Pek eleştri sevmem çünkü bunu yapmak için yazarların zihnine girmek, onları tanımak gerekir eleştrirken. Bu da hiçbir zaman %100 oranında mümkün olmayacaktır. Fazla uzatmayıp sadece nacizane sevdiğim ve sevmediğim noktaları aktaracağım. İlk olarak çok fazla içsel konuşmalar vr çelişkiler bir yerde sıkıyor "öf ya Müştak yeter eziklediğin kendini" dedirtiyor. Tarih anektodlarını severim ama bu kitapta çok fazlaca tarih yer alıyor ve bu da benim ilgimi çokça dağıttı. Müştak'ın ümitsiz ve saf kalbi beni kitaba bağlı tuttu ve açıkçası en sonda Nüzhet'in Müştak için yazdığı mektup ile beynimden vurulmuşa döndüm(tabi bu kişisel yaşantılardan ötürü)
Çok değerli betinlemeler var.
Yazarın kar taneleri yerine "kar zerreleri" kullanması da belki küçük bir detay ama benim çok hoşuma gitti. Keyifli okumalar