3/10
·470 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
iyi bir tema ama tema dışında kalan her şey berrrrrbat. kitabı alırken beni kandırmışlar resmen, yok murakami stili yok rüya atmosferi yok onun kalemi bambaşkadır falan. eksik ve amatörce yazıyı size bir özgünlük olarak yutturmaya çalışıyorlar. iki karakterin gözünden okuyorsunuz, tengo ve aomame birbirini tamamlayan ama çokça da farklı karakterler. tengo herhangi bir karakter gibi sunulurken aomame ve kitaptaki diğer kadın karakterler inanılmaz seksist ve objeleştirilerek yazılmış. uazar bir kadın karakteri tanımlarken göğüslerinin şekli duruşu boyutu ve bir sürü aptal saptal şekilde tanımlamayı uygun görüyorken erkek karakter için herhangi bi adam gibi tanıtıyor. sürekli anlamsız cinsellik sahneleri beni bıktırdı. iki karakter adamakıllı konuşurken birdenbire ya memelere odak kayıyor ya da seksten bahsetmeye başlıyorlar. ucuz bir porno okuyormuşum hissiyatını silen hiçbir sahne olmadı. karakterler derin değil, tutarlı da değil. kitabın yarısına kadar hikaye açılmıyor, gizemi çözmek için ortaya atılan olgular daha da çorbaya çeviriyor. sürekli bir ara metin geçiyor ve kitabın bitmesine son kırk sayfa kala bile sana random bi bilgi atıyo yazar. konuşmalar da akıcı olmadığı gibi karakterleri yansıtmıyor, yazar karakterlerin ağzını açıp kendi istediklerini onlara söyletiyor gibi hissetmekten kendimi alamadım. gerçek dünyada ya da gerçek dünyayı taklit eden bir dünyada olmayacak sohbet konuşmaları geçiyor, örneğin iki kız dışarı yemeğe çıkıyorlar ve birbirlerini tanımaya çalışıyorlar kızlardan biri çocukluğunda erkekler sana kötü şeyler yaptı mı diye bi soru ortaya atıyor, yeni tanıştığın kimseye böyle sormazsın ya da konuşmazsın ki... bilgi aktarımı yapay: karakter bir silahın modeli hakkında endişeye düşüyor ve yatmak için yaklaştığı adama sohbet esnasında modeli
1Q84 - 1. KitapHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20243,544 okunma
7/10
·432 syf.··
2026 18. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 21:43
Kitabın ilk yarısı bi tık durgun geçti ama diğer yarısı uçtu gitti resmen. İlk kısımlarda sürekli kalede takılmaktan bunaldım şakasız bana vaat edilen evren bu değildi. Resmen tıkıldık kaldık zattiri zort bi kaleye asabım bozuldu. O tünelden çıkıp diğer tünele giriyoruz. Hayır yani koskoca kalede hiç mi kimsenin haberi yok bu yer altındaki mekanlardan. En önemlisini de kızımızın odasına koymuşlar göze parmak gibi. Neyse takılmıcam bunlara. Sondaki plottwistten haberim olduğu için öyle çok etkilenmedim zaten Celaena adı bana çok yapay geliyordu. Sadece en sonunda şu kaleden çıktığımız için çok mutluyum. Ben bu kitapta Chaol’dan nefret etmedim, internette çoğu kişinin ona sinir olduğunu gördüm ama ben öyle olumsuz hissetmiyorum. Evet bir miscommunication var orta da -ki hiç hoşlanmam- adam görevi ve aşkı arasında kaldı ve doğru olduğunu düşündüğü şeyi yaptı ve elinde patldı. Sadece Celaena ile olan ilişkilerine pek inanamadım. Belki de zorlama bir aşk üçgeni yazma çabasındadır. Ne zaman Dorian’ı sevdin de unuttun da şimdi de Chaol’u sevdin biraz tutarsız geldi o yüzden. Onun dışında hikaye epey sürükleyiciydi ama bu yer altındaki canavarın ve krala isyan etmeyi planlayan ekibin ana hikayeye ne gibi bir katkısı olacak onu tam çözemedim. Görücez sanırım. Ama o Nehemia olayına ne gerek vardı ablacım ya tamam ölüp de ana karakteri haunt eden bir karakter fikri çok iyi ama bakalım çalışacak mı. İlk iki kitaptan sonra şunu söyleyebilirim ki diğer kitaplarda açılacak olan evreni az buçuk bilmesem kitaplara devam etmeyebilirim. İnanılmaz etkileyici kitaplar değillerdi ama üçüncüyi merak ediyorum çünkü Rowan’la tanışıcaz sanırım. Heycanlı .
Crown of MidnightSarah J. Maas · Bloomsbury Publishing · 20233,391 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·244 syf.··
2026 26. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 18 Mart 2026 14:36
Ne okudum neden okudum ya. Baştan söylüyorum bu kitap güzel falan değil. Okuması keyifli hiç değil. Hatta yer yer cinnetlik.-Ben tamamında cinnet geçirdim ama olsun.- Kitap ikiye ayrılıyor. Paris ve Londra. Birini seçmem gerekirse Paris kısmı daha akıcı ve etkileyici. Özellikle o mutfak sahneleri… dışarıdan şık görünen restoranların arka tarafında insanların resmen köle gibi çalıştırılması. Emek sömürüsünü öyle bir hissettiriyor ki, okurken açlığı bile hissediyorsunuz. Burda hakkını yiyemem . Gelelim sinir krizi kısmına. Arkadaş adamlar günlerce aç. Gerçekten aç. Böyle midelerine taş bağlayacaklar artık. Donlarına kadar rehinciye veriyorlar üç kuruş için. Ama haftada otuz frang içkiye para ayırıyorlar. Püüüü. Yani açlıktan miden sırtına yapışmış ama içkiden vazgeçmiyorsun. Sonra da açım, açım diye dolaşıyorsun. Eeee zıkkım iç be adam! Gitte ekmek falan bir şey alsana o paraya. Sonra sayfalarca zırlıyorsun açım aç diye. Ve Boris…Boris senden özellikle nefret ettim ya. Ama dürüst olayım, Orwell senden de beter. Adam ne dese sorgusuz peşinden gidiyor. Hiç mi akıl yok? Hiç mi ben ne yapıyorum deme yok? Okurken sürekli amip misin? diye bağırasım geldi. Kaç kere zort oldun. Ama hâla neden devam ediyorsun. Bıyığına senin ya.. neyse ki kitap samimi. Yaptığı hataları falan şeffaf şekilde anlatıyor. En azından bu güzel. Ama bu samimiyet okumasını kolaylaştırmamış. Bu samimiyet sinir bozucu.Çünkü sadece sistem değil, karakterin kendisi de delirtiyor. Londra kısmı daha da zayıf. Sürekli aynı döngü: iş yok, para yok, yatacak yer yok. Bir noktadan sonra bayıyor. Sonuç olarak:Bu kitap çok sinir bozucu.Okumasam da olurmuş dedim. Kaldırıp fırlatasım var sinirlendirdi bu kitap beni. Puanım: 6/10 o da emek sömürüsünü bu kadar iyi hissettirdiği için. Okumasanız da olur boşverin.
Kitap Alıntısı
Paris ve Londra'da Beş ParasızGeorge Orwell · Can Yayınları · 20248bin okunma
Yozlaşmış din
Puan vermedi·400 syf.··
2026 6. kitabı
Gel gelelim zornanın zort dediği yere tarihsel süreç içersinde büyük savaşlara sahne olmuş.Kimseninn kimseye mangalda kül bırakmadığı herkesin bir uzman gibi konuştuğu şu din meselesi ne çıkmaz bir bataklıktır. Aklını başkasına kiraya vermiş bir insan düşünülebilir mi? din tüccarınin amacı da bu değil mi? Başkasını aklını bloke edip saf çıkarsal amaç için kullanmak değil mı?Örneklem esas olsa da şekilcilik yobazliktir
Din
Allah ile AldatmakYaşar Nuri Öztürk · Yeni Boyut Yayınları · 20091,311 okunma
Sadece Son 15 Sayfayı Anladım
7/10
·52 syf.··
2026 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2026 23:26
Farabi platon aristodan öyle etkilenmiş ki arap dünyasına yunan felsefesini tanıtmış. Kitapta mutluluğun kaynağının para şöhret statü vs değil insanın belli bir entelektüel doygunluğa ulaşması ve hikmet sahibi olması olduğundan bahsediyor. Buna ulaşmak için de yaşadığı ülkedeki hükümdar ve önde gelen insanların aynı şekilde dürüst ve hikmetli kişiler yani filozof olması gerektiğini söylüyor. Felsefenin öneminden yaşamda en önde gelen sanatlardan biri olduğunu falan söylemiş ,büyük adam,. Dinden önde geldiğini söylediği yerler bile var, felsefe mantık ve doğruya yol gösterirken dinin cismi olmayan ve ispatlanamaz bir şey olduğunu söylemiş şaşırdım baya ama bu Farabi müslüman değil zarttiri zort spekülasyonuna çok açık bişey. Adam müslüman abi. Kitap genel olarak anlaşılır bi dilde yazılmamış bence ordan bikaç puan kırdık baya iyi şeyler anlattığına eminim de ne anlattığın kadar nasıl anlattığın da önemli, son 15 sayfa baya iyi. Farabiye puanim 6/10. 2 puanı arap olmasından kırdım
Mutluluğun KazanılmasıFarabi · İş Bankası Kültür Yayınları · 20245,4bin okunma
7/10
·370 syf.··
2026 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2026 15:44
bu kitaba karşı inanılmaz bir önyargım vardı yalan söylemeyeceğim. Zamanında, 2-3 yıl önce falan, okumaya çalışmıştım ve belki o zamanki ingilizce seviyemden ötürü belki de okurkenki modumdan ötürü beğenmeyip yarım bırakmıştım. yine ve yeniden tiktok tayfasını zorbalaması ile tekrar bir şans vermek istedim. Epey akıcı bir kitaptı aslında başına oturunca 2 günde bitiriverdim ilk okuduğumda neyden etkilenip bıraktım onu anlayamadım ama. Dürüst olmak gerekirse ölüp bitmedim kitaba evet konusu çok güzeldi, akıcıydı da ama biraz ortalama kaldı benim için ilk okuduğumda bitirseydim belki daha fazla sevebilirdim çünkü şimdi okuduğum ve cidden güzel kitapların gölgesinde kaldı gibi oldu. bir de fazlaca booktokta takılmanın getirisi olarak o çok meşhur line’ları falan biliyordum o yüzden bazı yerlerin sürpriz etkisi de geçmedi bana çok. Jude’u bir ana karakter olarak sevdim kafası basan biri ama güvenecek kimsesi olmaması, o aile dinamikleri, özellikle ikizi ile olan o zattiri zort ilişkisi falan beni tetikledi. Cardanla olan ilişkileri çok fazla enemies to lovers diye satıldığı için bu kitabı komple enemies olarak bitirmelerini bekledim biraz sonda öyle oldu gibi de ama o son bölümlerdeki kiss’e hiç gerek yoktu bence siz ne dersiniz bilemem tabi. Bir de sonda Jude’un yaptığı plan biraz fazla kolay oldu gibi geldi bana daha kompleks olabilir miyid? belki ama yine de yedim bir şekilde. onun dışında sondaki plottwist fena değildi çünkü şimdi ne olacak çok kestiremiyorum. Açıkçası 2. kitabı merak ediyor muyum? evet peki okuyacak mıyım? çok büyük ihitmalle evet. ne zaman okurum bilemiyorum ama araya çok vakit girsin de istemiyorum. şimdili sadece serinin devamının çok daha iyi olduğunu duymaya ihtiyacım var.
The Cruel PrinceHolly Black · Brown Books for Young Readers · 20182,338 okunma