📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ey ilahi sırları öğrenmek isteyen!
Bil ki, kalbin örneği bir havuz gibidir. Öyle bir havuz ki, mesela ona dışarıdan beş ırmak boşalmaktadır. O ırmaklar kimi gün saf, tertemiz, kimi gün de bulanık aktığından, dibinde çokça balçık, çamur toplanır. Eğer bir kişi o havuzu temizleyip dipte olan çamuru çıkarmak istese ona önce düşen vazife, o havuza akan ırmakların suyunu kesmektir. Sonra dışarıdan bir araç bularak o balçığı karıştırmak, yerinden kımıldatmaktır. Ta ki, o havuzun dibinden yeniden saf, berrak su kaynasın ve bulanık olan suyu çıkararak artık havuzun bulanmasına engel olsun. Böylece bilinmeli ki, görünürdeki beş duygumuz o akan beş ırmak gibidir. O beş duygudan kalbe hiç durmayarak türlü bilgiler, türlü düşünce ve zanlar akar, kalbi kaplar. Bunların kimisi yararlı, ıslah edicidir, kimisi fasiddir, kalbi fesada boğar...
... Ruh; daha sonra o vuslat dünyasından bu ayrılık diyarına, o muhabbet meclisinden bu mihnet durağına, bu acılar yurduna, yani ruhaniyetten bu cismaniliğe inmekle beş duygunun perdesine girdi. Beden ağına yakalandı. Ve gaflet örtüsü ile örtüldü. Cismani lezzetler ve hayvani sıfatlar baskın çıktı. İnsanın ruhu gaflet elbisesini giyindi, elest bezmini, o üns topluluğunu unuttu. Bu fani dünya durağını süresiz, ebedi bir makam sandı, bu ülkeden çıkmama, burada kalma kararına vardı.
Ey ilâhi sırları öğrenmek isteyen! Sen; canındaki pencerenin, ölümünden veya uykudan başka bir zamanda açılmayacağını sanma. Belki de aksine bir kimse yiyip içmeyi azaltır, her türlü şeyde perhize geçer, nefsinin isteklerini kırar ve nefsi terbiye ederse onun kalbi aşağıdaki yönlerde ve uyanıkken Melekût âlemi ile kazanır:
1. Nefs ile her türlü heves ve hazlardan kendini çekme mücahedesine girerse.
2. Kalbini kötü huy ve ahlâk paslarından arındırır, tertemiz kılarsa.
3. Tenha bir yere çekilip gözle görülür duygularından uzak kalırsa.
4. Candan ve gönülden daima “Allah, Allah” demekle meşgul olursa.
Melekût âlemine dalar, cismânî âlemden ilişkisini keser, madde âleminden habersiz kalır. Gönlünde Allahu Teâlâ’dan başka bir şey kalmaz, işte o zaman melekût âlemi ona görünür, gönül pencereleri aralanır. Başkalarının rüyalarında gördüğünü o, gözlerinin önünde açık seçik görür. Meleklerin, nebilerin ruhlarıyla konuşur, onlardan faydalanır. Gökyüzünün, dünya ve ahiretin, gayb âlemlerinin pencereleri ona açılır.