Napoléon Bonaparte
Puan vermedi·1024 syf.··
2026 39. kitabı
·
89 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 20:04
Baharla başladığım bu eser bugün 05.06.2026 günü bitti, okurken çokça araştırmak durumunda kaldım, haritaları inceledim, resimlere, şehirlere, savaş alanlarına baktım. Anlamak istedim Napolyon'u... Dahi bir asker, siyaset adamı, kanun yapıcı, araştırmacı, meraklı, sanata önem veren, Fransa'nın kalbine , kalıcı eserlerıne adını yazdıran büyük şahsiyet... ​Napoléon Bonaparte, beş parasız bir siyasi mülteci olarak adım attığı Fransa'da sadece altı yıl içinde askerî darbeyle iktidara gelerek modern ülkenin kurucusu olan, Muazzam bir cazibeye, bitip tükenmez bir enerjiye ve zihnini adeta çekmeceler gibi bölümlere ayırarak birbirinden bağımsız düşünebilme yeteneğine sahip bir lider... Askerî kariyeri boyunca katıldığı 60 muharebe ve kuşatmanın yalnızca 7'sini kaybetmiş. Savaş alanında kare tabur, merkezî mevki ve karma düzen gibi taktiksel yenilikleri başarıyla uygulamış; hatta 5 günde 4 muharebe kazanabilecek kadar büyük bir sürat dehası sergileyen büyük asker.... Siyasi alanda ise ihtilalin romantizmini sonlandırıp yeni bir dönem başlatan, bugün 5 kıtada 40 ülkenin benimsediği ve Avrupa hukukunun temelini oluşturan ünlü Napoléon Kanunları'nı hayata geçirerek dünyaya kalıcı bir miras bırakan bir deha... ​Ancak kara savaşlarındaki bu dehasına rağmen, deniz stratejilerinden hiçbir zaman anlamamış. İngiltere'yi ekonomik olarak çökertmek amacıyla dayattığı Kıta Sistemi yüzünden Portekiz, İspanya ve Rusya'ya seferler düzenlemek zorunda kalan Napolyon. Zamanla düşmanları onun kolordu sistemini kopyalayıp kendilerini geliştirirken, Napoléon'un 1812 Rusya seferindeki ordusu yönetilemeyecek kadar hantallaşıp eski zaferlerini getiren geniş kuşatma manevralarını yapamaz hâle geliyor. Nihayetinde, Rus ordularının iki katı büyüklüğünde bir kuvvete komuta etmesine rağmen, 25 Ekim 1812
NapoléonAndrew Roberts · Kronik Kitap · 0157 okunma
10/10
·279 syf.·
2025 30. kitabı
Bilimkurgu hafif ve ağır bilimkurgu olmak üzere ikiye ayrılır ve bir de uzayoperası dediğimiz pek de bilimkurgudan saymadığımız üçüncü bir başlık vardır. Clarke ağır bilimkurgu için oldukça güzel bir örnek. Özellikle anlatımının bilimsel yüküne rağmen sade ve akıcı olduğunu da söyleyebilirim. Ayrıca Clarke'ın kendine has mütevazı bir anlatımı olduğunu da düşünüyorum çünkü hiçbir şey abartı değil. Size olağanüstü bir şey vaadetmiyor ama yine de her şeyi ilgi çekici ve gizemli tutabiliyor. Ki bu da hikayeyi oldukça gerçekçi kılıyor. Malesef ki insanlar uzayın gerçek büyüklüğünü ve zaman problemini pek idrak edemiyor. Güneş dışında bize en yakın yıldız Proxima Centauri ve yaklaşık 40 trilyon kilometre uzaklıkta. Işık hızında seyehat etmenin belli başlı koplikasyonları olduğu gibi bunu elde etmeye yaklaşmanın bile pratik olarak ne kadar zoraki bir ihtimal olduğunu unutmamakta fayda var. Ulaşabildiğimiz en yüksek hız ışık hızının %0.06'sı ve iyimser bir varsayım yaparak bir gün ışık hızının %1'ine erişebildiğimizi düşünürsek bu durumda Proxima Centauri'ye gitmemiz yaklaşık 420 yıl eder. Çok daha uzaktaki cisimler için çok daha uzun mesafeler ve çok daha uzun süreler... Bahsi geçecek olan canlının ömrü ve bu seyahati gerçekleştirmek için ihtiyacı olan zekaya ulaşabilmek için geçirmesi gereken evrimsel süreç, bizim ışığımızın onlara gitmesi (ne kadar uzaksa cisim o kadar eski halimizi görür ve en azından yaşamın yeşerdiği bir dönemden ışık alacak kadar yakın olmalıdır) ve onların harekete geçmesi için gereken süre... Ciddi rakamlardan söz ediyoruz, astronomik rakamlar... Bu nedenle Drake denkleminin de ortaya koyduğu üzere dünya dışı yaşam ihtimali olası olsa bile bizim bununla karşılaşma ihtimalimiz oldukça düşüktür. Filmlerde aksiyon olsun diye gerçek/bilim dışı bir
İnceleme
Rama’yla BuluşmaArthur C. Clarke · İthaki Yayınları · 2025352 okunma
Reklam
Puan vermedi·276 syf.··
2025 437. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Eylül 2025 14:36
türkçü karakter üzerinden, türkçü karakter gözüyle yazılmış bir istiklal harbi romanı.. çoğumuzun Eylül adlı kitabıyla kendisini tanıdığımız, kendisiyle tanıştığımız servet-i fünun döneminin önemli temsilcilerinden olan Mehmet Rauf kitaplarını okuyanların bileceği üzere genelde kitaplarında aşkın farklı türlerine, kadın-erkek arası ilişkilere, kadın-erkek arasındaki ilişkilerin yarattığı hayal kırıklıklarına yer vermiş, yaşadığı dönemin toplumunun sorunlu yanlarını kitaplarına taşımamıştır.. mehmet raufun eserlerine hakim olan yukarıda sayılanlara kendisinin son iki romanında pek rastlanmaz, rastlansa da roman bu yukarıda sayılanlar üzerine oturtularak oluşturulmaz.. bu iki roman; Define ve Halas adlı romanlardır.. 1926 yılında vücudunun sağ tarafına felç inen mehmet rauf; sağ kolunu, sağ ayağını ve kısmi olarak dilini dilediğince hareket ettirmekten mahrum kalır.. doktorların kendisine evinde istirahat ederek dinlenmesini tavsiye ettikleri mehmet rauf halas adlı romanını -zaman zaman eşine dikte ettirerek- şubat 1927den nisan 1928e kadar 14 aylık dinlenme süresi içerisinde tamamlar.. mehmet raufu tedavi eden doktorlar kendisini değil sağ kolunu kullanarak yazı yazmak, düşünmekten bile kesinlikle men etmişlerdi. ancak mehmet rauf, doktorların kendisine yönelik bu önerilerini dikkate almamış ve halas adlı romanı kah kendisi yazmış kah eşine dikte ettirmiştir.. mehmet raufun doktorların kendisinin hastalığına yönelik önerilerini dinlememe nedeni halas adlı romanın girişinde söylediği/yazdığı bir cümlenin bir bölümünde kendisini belli eder; 'en hakiki ve en sade manasıyla bir mucize
Türk Tarihi
HalasMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020977 okunma
Zorlama bir kurgu : BAB-I ESRAR
5/10
·408 syf.··
2024 181. kitabı
BAB-I ESRAR Ahmet Ümit; Doğan Kitapçılık; Roman; İstanbul, 2009, 40. baskı, 392 sayfa (5)(06.06.2010) Pazar günü devrettim Bab-ı Esrar'ı. Romanın ne giriş bölümünü,ne gelişme bölümünü, ne de sonuç bölümünü tam olarak beğenmiş değilim. Zorlama bir kurgu olmuş. Gerçek ile hayalin çokça iç içe geçmesi, soyut anlatımın fazlalığı, somut anlatımların dahi belirsizliklerle dolu olması hoşuma gitmedi. Kurguda belirsiz birçok konu olabilir elbette fakat yazar bunları bir sonuca bağlamalıdır.
Bab-ı EsrarAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201842,7bin okunma
Puan vermedi
AY'I KİM ÇALDI? Yazar: Helen Stratton-Would 40 Sayfa 3 yaş üzeri uygundur. Konu; Ay’a bakarak uykuya dalarken güzel hayaller kurar. En büyük hayali de astronot olmaktır. Ama bir gece, bir de bakar ki, gökyüzü bomboş, Ay’ın yerinde yeller esiyor. Büyük bir üzüntüye kapılan Berk, Ay’ı birilerinin çaldığını düşünüp aramaya koyulur. Kitap genel anlamda güzel ama, çocukların anlamlandıramayacağı kelimeler seçilmiş, bazı yerlerde yanlış kelimeler kullanılmış diye düşünüyorum. Daha kitabın isminden yola çıkarak. ''Çalmak'' kelimesini hoş bulmadım, sakladı olabilirdi. Çocuklarda faklı şeyler uyandırabiliriz. Gececil hayvanlar kelimesi de keza öyle daha açık anlamı ile yazabilirdik. 04.06.2025
Ay'ı Kim Çaldı?Helen Stratton Would · Yapı Kredi Yayınları · 2016677 okunma
Puan vermedi·40 syf.··
Beğendi
·
2025 16. kitabı
Duncan Beedie UTANGAÇ AYI MONTİ Kitapta arkadaşlık ilişkilerinde duygu yönetiminin önemine değinirken, eğlenceli resimleri ve kurgusuyla çocukların dikkattini çekebilir. *Yazarı Duncan Beedie *3 yaş ve üzeri uygun *40 sayfa Ne anlatıyor; çocuklara özgüven kazanmanın, arkadaşlık kurmanın ve zorluklarla baş etmenin önemini anlatan sevimli bir hikaye. Monti'nin serüveni, çocukları duygusal açıdan zenginleştirecek ve paylaşmanın, anlamın ve sevginin gücünü vurgulayacaktır. 03.06.2025
Utangaç Ayı MontiDuncan Beedie · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2017594 okunma
Reklam
Reklam