlere izin verirsen sana sunacağı edebiyat işte bu kadar. Ve artı olarakta epey dozda fakir edebiyatı. İnsanın ahlaki yükselişi de neymiş, köylüyü serfler eziyor sömürüyordu, şimdi izin verinde bunu devlet gücüne kolektif olarak yapalım. Tolstoy sen buna engelsin. Yıkıl karşımızdan. Çok derin felsefen, çok etkileyici fikirlerin var, bazen mecbur oluyoruz seni övmeye, fakat seni hiç hazetmiyoruz. Kitabı genel itibariyle beğendim, yazar elinden geldiğince objektif olmaya çalışmış. Genel mantığı yukarıda bahsettiğim gibidir. Tolstoy'u zirvelere çıkararak övmüş, bir taraftan da marksist kafada olmadığı için eleştirmiştir. Marksist zihniyette olması da gerekmiyor, din, ahlak, dünyalıktan el çekip manevi yolculuk konularını çok eşelemeseydi kafidir. Nedir o "Diriliş"i yazmış! Yakıp kül edilesi eser! Nihilizm belasından kurtulmanın yollarından biri de çalışmak, alın teri dökmek ve yorulmaktır. Ancak, itiraf edelim ki, inanmasak, inkar etsek bile insanın manevi boyutu (kalbi, ruhu) apaçık hissedilmektedir. Çalış, çalış; kazan; üret, tüket; hep aynı döngü. İnsanı tatmin etmiyor. İnsanda bunlarla yani maddiyatla doyuma ulaşmayan "bir şeyler" olmalı. Edebiyatta bir edip bunu farkederse, dile getirirse, manevi tatmin arayışına yönelirse, Hz. İsa'nın öğretilerine mütacaat etse, tanrı dese, sevgi
Tolstoy'un YoluRosa Luxemburg · YGS Yayınları (Yazı-Görüntü-Ses) · 200411 okunma