Spoiler İçerir !
Necip Fazıl' ın irtica yaptığı iddilarından ötürü hapishanede geçen günlerini kaleme aldığı bir eser. Yazarın şiirlerini çok sevmekle beraber son Osmanlı padişahı olan Sultan Vahdettin'e ithafen yazdığı "Vatan Dostu Sultan Vahididdün" kitabından, vb. konulardan kaynaklı fikirlerini benimsemem. Fakat Cinnet Mustatili benim için gerçek bir eserdir. Yazar duygu durumunu, içinde bulunduğu yalnızlıktan cinnet geçirme noktalarına yaklaştığını, bu girdaptan da ancak Allah'a olan inanç ve iman ilan çıkılabileceğini öğle güzel nakşetmiş ki.. Diyor ki; "Allah'ım kelâmın üstündeyim ve onu aramızda yabancı bir perde gibi görüyorum." Yine başka bir paragrafta " Susalım, susalım, yalnız düşünelim !.. Kelimelerin üstünde bir iklim var, oraya sığınalım ! Kelimelerin, havasında bulutlar gibi çözülüp örüldüğü iklimde, sessiz ve kelimesiz Allah'ı düşünelim !" Şu cümlelerin mânidarlığına bakın. Allah ile aramızdaki bağ maddelerin, sayıların, kelimelerin çok ötesinde. Bende bu farkındalığı oluşturan nadir yazarlardan oldu Necip Fazıl.
Kitabın diğer noktaları dönemin siyasetini de içeriyor. İktidarda Demokrat Parti var ve Adnan Menderes Başbakan. Yazarın anlattığına göre Menderes İslam mücadelesinde işlevsiz kalıyor. Yazar diyor ki; "Her şey, mahkûm sandalyesinden farksız şahane tahtında oturan iktidar adamının ruhundaki iktidarsızlık ukdesinden kuvvet almaktadır." Hatta yine bir paragrafta " Kendi iradesiyle, iradesi altındaki insanların tavırları arasındaki tezadı Adnan Menderes'e anlatabilmeye imkan yoktur. Onun başlıca zaaf noktası budur ve başına ne geldiyse bundan gelmiştir. Zâhirde tâbi görünenlerin hakikatte hakimiyetleri... " 1960 ihtilalinden bir veya iki gün önce Necip Fazıl Menderes ile görüşmek ister. Menderes belliki birilerinden çekindiğinden