Avusturya-Macaristan, 28 Temmuz Salı sabahı saat 11.00'da Sırbistan'a resmen savaş ilan etti. Tarihte ilk kez bir savaş ilanının telgrafla yapılması.
Sayfa 194·Kitabı okudu
28 Nisan 1915
Sabah düşman saat 06:00'da bütün cephede şiddetli bir taarruza başlamıştı. Filo kuvvetli şekilde taarruza refakat ediyordu. Vaziyet çok bunalımlı bir hal almıştı. Saat 10:00'da 9. Tümen, 26. Alay'a "Taburlar esas savunma hattına çekilsin ve gece karanlığında tahkimata haşlasın" emrini vermişti. Özellikle sol tarafta Bursa Jandarma Taburu sarsılmış, parça parça geri çekilmeye başlamıştı. Bir gün önce gelen 15. Alay 1. Tabur da muharebeye girmişti. Emir-komuta zinciri bozuldu. Cephe her tarafta sıkıştı. Son asker de savaş hattına sokularak muharebe geniş dalgalar halinde bütün cephede boğaz boğaza devam ediyordu. Cephedeki komutanlar ve özellikle 26. Alay komutanı Binbaşı Kadri'nin çabasıyla cephe tedricen vaziyeti sağlamlaştırmaya başlamıştı. Son ana doğru 19. Alay'ın kol başıyla savaş meydanına ulaşması durumu lehimize çevirdi. Akşam olarak vaziyet belirginleşmişti. Sol taraf mıntıkası 19. Alay'a verildi. 26. Alay toplanmak ve dinlenmek üzere geriye alındı. Bugün bölgede şu birlikler vardı: 26. Alay'dan 2 tabur, 25. Alay'ın üçte biri, 25. Alay'ın 2. Taburu, 19. Alay, Bursa Jandarma Taburu, 19. Alay' dan birkaç; batarya ve ağır bataryalar. . . Bugün yarımadanın kaderinin en bunalımlı günlerinden birisiydi. Yaklaşık iki İngiliz ve bir Fransız tümeni tarafından yapılan bu genel hücum Alçıtepe'ye kadar ulaşsaydı, yanmada savaşları büyük bir ihtimalle sona ererdi. Bugünkü çarpışmalarla düşmanın ilk direnci kırılmış, bundan sonra genel olarak 6 Mayıs'a kadar düşman artık taarruz hare ketine teşebbüs etmeyerek serbest hareket etme şansı bundan sonra bize geçmişti. 29, 30 Nisan ve 1 Mayıs'ta düşman 28 Mayıs'ta kazandığı hattın biraz ileri ve gerisinde tahkimatla meşgul oldu.
Sayfa 223·Kitabı okudu
Tarih
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
28 Mar 18:00 "DUYGULAR"
"İnsanın içinde bir şeyler ölüyor, yanıp kül oluyordu."
Sayfa 313·Kitabı okudu
Kahvaltı Ve Akşam Yemeği Saatlerine Dikkat!
Akşam yemeği ve kahvaltının daha erken saatlerde yenilmesinin kalp, beyin ve damar hastalıkları riskini azalttığı belirlendi. 103 bin yetişkin insandan yemek yeme alışkanlıkları hakkında 7 yılda toplanan veriler incelendi. Sonuçlar, akademik dergi Nature Communications'ta yayımlandı. Buna göre, 09.00'dan sonra kahvaltı, 21.00'den sonra da akşam yemeği yemenin kardiyovasküler sağlığı olumsuz etkilediği tespit edildi. Üstelik, kahvaltı ve akşam yemeği saatlerinde, belirtilen vakitlerin üzerine geçen her saatte kalp ve beyin damar hastalığı riskini %6 artırdığı gözlemlendi. Akşam yemeğini 21.00'den sonra yiyenlerin beyin damar hastalığına yakalanma olasılığının, 20.00'den önce yiyenlere kıyasla %28 daha fazla olduğu bildirildi. Ayrıca gecenin ilerleyen saatlerinde yemek yiyenlerin, erken yiyenlere kıyasla daha sağlıksız alışkanlıklar geliştirebileceğine işaret edildi.
Alıntı
"Meydan kazanı kuruldu, Bebekleri kaynatıldı; Gün görmedik hanımları, Süngü ile oynattılar!" Adana'nın Saimbeyli İlçesi'ndeki Ermeni vahşetini anlatan yukarıdaki dörtlük, devlet çöktükten sonra Türk Milleti'nin başına gelen sonsuz felâketlerin şiirsel ifadesini özetlemektedir. Fransız İşgal Kuvvetleri'nden cesaret alan Ermeniler kendilerine vaadedilen toprakları ele geçirmek için bir sabah erkenden kalkıp, 900 yıllık komşularını öldürmeye başlarlar. Kadınlar ve genç kızlar, silah zoruyla getirilip Hükümet Konağına doldurulur. Çocuklar ve bebekler analarının kucaklarından alınıp, kazanlarda pişirilir, sonra tepsilere dizilerek analarının önüne konulur. Yukarıdaki ezgi, Melek Hatun adındaki bahtsız bir Türk kadının kızıl Afife için yazdığı 20 dörtlükten biridir. Aynı ilçeden bir görgü şahidi, Kürt Genco'nun nasıl öldürüldüğünü, değerli araştırmacı Cezmi Yurtsever'e şöyle anlatmıştır: "... Genco başçavuşu yakaladılar. Hükümet Konağı'nın olduğu meydana getirdiler. El ve ayaklarını bir çınar ağacına çiviyle bağladılar, (yâni el ve ayaklarından ağaca çakılılar) Başaşağı, koyun yüzer gibi derisini yüzerek öldürdüler." İnsanı ürperten bu vahşet sahneleri hemen hemen Anadolu'nun işgal görmüş bütün şehirlerinde ya Fransızların, ya İngilizlerin, ya da Rusların gözü önünde yaşanmıştır! Yâni bugün bizi soykırım yapmakla suçlayanlar da parlâmentolarında soykırım kararlarını kabul edenler de aslında Türkler'e karşı soykırım yapanlardır! Biliyoruz ki, Ruslar Doğu'da, İngilizler ve Fransızlar Güney'de Türkler'in elindeki derme çatma savunma araçlarını aldıktan sonra Ermenileri silâhlandırıp, kadınların, çocukların ve yaşlıların üzerine sevketmişlerdir. Batıanadolu'da Yunan birliklerinin vahşetini onaylayan İngiltere, Musul'da Ermenilere ilaveten Nasturileri de Türkler'i yoketmeleri
Sayfa 297 - Bilgeoğuz Yayınları·Kitabı okudu
Tarih
28
"Dahası, akıllı birisinin zamanında dediği gibi, hayatta terk edemeyeceğin ne varsa hepsi küçük bir sırt çantasına sığabilmeli."
Sayfa 63·Kitabı okudu