1973 yayınlanmış olan Momo sanki bugünleri görerek yazılmış. İlk bakışta çocuklar için kaleme alınmış bir kitap gibi görünsede aslında en çok biz yetişkinlere seslenmekte. Okudukça insan kendi benliğiyle hesaplaşmakta. Beni en çok da zamanın anlatıldığı bölüm etkiledi. O kadar çok yoğunuz ki çocuklarımıza bile ayıracak zamanımız kalmadı. Çocuklarımıza oyuncak, para ve çeşitli şeyler alarak var olan yokluğumuzu kendimizce var etmeye çalışıyoruz.
Herkesin bir dostu var ve adı Momo. Momo yıkıntılar arasında yer alan bir tiyatroda ve orada bulunan iyilik sever insanlarca yapılan küçük bir taş evde oturmakta. Kim ki bir anlaşmazlığa düşse soluğu Momo'nun yanında alır. Momo bir kız çocuğudur ve Momo kimsenin yapamadığı ya da yapmaya çalışıp da yapamadığı bir meziyete sahiptir "dinlemek". Konuşanın sözünü asla kesmez bu da konuşanın konuşma esnasında aklına bir anda parlak fikirler gelir ve bu sayede sorun halledilmiş oluyor. Gel zaman git zaman derken ortaya Duman Adamlar denilen zaman tasarrufcular ortaya çıkıyor. İnsanlar sevdiklerine, kendilerine ve işlerine çok az zaman ayırarak artan kalan zamanı zaman tasarrufcularına vermekte. Zaman tasarruf edilirken insanlar zamansızlıktan yakınmaya başlamıştır. Ortada bir çelişki var ama bundan kimsenin haberi yok. Momo'yu artık eskisi gibi dostları ziyaret etmez olmuştu çünkü kimsenin zamanı yoktur.
Momo'nun Beppo ve Gigi adında çok yakın iki arkaşı vardır. Bippo yaşlı, sıska, konuşmalarını ince eleyip sık dokuyan biriyken Gigi onun tam tersi genç,heyecanlı ve konuşmayı çok seven biridir. Üç arkadaş bir araya gelip insanların artık eskisi gibi gelip gitmediğini konuşmakta, hatta oynamaya gelen gelen çocuklar bile ailelerinin onlara ayıracak zamanı olmadığını söylemekte.Bu durumun önüne geçmek için önemli tedbirler almaya