Nasuh Mahruki' nin 4 ay süren doğu yolculuğunu ve bu yolculuğun ikinci ayında Tibet'te bulunan, dünyanın 6. büyük dağı Cho Oyu'ya yaptığı başarılı yalnız tırmanışını da anlattığı kitabı.
Yeni tecrübelere, farklı kültürlere tanıklık ettiğim keyifli bir seyahat okumasıydı. Günce şeklinde yazılmış, başlarda rotalar gidilen, kalınan yerler anlatılarak ilerliyor, yazar ve gezgin Mahruki sonlara doğru yolculuğun muhasebesini ve yaşama dair hissettiklerini içten bir dille paylaşıyor. Özellikle Sıkkım ve Tibet ile ilgili kısımları çok keyifle okudum, o bölgeleri çok merak ediyorum. Okumaya değer.
Kitap sinema perdesinden izleyiciye yansıtılmış gibi kurgulanmış. Kitabın ana karakteri Nikko'nun analiz edildiği ve hikayesinin anlatıldığı kısımlar ilginçti, bu kısımlar kitabın yarısından fazlasını kapsıyor. Ondan sonra klasik Amerikan, cıa ajan hikayesine döndü. Hikayenin girişi güzeldi, kitap derinliği varmış gibi başlıyor, ana karakterin hapishane dönemleri fena değildi, hikayenin gelişme ve sonuç kısımları ise yüzeysel ve tipik olmuş, şaşırtıcı değildi. Bitirdiğimde okumasam da olurmuş dedim.
Trevanian iyi bir edebiyatçı, başka bir romanını daha okumak isteyeceğimi sanmıyorum bana yetti. Kötü değil. Bu tarzı sevenler için öneririm.
"Kendini sevmeyen kimseyi sevemez"
"Ancak farkında olan insan kendini keşfetme yolculuğuna çıkabilir."
Kendinin ve içinde yaşadığı toplumun anlam verme, tanımlama ve değerlendirme sistemlerinin farkında olan bireyin, kendine bakışını ve bireylerin kendilerine bakışlarının topluma nasıl yön ve şekil verdiğini anlatan, okuyucuyu toplumumuzun değerli ve öncü insanları ile tanıştırarak onların eylem ve tecrübelerine tanıklık etmesine imkan veren, coşkulu ve başucu kitabı olmaya değer tekrar tekrar okunası bir kitap.
" derince bir nefes aldıktan sonra " ahhh, biz kökleri taa onsekizinci yüzyıla dayanan çok eski bir aileyizdir yavrumm, misal bende beyimde onsekizer kardeşiz ama hepimiz okuduk, ailelerimiz yüksek eğitime çok önem verirdi, babamcıım inatla her birimizin en az onsekizer yıl okumamıza çokk özen göstermişti, daima bizlere kol kanat germişlerdi, büyüklerimizden böyle gördük yavrumm, evlatlarımızda bizim izimizden gidiyor kızımda şimdi onsekiz yaşında falan filan feşmekan onsekiz de onsekiz..."
kalbimdentemizbiryaprak.blogspot.com.tr/2012/06/baba-be...