Paris Sıkıntısı

8,6/10  (14 Oy) · 
38 okunma  · 
11 beğeni  · 
711 gösterim
Charles Baudelaire (1821-1867); 1857'de yayımlanan Kötülük Çiçekleri'nin yanısıra, Avrupa'ya tanıttığı Poe çevirileri ve eleştirel yazılarıyla da 19. yüzyılda edebiyatı yenileyen en önemli modern ustalardan biridir.

Baudelaire'in 1862'de tamamladığı ancak ölümünden iki yıl sonra yayımlanan Paris Sıkıntısı ise, yaklaşık 150 yıldır, düzyazı şiirin dünya edebiyatındaki anıt yapıtlarından biri sayılmaktadır.

Tahsin Yücel (1933); Dergilerde ilk ürünlerinin yayımlandığı 1950'den günümüze, edebiyatımızın son elli yılına damga vuran en önemli ustalarındandır.

Gerek öykü ve roman, gerekse deneme ve eleştirel çalışmalarıyla ufuk açan bu önemli yazarın Balzac'tan Flaubert'e, Gide'den Camus'ye çeviri edebiyatımıza katkılarıysa, 80 kitabı aşmaktadır.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2013
  • Sayfa Sayısı:
    117
  • ISBN:
    9789754588033
  • Çeviri:
    Tahsin Yücel
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Sehertan 
24 Ağu 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Baudelaire'in dusunce dunyasi cok derin olmakla beraber, ayrintilarda cümleler boyunca dolaşabiliyor.Kendisi bu kitabin icindekilerin duz yazılmış kisa siirler oldugunu belirtiyor ve kitap da zaten 1-2 sayfadan olusan siirsel metinlerden olusuyor. Durumlardan yola çıkarak kendi iç dunyasini ve hayata bakis acisini yansitan metinler bana kalirsa çok da iç karartıcı.

Burak Erdoğdu 
08 Eki 20:01, Kitabı okudu, 10/10 puan

Düz yazı şiire ancak bu denli yakisabilirdi. Ve bu kitap bir insanın 116 sayfalık nesir boyunca şairine üslubunu koruyabileceginin kanitiydi...

Mesih 
13 Eyl 2014, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Kısa öyküler ve kendine has kişisel gözlemlerden oluşuyor kitap. Sanki Dionysos'un 19'uncu yüzyıl Paris'inde yaşayan temsilcisi olan şairimiz hayata bakışını, uçarılığını gene metinlerine yansıtmış. Başlık Paris sıkıntısı olabilir ama metin ihtivası tam buraya da sığmıyor. Eğlenceli, ilginç, nesir ama şiirselik de barındıran bir kitap.

Kitaptan 28 Alıntı

“Yalnızlığını kalabalıkla doldurmasını bilmeyen kişi telaşlı bir kalabalık içinde yalnız olmasını da bilemez...”

Paris Sıkıntısı, Charles BaudelaireParis Sıkıntısı, Charles Baudelaire

-Söyle, anlaşılmaz adam; kimi seversin en çok anneni mi,babanı mı,bacını mı yoksa kardeşini mi?
-Ne annem, ne de babam var, ne bacım, ne de kardeşim.
-Dostlarını mı?
-Anlamına bugüne kadar yabancı kaldığım bir söz kullandınız.
-Yurdunu mu?
-Hangi enlemdedir, bilmem.
-Güzelliği mi?
-Tanrısal ve ölümsüz olsaydı, severdim kuşkusuz.
-Altını mı?
-Siz Tanrı'ya nasıl kin beslerseniz, ben de ona öylesine kin beslerim.
-Peki, neyi seversin öyleyse sen, olağanüstü yabancı?
-Bulutları severim... İşte şu... Şu geçip giden bulutları... Eşsiz bulutları!

Paris Sıkıntısı, Charles BaudelaireParis Sıkıntısı, Charles Baudelaire
Maya 
24 Mar 16:18, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Evet! Zaman hüküm sürüyor; gene başladı zorba yönetimine. Sanki bir öküzmüşüm gibi sopasının iğnesiyle itiyor beni:
"Deh, deh be eşşek! Terle bakalım, tutsak! Yaşa bakalım, cehennemlik!"

Paris Sıkıntısı, Charles BaudelaireParis Sıkıntısı, Charles Baudelaire
Osman Yüksel 
27 Nis 10:25, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Her şeyi bildikleri ileri süren ahlakçılar ve hekimler bu tembel, bu kösnül ruhlara böyle çılgınca böyle birdenbire nereden geldiğini , en basit ve en zorunlu şeyleri bile yapmazken, en saçma, hatta çoğu zaman en tehlikeli işleri yapma yolunda belirli bir dakikada böyle fazladan bir gözü ipekliği nereden bulduklarını açıklayamazlar.

Paris Sıkıntısı, Charles Baudelaire (Sayfa 14)Paris Sıkıntısı, Charles Baudelaire (Sayfa 14)
Maya 
 25 Mar 12:15, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Bu yaşam her hastası yatak değiştirme saplantısına kapılmış bir hastanedir. Kimi soba karşısında çekmek ister acısını, kimi pencere yanında iyileşecegine inanır.
Bana da hep bulunmadığım yerde rahat ederim gibi gelir, ruhumla durmadan tartıştığım bir sorundur bu göç sorunu.

Paris Sıkıntısı, Charles BaudelaireParis Sıkıntısı, Charles Baudelaire
Mesih 
12 Eyl 2014, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

Her zaman sarhoş olmalı. Her şey bunda: tek sorun bu. Omuzlarınızı ezen, sizi toprağa doğru çeken Zamanın korkunç ağırlığını duymamak için durmamacasına sarhoş olmalısınız.
Ama neyle? Şarapla, şiirle ya da erdemle, nasıl isterseniz. Ama sarhoş olun.

Paris Sıkıntısı, Charles Baudelaire (Sayfa 80)Paris Sıkıntısı, Charles Baudelaire (Sayfa 80)

Düello
Bir düellodur güzeli incelemek, sanatçı haykırır, sonra da yenik düşer bu düelloda.

Paris Sıkıntısı, Charles Baudelaire (Sayfa 7 - Ataç Kitabevi 1961)Paris Sıkıntısı, Charles Baudelaire (Sayfa 7 - Ataç Kitabevi 1961)
3 /