Ağrıdağı Efsanesi

8,5/10  (137 Oy) · 
486 okunma  · 
99 beğeni  · 
2.551 gösterim
Bir aşk destanı olan Ağrı Dağı Efsanesi geleneklerini Mahmut Han'a karşı savunan Ahmet ile Gülbahar arasındaki aşkı konu alır. Efsanelere ve halk söylencelerine yürekten bağlı Yaşar Kemal'in bu romanı, insan psikolojisinin derinliklerini de içerir.

"Yaşar Kemal Anadolu'nun halk edebiyatıyla alışveriş içindeyken başladı yazmaya. Gerçek bir yazar olduğu için de dilin duyarlığından, şiirsel destanın tek kahramanıolan Türk halkının kültüründen esinlenmesini bildi."
- Jeliha Hafsia, La Presse, (Tunus)

"Yaşar Kemal'in romanı Tolstoy'un çapına ve Dickens'ın canlılığına sahiptir."
- Manchester Guardian, (İngiltere)

"Zengin, renkli ve zekice bir nitelikle bezenmiş bir üslup ve yazdığı her kelime sert, cilalanmış, ayrıksı ve bir buğday tanesi gibi potansiyel olarak üretken."
- Irish Times, (İrlanda)

''Kitabın güzelliği zengin şiirsel dilinde, efsane ve mit duygusunda yatıyor.''
-Sunday Telegraph,(İngiltere)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2013
  • Sayfa Sayısı:
    120
  • ISBN:
    9789750807411
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
Bekir İstanbul 
18 Ara 2015, Kitabı okudu, 11 günde, Beğendi, Puan vermedi

İlk defa böyle bir kitap okudum, şiir gibi. İlk defa Yaşar Kemal okudum, Anadolu gibi. İlk defa efsane okudum, Ağrı Dağı gibi. Kitabı da, Ağrı Dağını da, efsaneyi de sevdim, Yaşar Kemal'in anlatımı gibi. Som maviyi gördüm, kaval sesini dinledim, Ağrı Dağı'na gittim, zamanda yolculuk gibi... Güzel kitap tavsiye ederim.

mustafa tamer akder 
22 Eyl 2015, Kitabı okudu, 4 günde, 10/10 puan

Yaşar Kemal amcayı bu yaşıma kadar okumamış olmanın utancı üzerime çöktü bitirdiğimde. Ağrı dağı bu kadar güzel bir şekilde başka türlü anlatılamaz. O zamanlarda yaşayan halkı merak ediyorum. Böyle bir eserin çıkmasını vesile olan insanları. İçinde kötü bir niyet olmadan, kendi bildiğin doğrudan art niyete bulaşmadan gittiğinde her şeyin yoluna girebileceği ve zalimin zulüm yaptıkça kendi iç korkularıyla, kendi vicdan azabıyla kavrulduğunu çok güzel bir şekilde anlatmış Yaşar Kemal amca. Günümüzde sayısının çok az olduğunu düşündüğüm saf aşkın üzerinden dönüyor daha çok. Birde güzel adetlerimizi Avrupa'nın yaptığı reform ve rönesans(Burada bahsetmek istediğim akıl ve modernleşmeyi kendi özümden kopmayacak şekilde geliştirmek ve saçma geleneklerimizi bırakma amacında kullandım. Evet din konusunda da reformun geldiğini hatta 10-15 yıl içerisinde onarılmaz olarak bozulacağını düşünüyorum.) gibi birde gelenek ve göreneklerimiz zamana göre geliştirsek bambaşka bir konumda olurduk diye düşüncesi geldi aklıma. Satılmış kişiler, bana dokunmayan yılan bin yaşasıncılar, menfaat bana geldiği sürece yapılan umurumda değilciler ve cehaletten yapılanları anlamayan ezilen kesimin sadece güzel gelenek ve göreneklerimizi sarılsalar bu kadar kin, gözyaşı ve ölümlerin olmayacağını hissettirdi. Son olarak da ne duygu içerisinde olursanız olun yapılan hatayı(Bence çok büyük bir hata değildi ve biraz haksızlık yaptığını düşünüyorum.) kangrene dönmeden düzeltilmesi gerektiğini ve düzeltilmezse bir ömür boyu peşinizi bırakmayacağı güzel bir şekilde özetlenmiş.

Duygu 
 08 May 21:16, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Spoiler icerebilir.........................Bir aşk hikayesi.Efsane ve mitlerin golgesinde bir ask hikayesi.Üzerlerine torenin gölgesi düşmüş fakir adam,zengin kizin sevdasi sizi ustanin anlatimiyla icine cekecek,küçücük kitap yogun anlatimiyla adeta devlesecek.Tabii bunda yazarın dilinin sade acik anlasilir olmasinin yanisira yoresel kelimeler kullanmasinin da payi büyük.Ahmetle Gulbahar'i,dönemin beylik yönetimini,şeyh anlayışını,osmanli sevdasini, birlik olmanin,bir olmuş halkın önünde hicbir gücün duramayacagini da gozler onune seriyor kitap...ayni tadi duyumsayacaginizdan emin oldugum harika bir Yasar Kemal kalemi veAgri Dağı Efsanesi...Keyifli okumalar.

Şeyma 
21 Eki 23:26, Kitabı okudu, 1 günde, 7/10 puan

Yaşar Kemal'in zihin dinlendirmek adına okunabilecek kısa ama güzel bir eseri daha bitti. Günlük hayatta hep karşılaşmışızdır imkânsız aşklarla. Bu kitapta da en genel ifadeyle imkânsız bir aşk Ağrı dağı ile efsaneleştirilerek anlatılıyor. Tanıdığımız, bildiğimiz insanların öyküsünü okuyor hissine kapılıyor insan. Her eserinde olduğu üzere bu eserinde de Yaşar Kemal; harika coğrafi tasvirlerde bulunmuş. Akıcı bir anlatım, resimlerle hareketlendirilmiş sayfalar ve net bir mesaj var. Demek ki neymiş; aşkın önünde hiçbir engel duramıyormuş. Ahmet ile Gülbahar'ın kısa ama dokunaklı öyküsüne şahit olmak isteyen buyursun. Keyifli okumalar.

M.Ali BARAN 
 08 May 01:16, Kitabı okudu, 2 günde, Beğendi, 9/10 puan

Doğubayazıt’da üç yıl kalmış biri olarak, roman çok ilgimi çekti. Romanı ve içeriğini çok merak ettim ve içimde okuma isteği uyandı. Yazar Yaşar Kemal romanında Ağrı Dağını, Doğubayazıt Ovasını, İshak Paşa Sarayını o kadar güzel anlatıyor ki, insan romanı okurken farkında olmadan kendini bir an, Ağrı Dağının eteğinde Doğubayazıt’da buluyor.

Biraz da o yöreden bahsetmek gerekirse; Doğubayazıt Ağrı ilinin küçük şirin bir ilçesidir. Şehir Merkezinde Ağrı Dağının karşısında oturup çay içmek ve Ağrı Dağının heybetli görüntüsünü seyretmek insana ayrı bir huzur verir, seyrederken büyülenirsiniz. O an Ağrı Dağını seyretmek insan için olağanüstü güzel bir duygudur. Dağın görkemi, heybeti, insanı kendine çeker. İshak Paşa Sarayı kartal yuvası gibidir. Oradan bakıldığında Doğubayazıt ovasının tüm güzelliklerini görebilirsiniz. Yalnız Ağrı Dağını göremezsiniz. Yazarın anlattığı dönemle bu günkü durumu karşılaştırdığınız zaman, romandakinden biraz farklıdır. Şimdi bu yöre terör olayları ile gündemdedir. Belki şimdi bahar gelince bütün çobanlar kaval çalmaya gidemez. Kaval sesi de duyamazsınız ama o yörenin eşsiz güzelliklerini seyredebilir ve görebilirsiniz.

İklim şartlarının çok ağır olmasına karşın doğa ve tabiat oralarda olağanüstü güzeldir. Mevsimi gelince dağlarda ve ovada rengarenk çeşit, çeşit çiçekler açar. İnsan o güzellik karşısında büyülenir. O yöreye yaz gelmez, yaz yerine baharı yaşarsınız. Senenin sekiz ayı kış olur. Yöre halkı için at, avrat birde silah kutsaldır . Halkın başlıca geçim kaynağı hayvancılık ve kaçakçılıktır. O yüzden insanların yaşam şartları gerçekten çok zordur.

Romanın sonu umutsuz bir şekilde bitse de romanda, Yaşar Kemal Ahmet ile Gülbahar'ın sevdasını yöre diliyle masalsı bir şekilde anlatmış. Romanda doğa ve insan sevgisi, başkaldırı ve aşk konuları müthiş bir şekilde işlenmiş. Okurken insanı büyülüyor. Roman sadece sıradan bir aşk hikayesi değil. Betimlemeleri, psikolojik tahlilleri, karakterleri yönünden de çok zengin. Yazar ayrıca; Yöre insanının geleneklerine bağlılığını bize çok başarılı bir şekilde sunmuş . Herkese tasfiye ederim.

Öncelikle bu kitap beni bir başka etkiledi çünkü Doğubeyazıt'a defalarca gittim ama hiç bu şekilde gitmemiştim.Artık İshak Paşa sarayı,Ahmedi Hani türbesi ve elbette Ağrı Dağı benim için çok başka bir anlam kazandı.Çok güzel bir kitap hem de çok.Töreler,gelenekler,inançlar ve bunların gölgesinde garip bir aşk sadece Ahmed ve Gülbahar'in değil Memo'nun aşkı .Yaşar Kemal böyle bir efsaneyi anlatırken insani duyguları o kadar güzel işliyor ki hayran kalmamak mümkün değil.Söylenecek pek bir şey yok önce bu kitabı okuyun sonra da yolunuz düşerse bir gün,serin bir Doğubeyazıt akşamında Ararat'a karşı bir çay için derim.

Ahmed Yasir Orman 
 18 Oca 17:21, Kitabı okudu, 6/10 puan

Kitabı okumadan önce okuduğum yorumlar ve yazarın da Yaşar Kemal olmasından ötürü baya iyi bir kitapla karşılaşacağımı tahmin ediyordum. Ama kitaba başlayınca karşıma basit bir kitap çıkınca baya hayal kırıklığına uğrayıp milletin övdüğü kitap bu mu dedim. Klasik destanlarda bildiğimiz simgeler kullanılmış zaten. Tabi bu simgeleri de Yaşar Kemal çok iyi kullanmış. Doğu kültürünü de iyi göstermiş. Buna da eyvallah ama nerede milletin övdüğü kitap? Ben herhalde yanlış kitap okudum ya da diğer okurlarda yazarın Yaşar Kemal olması ve çoğu insanın beğendim diye yorum atmasından dolayı sürüye uyma durumu var. Acaba bu kitabı Yaşar Kemal yazmamış olsaydı da Ali, Veli yazsaydı aynı yorumlar yapılır mıydı tartışılır. Bunla ilgili deney yapmak gerek. Deneklere verecen bu kitabı bir kısmına Yaşar Kemal yazmış diyecen. Bir kısmına da ismi tanınmamış ya da baya kötü bir yazar yazmış diyecen. Emin olun ikinci denekler kitabı daha az sevecektir hatta bazısı bu ne lan bile diyebilir. Tabi şimdi diyecek biri ama şurası güzel. Nesi güzel ortalama bir kitap işte. Hele biri çok merak uyandırıcı bir kitaptı yazmış. Hiç de merak edilecek bir şey yoktu. Zaten 120 sayfa, hemen bitiyor. Bir de olaylar tahmin de edilebiliyor yani çok abartmamak gerek. Okurken bir de eee bu kitabı ben de yazabilirim dediğim an zaten kitaptan soğudum. Yanlış anlaşılmasın. Kitaba kötü demiyorum ama bana göre abartılacak bir kitapta değil. Okumazsanız çok bir şey kaybetmeyeceğiniz kitaplardan. Tabi kısa kitap, 2 saatte bitireceğiniz için çok pişman olacağınızı zannetmiyorum. Milletten aforoz yiyeceği bildiğim için incelemeyi bir hafta gecikmeli atıyorum. Fazla sövmeyin yorumlarda bana.:)

Ceren Acer 
10 Tem 2015, Kitabı okudu, 6/10 puan

Kır bir at Ahmet'in evinin kapısına gelir ve bir süre orada bekler. Bunun üzerine Ahmet atı kendi kısmeti olarak görür ve atı sahiplenir. Bir süre sonra atın Beyazıt Paşası Mahmut Han'a ait olduğu anlaşılır. Mahmut Han atını ister. Fakat Ahmet atı vermek istemez. Çünkü Ağrı geleneklerinde bu böyledir ve atın haktan yadigar olduğu düşünülür. Atı geri alamayınca Ahmet'in evine adamlarını gönderir ve bir süre sonra Ahmet'i zindana attırır. Burada paşanın kızı Gülbahar ile Ahmet arasında büyük aşk başlar ve asıl bu aşk hadisesinden sonra gelişir olaylar... Yaşar Kemal kendine has üslubuyla aşkı anlatmış okurlara anlatımı son derece basit olsa da... Türk Klasiği sevenler okuyabilir.

Hayriye Gül 
28 Eyl 14:22, Kitabı okudu, 2 günde, Beğendi

Okudum, dönüp dönüp okudum bazı cümleleri. İki saate bitebilecek bir kitaptı iki güne yaydım. Altını çizdiğim her cümleyi iyice sindirdim. Küp Gölündeydim, bakır renkli topraktaydım. Sofinin çaldığı kavalı duydum, dinledim. Zindanda Ahmet ile Gülbaharın yanındaydım; o aşkı, sıcaklığı, tutkuyu hissettim. Gizli bir öfke ile bir araya gelmiş sessiz kalabağin içindeydim. Zalimlikten gelen kudretini kaybeden, korkuya kapılan Mahmut Hanın yanındaydım. Ağrının doruğundaydım. Yaşar Kemalin kalemi kesinlikle tılsımlı.

uğur kiraz 
 22 Kas 07:56, Kitabı okudu, 1 günde, 9/10 puan

Yaşar Kemalin propagandaist yaklaşımını içeren bu eser özelden genele yaklaşım sergiliyor. Özel konuyu genele yayıyor. Toplumun haksızlık karşısında nasıl ajite edilip devlet aleyhtarlığına sapmasını konu alan bu eser içinde Aşkı, fedakarlığı, eski insanın kollektif dayanışma ruhunu örgütlü bir halkı hiçbir kuvvetin yenemeyeceğini gözler önüne seriyor. Eserin ideolojik alt yapısını bir kenara bırakırsak eserin masalsı havası yerel motifleri insanın içine işliyor. Okurken insanı alıp götürüyor.

4 /

Kitaptan 53 Alıntı

Şu insanlar, şu dünyada var oldukça her şeye akıl erdirecekler, kartalın uçuşuna, karıncanın yuvasına, ayın, günün doğuşuna, batışına, ölüme, kalıma, her şeye akıl sır erdirecekler. Karanlığa ışığa, her şeye, her şeye akıl erdirecekler, tek insanoğluna güçleri yetmeyecek. Onun sırrına ulaşamayacaklar.

Ağrıdağı Efsanesi, Yaşar Kemal (Sayfa 13 - YKY)Ağrıdağı Efsanesi, Yaşar Kemal (Sayfa 13 - YKY)
şule demir 
19 Mar 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

''...şu insanoğluna akıl ermez, diyordu. Bir incecik kavaldan koskoca, kükremiş bir dağ çıkarıyorlar, diyordu. Şu insanlar, şu dünyada var oldukça her şeye akıl erdirecekler, kartalın uçuşuna, karıncanın yuvasına, ayın, günün doğuşuna, batışına, ölümüne, kalıma, her şeye akıl sır erdirecekler. Karanlığa ışığa, her şeye, her şeye akıl erdirecekler, tek insanoğluna güçleri yetmeyecek. Onun sırrına ulaşamayacaklar.''

Ağrıdağı Efsanesi, Yaşar Kemal (Sayfa 13)Ağrıdağı Efsanesi, Yaşar Kemal (Sayfa 13)
şule demir 
19 Mar 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

''Biz hep böyle, her şeyde birlik olsak, kimse bize diş geçiremez. Bize dağlar, şahlar dayanamaz. Hiç kimse... Yeter ki böyle birlik olalım.''

Ağrıdağı Efsanesi, Yaşar Kemal (Sayfa 112)Ağrıdağı Efsanesi, Yaşar Kemal (Sayfa 112)
Mâsiva 
02 Nis 13:04, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

Dünyanın ortasında tek başına kalmış bir hali vardı.Yalnız,yapayalnız.

Ağrıdağı Efsanesi, Yaşar KemalAğrıdağı Efsanesi, Yaşar Kemal
Ayçagül Akar 
01 Ara 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

El ele hiç kıpırdamadan öyle kaldılar, yürek yüreğe. Gecenin sessizliğinde birbirlerinin kanlarının süzülüşünü bile duyuyorlardı.

Ağrıdağı Efsanesi, Yaşar Kemal (Sayfa 44)Ağrıdağı Efsanesi, Yaşar Kemal (Sayfa 44)
Duygu 
 08 May 18:28, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

"Akillarina bile gelmez korktuğumuz.Kalabalik hiç fitne fücur düşünmez.İyi niyetlidir." "Gelir İsmail.Kalabalik kadar zekisi dünyaya gelmemistir."

Ağrıdağı Efsanesi, Yaşar Kemal (Sayfa 109 - Yapi kredi yayinlari)Ağrıdağı Efsanesi, Yaşar Kemal (Sayfa 109 - Yapi kredi yayinlari)

"Alışır,alışırsın.Bu dünyada başka türlü yaşamanın hiçbir çaresi yok..."

Ağrıdağı Efsanesi, Yaşar Kemal (Sayfa 74 - Yky)Ağrıdağı Efsanesi, Yaşar Kemal (Sayfa 74 - Yky)
Ayçagül Akar 
05 Ara 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Taş gibi ağır, duvar gibiydi karanlık... Ağrıdağı yürüyor gibiydi. Ortalık çok ıssızdı. Kıyametten bir an öncesinin ıssızlığı gibi... Ve gece yürümeye başladı. Ağrıdağının kalın derisi gecede ürperdi.

Ağrıdağı Efsanesi, Yaşar Kemal (Sayfa 83)Ağrıdağı Efsanesi, Yaşar Kemal (Sayfa 83)

Kitapla ilgili 3 Haber

Yaşar Kemal’siz 1 yıl...!!!
Yaşar Kemal’siz 1 yıl...!!! Yaşar Kemal, 28 Şubat 2015’te vefat etmiş, 2 Mart 2015 günü 92 yaşında, büyük bir törenle sonsuzluğa uğurlanmıştı. Türkiye'nin Evrensel Yazarı Yaşar Kemal'i saygı ve sevgiyle anıyoruz...