Zülal Dikici

Zülal Dikici
@zuIal
İşlediğimiz işlemediğimiz tek -ya da birçok, kim bilir- suç yüzünden ömür boyu süren bir cezaya mahkumuz. Yaşamayı biz seçmedik, kendimizi birdenbire burada bulduk ve o anda üstümüze sorumluluk yüklendi. Dayanıklılık kazandık, bizi artık hiçbir şey yıkamaz. Artık yaşama tutunmaya çalışmıyoruz, ama yine de onu kenara atıvermiyoruz. Başımızı kaldırıp doğruyu ya da doğru görünen şeyi söylediğimize inanmak istediğimiz zamanlar oluyor, sonra başımızı tekrar eğiyoruz. Hepsi bu.
Edebiyat
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yaşamdan sonra bir yaşam olduğuna inanıyorum, ama ölümden sonra bir ölüm olduğuna inanmıyorum. İnsanların beni sevip sevmediğini sormam. Yalnızca bir kez yalan söylemeden, “ölüyorum” diyebileceğim. Yaşamımın en güzel günü belki de geçti.
Edebiyat
İnsanların dediği gibi “başına buyruk” bir şey mi aksine aşırı zayıf mı olduğumu kendim de anlayabilmiş değilim. Neticede, galiba suç ve kötülük yumağıyım ve nerede olursam olayım mutsuzluğum katlanıyor; bunu engelleyecek somut bir çözümüm de yok.
Edebiyat
Tanrım, işkencelerini çok kurnazca yapıyorlar! İplerle bağlamalarını mı kastediyorsun, diye sordu Sylvia. Umudu kastediyorum!
Ah, hiçbir şey yapmamam tembelliğimden olsaydı keşke. Tanrım! Kendime ne büyük bir saygım olurdu o zaman. Tembellik de olsa, kuşku duymadığım belirli bir özelliğim olduğu için ne çok saygı duyardım kendime!
Can Yayınları