7,5/10  (11 Oy) · 
24 okunma  · 
10 beğeni  · 
521 gösterim
Yaşadığım kenti terk ederken, Hanna'nın kafasını kurcalayan şeyle benim o dönemde düşünüp kurduklarım arasındaki uçurum, tuhaf bir biçimde içime dokunuyordu. Ona ihanet ettiğim, onu yadsıdığım için uzaklaşmasına neden olduğumdan kuşku duymamıştım, oysa gerçekte tramvay şirketinde utanılası bir duruma düşmekten kaçıyordu. Ne ki, onu benim uzaklaştırmış olmamam, ihanet ettiğim gerçeğini değiştirmiyordu. O halde hala suçluydum. Ve eğer bir caniye ihanet etmek suç sayılamayacağı için suç işlemediysem, bir caniyi sevmiş olduğum için suçluydum.
Sıradışı bir aşkın ardına gizlenmiş dehşet verici bir tarihin öyküsü bu. Daniel Cohn Bendit'in dediği gibi, "büyük edebiyat".
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    2009
  • Sayfa Sayısı:
    192
  • ISBN:
    9789754703887
  • Orijinal Adı:
    Der Vorleser
  • Çeviri:
    Cemal Ener
  • Yayınevi:
    İletişim Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Ahmet Samsa 
17 Şub 02:12, Kitabı okudu, 12 günde, Beğendi, 10/10 puan

Okuyucu'nun yıllar önce filmini izlemiştim. Ve kitabı bir gün rafta görünce direk film aklıma geldi. Yoksa o filmi, bu kitaptan mı uyarlamışlar diye atladım kitaba. Ve evet o filmi, bu kitaptan uyarlamışlar. Aslında kitabı görünce filmin aklıma gelmesi çok tuhaftı. Çünkü güzel bir film izlediğim dışında hiçbir şey hatırlamıyorum filmle ilgili. İşte bu şekilde yetersiz hafızama güvenerek aldım bu kitabı.

Kitabın zamanı İkinci Dünya Savaşı sonrası yıllar ve yer Almanya. Anlatımı ise iki ana karakterden biri olan Michael Berg karakterinin bakış açısından yapılıyor. Michael Berg 14 yaşındadır ve bir hastalık geçirir. Kendisine bir gün, bir şekilde yardım eden, 36 yaşındaki Hanna Schmitz'le aralarında farklı bir ilişki oluşur. Artık Michael düzenli olarak Hanna'ya gitmektedir ve ona kitaplar okumaktadır... Michael'ın hayatının atlaya atlaya anlatılan, otuz yıllık bir dönemini okuyoruz. Ve bu otuz yıl içinde Hanna ile olan ilişkilerini anlatırken, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Almanya'da nazi kamplarında görev alan Alman'ların yargılanma süreci de ortaya dökülüyor.

Kitabı gerçekten çok sevdim. Çok akıcı bir dili var. Betimlemeler, duygusal ve psikolojik tahliller çok iyiydi. Zaten uzun zamanda okumamın çok zaman ayıramamak dışındaki bir diğer sebebi ise aynı bölümleri -çok hoşuma gittikleri için- tekrar tekrar okumak. Aslında zaten kısa olan kitap, üç bölüme ayrılmış ve bölümler de 3-5 sayfalık bölümlere ayrılmış ki bu okumayı çok kolaylaştırıyor. Zaman ayırırsanız çok kısa sürede okuyabileceğiniz bir kitap Okuyucu.

Okumalısınız diyor ve de keyifli okumalar diliyorum.

Kitap Yızldızı 
20 Eyl 12:54, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Beni etkileyen eserlerden biri ama sonu kötü bitti evet sonu kötü olsa da kitap çok güzel ve farklı bir edebiyatı var farklı dille anlatılmış beni çok etkiledi ama herkese hitap eden bir kitap değil okuyan kardeşlerime Keyifli okumalar Türkiye ...

Kitaptan 11 Alıntı

Ahmet Samsa 
17 Şub 01:34, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Ne ki, kaçış yalnızca bir uzaklaşma değil, bir varıştır aynı zamanda.

Okuyucu, Bernhard SchlinkOkuyucu, Bernhard Schlink
Ahmet Samsa 
17 Şub 01:33, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Yüzündeki beklentiyi gördüm; beni tanıdığında, o yüzün sevinçle parladığını gördüm; ona yaklaştığımda, yüzümü yoklayan gözlerini gördüm; gözlerindeki arayan, soran, giderek güvenini yitiren ve kırılan bakışı gördüm ve yüzünün karardığını gördüm.

Okuyucu, Bernhard SchlinkOkuyucu, Bernhard Schlink
Ahmet Samsa 
07 Şub 23:49, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Bu yolun, başka yerleşim yerlerinden geçerek Schwetzingen'de son bulacağını biliyordum. Ama kendimi dışlanmış hissediyordum; insanların yaşadıkları, çalıştıkları ve seviştikleri normal dünyadan dışlanmış. Sanki o boş vagonda hedefi ve sonu olmayan lanetlenmiş bir yolcu gibiydim.

Okuyucu, Bernhard Schlink (Sayfa 41)Okuyucu, Bernhard Schlink (Sayfa 41)
Ahmet Samsa 
11 Şub 12:21, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Ama kendimi nasıl kandırmaya çalışırsam çalışayım, hayatımdaki önemli şeyleri dostlarıma anlatırken Hanna'yı suskunlukla geçiştirdikçe, ona ihanet ettiğimi biliyordum.

Okuyucu, Bernhard Schlink (Sayfa 65)Okuyucu, Bernhard Schlink (Sayfa 65)
Ahmet Samsa 
16 Şub 12:53, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Söylediklerinizin hakikati yaptıklarınız olduğuna göre konuşmanın ne gereği var?

Okuyucu, Bernhard SchlinkOkuyucu, Bernhard Schlink

Beni zaten kimsenin anlamadığını, kim olduğumu ve beni şunu ya da bunu yapmaya iten şeyin ne olduğunu kimsenin bilmediğini hissederdim hep. Ve biliyor musun, eğer seni anlamıyorlarsa, senden hesap da soramazlar.

Okuyucu, Bernhard SchlinkOkuyucu, Bernhard Schlink
Ahmet Samsa 
05 Şub 16:03, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Birbirimizin karşısında çırılçıplak duruyorduk, ama üniformasıyla bile bundan daha soğuk olamazdı karşımda.

Okuyucu, Bernhard SchlinkOkuyucu, Bernhard Schlink
Ahmet Samsa 
16 Şub 12:53, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Diğerinin muradı olmayı başaramamışsa insan neden istesin ki onun eski ilişkilerini dinlemeyi?

Okuyucu, Bernhard SchlinkOkuyucu, Bernhard Schlink

Bu hüzün, hüzün dediğimiz şeyin ta kendisi midir yoksa? Anılardaki mutluluk bir durumdan değil, gerçekleşmemiş bir vaadden kaynaklandığı için, geçmişe bakarken güzel anılarımızın dağıldığını görüp de kapıldığımız hüzün müdür bu?

Okuyucu, Bernhard SchlinkOkuyucu, Bernhard Schlink
2 /