Görünmez Kentler

7,3/10  (33 Oy) · 
79 okunma  · 
15 beğeni  · 
1.754 gösterim
Modern dünyanın masal anlatıcısı Italo Calvino'nun Türkçede uzun süredir görünmeyen kitabı Görünmez Kentler, tekrar elimizin altında... Kubilay Han'ın atlasında yolculuk eden Marco Polo... Batının doğuyu gören gözünün kurduğu hayaller bir yanda, modern kentin içinden çıkılmazlığı ve geleceği öte yanda...

"Kitap bir alan; okur içine girmeli, dolanmalı, belki kendini kaybetmeli, ama belli bir noktada bir çıkış hatta birçok çıkış bulmalı. Kitap, dışarı çıkabilmek için bir yola koyulma olanağı."
Okur, kitabı eline aldığında, yazarın kentleri arasında dolanacağından, önüne altın harflerle sunulan olasılıkları yutacağından, sonunda okuduklarını kendi zihnindeki ideal kentlere ekleyeceğinden emin olmalı. Okur, kitabı, mümkünse, büyük bir caddenin kenarına dizilmiş kahve masalarından birine ilişerek, okumalı; göz önündeki gerçekle, göz önündeki kurguyu daha iyi görebilmek için...

"Belki de kent yaşamının kriz noktasına yaklaşmaktayız ve Görünmez Kentler, yaşanmaz hale gelen kentlerin kalbinden doğan bir rüya."
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    2014
  • Sayfa Sayısı:
    204
  • ISBN:
    9789750804663
  • Orijinal Adı:
    Le Citta Invisibili
  • Çeviri:
    Işıl Saatçioğlu
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
Uğur Erdoğan 
06 Eki 2015, Kitabı okudu, 3 günde, 6/10 puan

Calvino'nun okuduğum ilk kitabı. Ankara'daki toplantıda okumak için seçtiğimiz kitaptı. İsmi itibariyle aslında merak ettiğim bir kitaptı. Ancak okuduktan sonra kitabı pek beğenmedim.
Kitap Marco Polo'nun gezdiği şehirleri Kubilay hana anlatmasıyla ilgili.Anlattığı şehirler genel olarak kadın isimlerinden oluşuyor.Şehirleri 3-4 sayfada anlatıyor. Bir şehri okurken o şehri daha yeni kafanızda canlandırıyorken yeni bir şehir anlatmaya başlıyor.Bu yüzden şehirler bazen birbirine karışıyor.Bana göre kitapta bir bütünlük yok.
Toplantıda diğer bir iki kitabının iyi olduğunu Seray söyledi.Ancak ilk kitabını beğenmediğim Calvino'nun diğer kitaplarını okur muyum bilemiyorum:)

mustafa tamer akder 
17 Eki 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Öncelikle kitap hakkında yorumuma başlamadan kitapla bağlantılı ufak bir bilgi vermek istiyorum. Bulmaca konu sayısal olmayan bütün bulmacalara mesafeliyim. Hiç sözel bulmaca çözmedim desem yalan olur ama çok zevk aldığımı ve kendimi verdiğimi söylenemez. Hatta sudoku da rakam yerine harf kullanıldığında çözme hızım en az 2-3 dakika düşüyor. :D Ondan kitabın göstergebilimsel üzerine olan kısmı hiç incelemedim. Bu yüzden kitabın asıl söylemek veya dikkat çekmek kısmını incelemedim demek oluyor göstergebilimsel'in tanımından anladığıma göre.
Gelelim kitap ile görüşmelerime, bu yorumda olumlu görüşlerimi ayrı olumsuz görüşlerimi ayrı sıralamayacağım. Göstergebilimsel kısmı incelemediğim için bir olumlu bir olumsuz düşüncelerimi söyleyeceğim. Öncelikle şehir tasvirleri zihnimde canlandırmak hoşuma gitti. Ama şehirlerde bir olay ve bir karakter olmaması(Çoğunda diyelim. Bazılarında vardı.) şehirleri içine girmemi engelledi sadece resim olarak kaldı. Kubilay han ile Marco Polo'nun muhabbetleri çok güzel olmakla beraber. Bence biraz daha derinlemesine olmalı idi. Kentleri gördüm ama hepsinin içine giremedim. İleride şehirleri sayısal olarak ayırıp tekrar okumayı düşünüyorum.

Soyut anlatımlı ve bol bol tasvirlerin olduğu, hayali kentlerin bölüm bölüm anlatıldığı bir eskiz toplaması gibi bir şey. Ben çok aşina değilim çokça betimlemelere. Yazar burada kent isimlerini hep kadınlardan seçmiş, kentlerin özelliklerinin çoğunu da kadınlara benzetmeye çalışmış gibiydi. Beğenene de beğenmeyene de saygı duyarım genel olarak. Belki ileride diğer kitaplarını da okurum.

Ahmet Kara 
 24 Eyl 14:08, Kitabı okudu, 13 günde, 8/10 puan

Calvino’nun okuduğum ilk kitabı oldu. Yazarın masalsı anlatım üslubundan oldukça etkilendiğimi söyleyebilirim. Kitap boyunca türlü kentlere dair sayısız betimleme adeta bir cümbüş halinde önünüzde akıyor. Bu betimlemelerde kullanılan kelimeler/imgeler ister istemez hayal gücünüzü tetikliyor, içinizde sanki kitapta anlatılan masalsı ortamlarda/kentlerde olduğunuz hissi oluşuyor. En azından ben öyle hissettim diyeyim :)

Kitabı okurken Calvino’nun zekasını, hayal gücünü, kelimelerle arasının bu denli iyi olmasını takdir ettim (bu arada, YKY baskısından okudum, çevirmen Işıl Saatçıoğlu da çok iyi iş çıkarmış).

Bu kitap bir roman yada öykü değil, bir anlatı. Calvino okumaya devam edeceğim, sırada “Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu” kitabı var (bu ikinci kitap –benim de favorim olan– roman türünde olduğu için doğrusu daha bir heyecanlıyım).

Ömer Faruk Erdoğan 
 29 Ağu 01:20, Kitabı okudu, 2 günde, Puan vermedi

Birbirinden bağımsız kentler anlatılıyor kitapta. Bu anlatımlar, çokça betimleme içeren ve her bir kent için birkaç sayfa süren anlatımlar. Birkaç sayfa ardından başka bir kent, sonra bir diğeri, ve bir tane daha... Böylece o kadar çok kent okumuş oluyoruz ki... Bu yüzden, mümkün olduğunca dikkatli okumak gerek.

Olumlu ya da olumsuz bir fikir belirtmeyeceğim. Çünkü çok şey vaat eden bir kitap okudum ve bu okuma, vaatlerin gerçekleşmesine yetmedi. İleri bir zamanda daha dikkatli bir şekilde tekrar okuduğumda, ikinci bir inceleme ile burada olacağım.

MELİKE METİN 
 09 Eyl 13:13, Kitabı okudu, 5 günde, 5/10 puan

Marco Polo ve Kubilay Han'ın konuşmaları güzeldi, fakat nerdeyse hiç bir kentin içine giremedim ve kitabı bitirmiş olmak için okudum. Muhtemelen kitap güzel fakat bana hitap etmiyor. Ama bu İtalo Calvino ya bir şans daha vermemi engellemiyor, diğer kitaplarını da okumayı deneyeceğim.

mi ne 
25 Mar 19:40, Kitabı okudu, 164 günde, 3/10 puan

kıtap fuarında mesleki teknik kitaplarımı alırken aynı sırada olması nedeniyle ilgimi çekip almış olduğum bir kitap. içerisinde yer alan şehir betimlemelerini çok iyi bulmamakla beraber akıcı bir kitap.

doğan hezer 
13 Mar 19:33, Kitabı okudu, 10 günde, Beğendi, 8/10 puan

HAYALİ KENTLER ÜZERİNE HOŞ BİR DENEYİM.Italo Calvino için çok iyi bir başlangıç kitabı. Birbirinden güzel, gizemli, gösterişli ................ kentler.

Y. Yalçın 
28 Tem 20:36, Kitabı okudu, Beğendi, 7/10 puan

Orijinal ismi; le citta invisibili olan eser, "Görünmeyen Kentler" olarak da Türkçeleştirilebilir. Konu olaraksa; Marko Polo ve Kubilay Han'ın satranç oyunları sırasında yaşanan sohbetini ele almaktadır.

Şöyle de anlamlı bir cümle geçer;

“Belleğin görüntüleri, bir kere sözcüklere döküldükleri zaman sabitleşir ve bellekten silinirler.”

Belki de bu yüzden, çok konuşan biri değilimdir ve genelde dinlerim.

Norma 
27 Tem 18:53, Kitabı okudu, 13 günde, Puan vermedi

Calvino'nun kentleri tıpkı Picasso tabloları gibi. Geometrik şekiller yerine geometrik kentler kuruluyor zihinlerde. Kubilay Han ile Marco Polo arasındaki diyaloglar kentlerin şifresini de okuyucuya alt mesaj olarak veriyor.

Kitaptan 29 Alıntı

"Biz canlıların cehennemi gelecekte var olacak bir şey değil, eğer bir cehennem varsa burada, çoktan aramızda; her gün içinde yaşadığımız, birlikte, yan yana durarak yarattığımız cehennem. İki yolu var acı çekmemenin. Birincisi pek çok kişiye kolay gelir: Cehennemi kabullenmek ve onu görmeyecek kadar onunla bütünleşmek. İkinci yol riskli: sürekli bir dikkat ve eğitim istiyor; cehennemin ortasında cehennem olmayan kim ve ne var, onu aramak ve bulduğunda tanımayı bilmek, onu yaşatmak, ona fırsat vermek.

Görünmez Kentler, Italo CalvinoGörünmez Kentler, Italo Calvino
Tuğçe 
 28 Eyl 2015, Kitabı okudu, 4/10 puan

Ya sen? diye sordu Yüce Han, Polo'ya. "Sen de uzak ülkelerden dönüyorsun ve bana bütün söyleyebildiğin, akşam evinin eşiğinde oturmuş, serinleyen birisinin aklına gelebilecek düşünceler. Peki ne anlamı var öyleyse bunca yolculuğun?"

Görünmez Kentler, Italo Calvino (Sayfa 75)Görünmez Kentler, Italo Calvino (Sayfa 75)
Eda 
05 Şub 2015, Kitabı okudu, 10/10 puan

"Eutropia sakinleri üzerlerinde müthiş bir yorgunluk hissettikleri ve kimsenin artık mesleğine, akrabalarına, evine ve sokağına, borçlarına, selamlanacak ya da selamladığı kişilere katlanamadığı gün, kentin tüm nüfusu boş ve yeni gibi orada onları bekleyen, herkesin değişik bir meslek, değişik bir eş bulacağı, pencereyi açtığında değişik bir manzara göreceği, akşamları vaktini başka şeyler, başka arkadaşlıklar, başka dedikodularla geçireceği komşu kente yerleşmeye karar verirler."

Görünmez Kentler, Italo CalvinoGörünmez Kentler, Italo Calvino

Kentler vardır yıllarla ve değişerek arzuları biçimlemeyi sürdürürler, kentler vardır ya arzularca silinip ya da arzuları silip, yok ederler.

Görünmez Kentler, Italo Calvino (Sayfa 81)Görünmez Kentler, Italo Calvino (Sayfa 81)
Öznur Kılıç 
13 Şub 15:21, Kitabı okudu, Puan vermedi

"Belleğin imgeleri bir kez dile vurulup sözlerle sabitleşti mi silinip
gider," dedi Polo. "Belki de Venedik'i kaybetmekten, konuşarak
onu bir çırpıda kaybetmekten korkuyorum. Kim bilir, başka kentlerden
konuşurken azar azar onu kaybettim bile."

Görünmez Kentler, Italo Calvino (Sayfa 132)Görünmez Kentler, Italo Calvino (Sayfa 132)
Öznur Kılıç 
08 Şub 01:58, Kitabı okudu, Puan vermedi

Eğer erkek ve kadınlar o kısacık düşlerini yaşamaya kalkışsalar
her hayal bir kovalamaca, bir aldatmaca, bir anlaşmazlık,
karşıtlık ve baskı hikâyesinin yaşanmaya başlayacağı bir insana
dönüşür ve hayallerin atlıkarıncası duruverirdi.

Görünmez Kentler, Italo Calvino (Sayfa 95)Görünmez Kentler, Italo Calvino (Sayfa 95)
Pelin Tunç 
01 Eki 2015, Kitabı okudu, 6/10 puan

Sözlerim, senin etrafında hangi ülkeyi kurarsa kursun, bu sarayın yerinde kazıklar üzerine kurulmuş bir köy de olsa, meltem sana çamur dolu nehir ağzının kokusunu da getirse, sen hep kendi durduğun yere benzer bir yerden göreceksin onu. (75)

Görünmez Kentler, Italo CalvinoGörünmez Kentler, Italo Calvino
Öznur Kılıç 
07 Şub 00:12, Kitabı okudu, Puan vermedi

''Başka yer, negatif bir aynadır. Yolcu sahip olduğu tenhayı tanır, sahip olmadığı ve olamayacağı kalabalığı keşfederek.''

Görünmez Kentler, Italo Calvino (Sayfa 76)Görünmez Kentler, Italo Calvino (Sayfa 76)

''marco polo, tek tek her taşıyla bir köprüyü anlatıyor.'Peki köprüyü taşıyan taş hangisi ?'diye sorar kubilay han.'Köprüyü taşıyan şu yada bu taş değil,taşların oluşturduğu kemerin kavisi.!der marco.
Kubilay han sessiz kalır bir süre , düşünür.sonra ekler :
'neden taşları anlatıp duruyorsun bana ? beni ilgilendiren tek şey var, o da kemer.'
marco cevap verir : 'taşlar yoksa kemerde yoktur.'

Görünmez Kentler, Italo CalvinoGörünmez Kentler, Italo Calvino
3 /

Kitapla ilgili 1 Haber