Bir Delinin Anıları

8,4/10  (13 Oy) · 
31 okunma  · 
10 beğeni  · 
962 gösterim
Gustave Flaubert yazmaya başladığında henüz sekiz yaşındaydı.Madam Bovary fırtınası tüm dünyayı sarmadan çok önce, ilk kaleme aldığı roman Bir Delinin Anıları olmuştu. Otobiyografik öğeler taşıyan roman, yazarın iç dünyasına da ayna tutar nitelikte. 

Flaubert’in 1838’de yazdığı Bir Delinin Anıları, yazarın kendisinin de dahil olduğu burjuva dünyasına eleştirel bir bakış olarak da okunabilir. Geçmiş ile şimdiki zaman arasında gidiş-gelişler tekniğiyle kaleme alınmış olan roman, imkânsız bir aşkın öyküsü. 

Yalnızlığı bir yaşam biçimi olarak seçen, hatta bunu bir ibadet gibi yaşayan kahramanımız, seçtiği bu yaşam biçiminin olumlu olumsuz bütün yanlarını tüm keskinliğiyle hisseder. Gençliğin heyecanı ve sorgulayan zihniyle hem kendini hem dünyayı hem de aşkı anlamaya çalışan bu karakter, on dokuzuncu yüzyıldan yirmi birinci yüzyıla uzanan bir aynadır da aslında…

Bir Delinin Anıları, Türkçeye ilk kez kazandırılan değerli bir klasik.  
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2010
  • Sayfa Sayısı:
    94
  • ISBN:
    9789755704517
  • Orijinal Adı:
    Mémories D'un Fou
  • Çeviri:
    Burak Zeybek
  • Yayınevi:
    Sel Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Pelin Tunç 
25 Şub 16:06, Kitabı okudu, 7/10 puan

Flaubert'in 17 yaşında yazdığı ilk gençlik eseri. Yazar eğitim gördüğü süreçte bu kitabı kaleme almış. Doğal olarak konusu da 19. yy Fransa'sında çoğunluğu yakın çevresini kapsayan - sınıf arkadaşlarına, yaşadığı çevreye, ailesine- eleştirilerinden oluşmuş. Üslubuna baktığımda yaşının getirdiği hayata karşı isyanı; ergenliğe özgü benmerkezciliği, yer yer kişisel efsanelerini belirgin olarak görülüyor. Hayatını anlamlandırmaya çalışması ve sorguladıkça kendi deyişiyle içine çeken hiçlikte kayboluşunu isyan ederek beyan etmiş. Her ne kadar bu kitapta toyluğu belirgin olarak görülsede yaşına ve çağına göre hepimizi geride bırakacak eser çıkarmış bence. İçerikte yalnızlıktan şikayet etmediğini hatta gurur duyduğunu hissettirmek ister fakat esasen müzdariptir, sevgi yoksunluğu çekmektedir. Dolayısıyla aşklarında ergenlikte görülen dürtülerine ek olarak bu yoksunluklarında eşlik etmesi, hayatında savruluşu daha kolaylaştıracaktır.

Bu kitabın değeri yaşınıza göre değişir. 18 yaşında okuduğunuzdaki değer yargınız ile 30 yaşında okuduğunuzdakinden çok farklı olacaktır. Bu yüzden beklentinizi yüksek tutmayın derim :)

M.Ali BARAN 
28 Nis 12:39, Kitabı okudu, 3 günde, Beğendi, 8/10 puan

Yazar’’ Bir Delinin Anıları’’ Romanın da Okul hayatı ve Aşk ilgili düşüncelerini ve aşk hakkında yaşadığı olayların onda bıraktığı etkilerini kaleme alıp, okuyucuya aktarıyor. Ayrıca, yaşadığı dönemim burjuva dünyasını da acımasızca eleştiriyor. Bunu da şu sözlerle açıklıyor. ‘’Neredeyse yaşamadım; Ailemi hiç tanımadım, yani hiç metresim, yalakam, hizmetçim, maiyetim yok, dedikleri gibi sosyeteye girmedim çünkü bu sosyete bana her zaman sahte ve çın çın, ve çıngırakla kaplı, sıkıcı ve yapmacık gelmiştir. ‘’
Kitaptaki geçişler ve ruh hali bir delininkinden farksız. Hayal gücünün sınırsızlığı, değişik yerler görme isteği ve kadınlarla ilgili, o yaştaki düşünceleri çok dikkat çekici.Güzel bir eser tavsiye ederim.

Umutlu Ev Kadını 
30 May 23:15, Kitabı okudu, 14 günde, 10/10 puan

Flaubert' in adını genelde ünlü romanı '' Madame Bovary '' ile anıldığında duyuyoruz. En ünlü eseri bu olsa da onun bir evveli de vardı. Tam 17 sinde yazdığı ve o yaşına uygun konuları içerdiği '' Bir delinin anıları'' size yazarın sağlam adımlar ile edebiyat dünyasına girişine dair tanıklık eder. Flaubert' in konular arasındaki geçişleri sıra dışı, ruh halini yansıtan haykırışlarının zaman zaman bir delinin kini anımsatan cinsindendir. Biraz dağınık ve çizgisi olmadığı gibi gözükmesi aslında o yaştaki bir gencin yaşama ve olaylara karşı ne kadar çaresiz olduğunu gösteriyor. ''Realizm akımının realist olmayan'' yazarı olarak tanımlanan Flaubert bu ilk eseri ile benim genç yaşlarımdaki alkollü halimde filtresiz dışa vuran monologlarımı anımsatıyor. Beynimde gelişen sorular, düşünceler ve sitemler de öyle çaresizce karmakarışık şekilde dilimden düşerdi. Nostaljik havamda bu klasiği özellikle genç okuyuculara tavsiye ederim. Eminim ki zamanı için epey modern tarzı ile bugünlerde de hayranları bol olabilir...

Daha fazlası için tıklayın: http://gamzenindunyasi74.blogspot.com/...k-ta-okuduklarm.html

Kuzey GENÇ 
11 Oca 16:47, Kitabı okudu, 2 günde, Beğendi, Puan vermedi

17 Yaşında yazmasına rağmen,
Bugün ki "Popüler Türk Edebiyatımız" yazarlarından daha kaliteli yazdığı kanaatindeyim. Gerçekten de bir delinin yaşayabileceği özel anılardan bahsetmiş. Yahut, o yaşadığı anılarda ki duygular; insanı zaten deli etmeye yeterli!....

ramazan k. 
11 Eki 19:09, Kitabı okudu, 2 günde, Puan vermedi

Bir Delinin Anıları, Gustave Flaubert’in daha on yedi yaşında iken yazdığı ilk romanı. Flaubert bu eseriyle on yedi yaşında bir klasik haline gelecek Madame Bovary’yi yazacağını haber vermiştir. Kendinden on yaş büyük bir kadına duyduğu aşk etrafında kurduğu kurgu, romanın konusunu aşarak insanlığın varoluşunun sorgulandığı bir romana dönüşüyor. Kitapta yer alan bazı bölümler tek başına birer manifesto özelliği taşıyor. Yazımın devamı için: https://karakugublog.wordpress.com/...gi-gustave-flaubert/

eso.okur 
14 Tem 2014, Kitabı okudu, Puan vermedi

Çocukken aşkı düşledim; gençken şanı; erkek olduğumda mezarı- Artık aşkı kalmayanların o son aşkını...

Bu kitabın ana fikri diyebiliriz ve bu düşünce etrafında her şey şekilleniyor.

Kitaptan 22 Alıntı

M.Ali BARAN 
28 Nis 11:13, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

Hayatını saraylarda geçirdikten ve ayaklarını büyük şehirlerin kaldırım taşlarında eskittikten sonra, insan ölmek için ormanlara gidecek.

Bir Delinin Anıları, Gustave Flaubert (Sayfa 33)Bir Delinin Anıları, Gustave Flaubert (Sayfa 33)
Ömer Biçeroğlu 
 14 Ağu 02:28, Kitabı okuyor, Beğendi, 6/10 puan

Zira artık yüreğim kuru, gözyaşlarım kurudu. İyi yürekli ve safiyane beni kirleten ve kötü hale getiren insanlara lanet olsun!

Bir Delinin Anıları, Gustave Flaubert (Sayfa 31)Bir Delinin Anıları, Gustave Flaubert (Sayfa 31)
Uğur Erdoğan 
04 Kas 2014, Kitabı okudu, 8/10 puan

Bu ruh, dünyanın güneşin çevresinde döndüğü gibi, fiziksel varlığımızın çevresinde döndüğü bir özdür; bu ruh soyludur, zira manevi bir ana madde olduğu, dünyevi olmadığı için aşağılık, adi bir şey barındırmayı başaramaz. Öte yandan, bedenimizi yöneten düşünce değil midir? Öldürmek istediğimiz zaman kolumuzu kaldıran o değil midir? Etimizi hareket ettiren o değil midir? Yoksa zihin kötülüğün kaynağıdır da beden onun memuru mudur?

Bir Delinin Anıları, Gustave Flaubert (Sayfa 83 - Sel Yayıncılık)Bir Delinin Anıları, Gustave Flaubert (Sayfa 83 - Sel Yayıncılık)
eso.okur 
04 Eyl 2014, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

-Hatırlıyorum da, henüz çok küçükken, ceplerimi boşaltır, fukaraya verirdim
Benim geçişimi nasıl da gülümseyerek karşılardı.ve ben de onlara iyilik
etmekten nasıl zevk alırdım! Bu, benim uzun zamandır unuttuğum bir haz, zira artık
yüreğim kuru, gözyaşlarım kurudu. İyi yürekli ve safiyane beni kirleten ve kötü hale getiren
insanlara lanet olsun!

Bir Delinin Anıları, Gustave FlaubertBir Delinin Anıları, Gustave Flaubert
eso.okur 
12 Eyl 2014, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

Kaybettiğim bütün o şeyleri şimdi kim bana geri verecek? Hayallerimi,
seraplarımı, solmuş bütün o şeyleri. * daha çiçek açamadan önce donun
öldürdüğü zavallı çiçekleri.

Bir Delinin Anıları, Gustave FlaubertBir Delinin Anıları, Gustave Flaubert

Aç gözlerini zayıf ve kibir dolu insan, toz zerreciğinin üstüne güçlükle tırmanan zavallı karınca, kendi kendine özgür ve büyük olduğunu söylüyorsun, kendi kendine saygı duyuyorsun, hayatı süresince o kadar aşağılık olan sen, ve kuşkusuz alay etmek için, gelip geçen çürük bedenini selamlıyorsun. Ve sonra sanıyorsun ki, büyüklük adını verdiğin bir miktar gurur ve toplumunun özü olan bu alçak çıkar arasında çalkalanan bu kadar güzel bir hayat, ölümsüzlükle taçlanacak. Sana ölümsüzlük mü,
sen ki bir maymundan daha azgınsın ve bir kaplandan daha kötüsün ve bir yılandan daha sürüngensin? Haydi canım! Maymun için bir cennet yaratın bana, kaplan ve yılan için, hovardalık, gaddarlık, alçaklık için, bencillik için bir cennet, bu toz zerresi için bir ebediyet, bu hiçlik için ölümsüzlük. Özgür olmakla, iyilik ve kötülük adını verdiğin şeyleri yapabilmekle övünürsün, kuşkusuz daha hızlı mahkum edilmek için, zira sen iyi ne yapmayı bilirsin? Hareketlerinden biri bile var mı ki kibir tarafından yönlendirilmesin veya çıkar tarafından hesaplanmış olmasın?

Bir Delinin Anıları, Gustave FlaubertBir Delinin Anıları, Gustave Flaubert

İnsan, bilinmedik bir el tarafından sonsuzluğun içine atılan kum tanesi, uçurumun kenarındaki bütün dallara tutunmak isteyen, erdeme, aşka, bencilliğe, hırsa bağlanan ve daha iyi tutunmak için bütün bunları erdem sayan, Tanrı'ya yapışan ve her zaman zayıflayan, elleri bırakan ve düşen, zayıf ayaklı, zavallı böcek!

Bir Delinin Anıları, Gustave FlaubertBir Delinin Anıları, Gustave Flaubert
M.Ali BARAN 
28 Nis 11:23, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

''Çağımın salaklığına karşı, beni boğan nefret dalgalarını hissediyorum. Ağzıma kadar bok geliyor, fırlayan bir fıtık gibi. Ama ben bu boku saklamak istiyorum, katılaştırmak, sertleştirmek. 19.yüzyılın yüzünü sıvayacağım bir macun yapmak istiyorum. Hint pagodalarını tezekle nasıl bezerlerse öyle....''

Bir Delinin Anıları, Gustave Flaubert (Sayfa 5)Bir Delinin Anıları, Gustave Flaubert (Sayfa 5)
3 /