Rama’yla Buluşma

Arthur C. Clarke
Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 54 dk.
Sayfa Sayısı:
279
Basım Tarihi:
Ağustos 2025
İlk Yayın Tarihi:
Haziran 1973
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Orijinal Adı:
Rendezvous with Rama
Orijinal Dil:
İngilizce
Orijinal Ülke:
Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı
ISBN:
9786052655795
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·279 syf.··
Beğendi
·
2025 34. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 26 Ekim 2025 00:00
Rama’yla Buluşma, Bilimkurgu Klasikleri serisi içerisinde okuduğum en iyi kitaplardan biri. Seriden diğer bir sevdiğim kitap ise #k:49509. İkisi de bu yazara ait. Kitap genel olarak 2130’larda geçen, Güneş Sistemi’ne giren yeni bir cismin -Rama- keşfini anlatıyor. Bu cismi incelemek için Endeavour isimli bir uzay gemisi ve araştırmacılar, Rama ile buluşmaya giderler. Genel olarak güzel bir kurguya sahip ve teknik bir anlatımı var. Arthur C. Clarke fizikçi ve donanımlı bir yazar. İlk evren oluşumunu ve canlılığın ilk oluşumunu da detaylı bilen bir yazar. Beğendim ama okuma sürecim biraz uzun sürdü. Son 150 sayfanın temposu ve merak unsuru yüksekti. Rama’nın keşfi ve orada açıklanan canlılık var mı yok mu kısmı ise en sevdiğim yer oldu. Farklı kurgu okumak isteyen veya farklı tarz denemek isteyen okuyuculara öneririm. Bilimkurgu severler zaten kaçırmayacaktır.
Rama’yla BuluşmaArthur C. Clarke · İthaki Yayınları · 2025354 okunma
Rama, Solaris ve Yenilmez Ekseninde İlk Temasın Üç Boyutu
8/10
·279 syf.·
Beğendi
·
2025 57. kitabı
Uzaylı ile ilk karşılaşma temalı bilimkurgu romanlarının en önemli ve itibar gören örneklerinden biri kuşkusuz Arthur C. Clarke’ın Rama ile Buluşma'sıdır. Bilimkurgunun “üç büyük” isminden biri olarak anılan Clarke, bu eserinde ilk temas fikrini alışılmışın dışında ele alır. Geleneksel olarak uzaylı temasında beklenen iletişim, çatışma veya biyolojik etkileşim Clarke’ın romanında neredeyse hiç yer bulmaz. Bunun yerine, insanlığın karşısına çıkan şey devasa bir mimari yapı, olağanüstü bir mühendislik düzeni ve ölçeği aklı zorlayan bir iç mekândır. Roman boyunca okur, Clarke’ın kalemiyle tasvir edilen Rama’nın ne olduğuna dair kesin bir bilgiye ulaşamaz. Bu dev silindirin bir gemi mi, bir makine mi, yoksa kendi başına bir canlı-mekân mı olduğu belirsizdir. Clarke’ın özellikle koruduğu bu muğlaklık, romanın asıl gerilimini oluşturur. İnsanlık devasa bir varlıkla karşı karşıyadır ama onun doğasını kavrayamaz; bütün gözlemlerine rağmen Rama’nın “kendinde” ne olduğu bir sır olarak kalır. Bu nedenle roman, ilk temas fikrini, biyoloji ya da doğrudan iletişim yerine mimari ve mühendislik üzerinden işler. Rama’nın en çarpıcı yanı, insan algısını alt üst eden ölçeğidir. Elli kilometre uzunluğunda, yirmi kilometre çapında bir silindirin iç yüzeyine kurulmuş dünya, okuyucuya bir yandan tanıdık manzaralar sunar – nehirler, ovalar, yapılar – ama öte yandan her şeyin “göğe doğru kıvrıldığı” olağanüstü bir mekân algısı yaratır. İnsan için düz olan şey, aslında devasa bir eğriliğin parçasıdır. Yukarı bakıldığında gökyüzü yerine karşı kıyının görülmesi, Clarke’ın en unutulmaz betimlerinden biridir. Bu manzara, yalnızca bir yabancılaşma değil, aynı zamanda insanda bir “dejavu” hissi uyandırır: tanıdık ama yabancı, kavranabilir ama açıklanamayan bir sahne. Romanın sonundaki Dr.
Edebiyat
Rama’yla BuluşmaArthur C. Clarke · İthaki Yayınları · 2025354 okunma
Rama
9/10
·279 syf.··
Beğendi
·
2025 43. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Ekim 2025 14:18
Bu eseri yazıldığı zamanlarda okumayı çok isterdim. Şimdilerde bile gayet keyifli ve rahat okunabilen bir roman. Gerçek anlamda bir bilimkurgu klasiği bence. Benim için ilginç tarafı, bugünlerde yıldızlararası bir ziyaretçi olan 3I-Atlas'ın dünyada en yakın konumundan geçmek üzere olması sanırım. Bu gerçek ile birleşince benim için daha da etkileyici olduğunu kabul etmeliyim. Kimbilir, belkide "Ramalılar" ile yakın gelecekte tanışabiliriz..
Bilim
Rama’yla BuluşmaArthur C. Clarke · İthaki Yayınları · 2025354 okunma
Rama'yla Buluşma
6/10
·273 syf.··
2026 30. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 17:58
Bir bilim kurgu hayranı olarak en iyi 3 bilim kurgucudan biri geçen Arthur C. Clarke kitabını alırken heyecanlanmıştım aslında. Aslında hikayenin başlangıcı, bilinmeyen bir cisimle ilgili yürütülen tahminler, deneyler, cismin içerisinde bulunan şeyler derken sarmıştı da bayağı. Fakat maalesef kitabın sonunda hiç bir yere bağlanmaması Rama'nın bir anlama kavuşmaması bende kitabın sonuyla ilgili yarım kalmışlık ve acelecilik hislerini uyandırdı. Çok iyi bir şey olabilecekken yarım kalan bir hikaye olarak görüyorum yinede tadını almaya değdi diyebilirim.
1000Kitap
Rama’yla BuluşmaArthur C. Clarke · İthaki Yayınları · 2025354 okunma
İşte Bu!
10/10
·279 syf.·
2025 64. kitabı
Günümüz 3I Atlas konusunu Arthur C. Clarke bundan 52 yıl önce yazmış. Nokta. Hatta Çocukluğun Sonu yazarken de sonrasında olacakları anlatmış fakat biz ancak şimdi anlayabiliyoruz. Yani bu kitabı 3I Atlas ile ilgili haberleri okuyup elinize alırsanız…okudukça şaşkınlıktan düşen çenenizi toplamak için sık sık…yok artık…nasıl yani…hadi canım…gibi gibi diye diye çenenizi toplayacaksınız. İçerik ile söylenebilecek -bu nasıl bir öngörü…nasıl muhteşem bir anlatı- demekten başka bir şey düşmüyor bize. Gelelim çeviriye…yani değerli Ümit Kayalıoğlu ‘na. Sivri akıllı İthaki, bu bomba gibi kitabın ilk serisini basmış (bu bir seri, daha önceki basımlarından biliyoruz) ardından da Rama Bahçesi 'ni de benim gibi okurlar (yenisini almak için beklerken) Nadir Kitap'tan bulmuştur. (1999 Basım-gene İthaki, Çeviri gene Ümit Kayalıoğlu) İthaki'nin bileceği iş. Akıllıca değil ama satmak istemiyorlar demek ki…aklıma da başka bir şey gelmiyor. Seneye çıkarırlar sonra acaba neden beklediğimiz gibi satmadı diye düşünürlerse…ki düşünecekler…işte neresinden tutsan elinde kalıyor; şunu devamıyla neden basmazsınız…akıl ile cevap bulunmuyor… Çeviri genel anlamında iyi (çok iyi demek isterdim). Bazı yerler var ki, nasıl oldu da böyle bir çeviri skandalı doğdu…dedirtecek cinsten. Fakat bu yerler…e artık bunu da mı gözden kaçırdılar seviyesinde olmadığı için…vaziyet kurtarılıyor. Bu, 2025 basımı; kimbilir şimdi okumaya başlayacağım 1991 basımı devam serisinden beni ne bekliyor. Fakat tam tersi bir durumla da karşılaşabileceğimi düşündüğüm için (yani işler daha iyi olması gerekirken daha boka sarması, daha boka sarması gerekirken mükemmelmiş meğer dememiz, alıştığımız üzere sürpriz değil) şimdilik eleştiri hakkımı saklı tutuyorum. Bir de bunu; Evrenden yalnız mıyız? Acaba uzaylılar var mı? İnsan evrendeki en müthiş varlık…mı?
Rama’yla BuluşmaArthur C. Clarke · İthaki Yayınları · 2025354 okunma
10/10
·279 syf.··
2026 34. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2026 15:31
Merhaba herkese, bugün bilimkurgunun büyük ismi Arthur C. Clarke'ın #Rama serisinin ilk kitabı ile geldim. Seri toplamda 4 kitaptan oluşuyor, kalanı çevrilecek mi bilmiyorum. Bir de ara kitaplar var. Klasik bir bilimkurgu romanı olmasına rağmen hâlâ taze hissettiren bir kurgusu var ve birçok ödül almış. Adaylık da değil, direkt ödül. Bu arada filmi çekiliyor. Kitap 22. yüzyılda geçiyor. Güneş Sistemi'ne hızla yaklaşan devasa silindir şeklinde bir cisim keşfediliyor. Bu cisim "Rama" adını alıyor.İnsanlık böyle bir şeye daha önce hiç rastlamamış. Rama'nın bir kuyruklu yıldız mı, yoksa dev bir uzay gemisi mi olduğu sorusu büyük merak uyandırıyor. Olayların merkezinde, araştırma için görevlendirilen Endeavour gemisinin mürettebatı bulunuyor. Mürettebat Rama'nın içine giriyor ve orada bambaşka bir dünya ile karşılaşıyor. Kitabı iki bakış açısından okuyoruz: Bir tanesi Rama'yı incelemeye giden mürettebatın bakış açısı, diğeri de bilim adamları ve politikacılardan oluşan yeni kurulmuş Rama komitesinin bakış açısı. Bu iki bakış açısı tam olarak orada gibi hissettiriyor size. Sanki o anda tüm bunları haberlerde takip ediyorsunuz ya da uzayda mürettebatla birliktesiniz. Komutan Norton karakteri öne çıkıyor. Onun liderliği ve sakinliği sayesinde ekibin keşifleri düzenli ilerliyor. Norton'u çok sevdim çünkü mantıklı kararlar alıyor, aynı zamanda mürettebatını korumaya çalışıyor. Diğer karakterler biraz daha geri planda ama her biri görevde önemli bir rol üstleniyor. Clarke daha çok karakterlerin duygularını değil, bilimsel ve keşif yönlerini ön plana çıkarıyor. Yani kitaptan yüksek bir karakterizasyon beklentiniz olmasın. Clarke daha çok ortam oluşturmada ve bilim kurgu atmosferinde yetenekli. Arthur C. Clarke'ın yazım tarzı çok sade ama bilimsel detaylarla dolu. Rama'nın içindeki
Rama’yla BuluşmaArthur C. Clarke · İthaki Yayınları · 2025354 okunma
9/10
·279 syf.··
2026 9. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2026 21:43
Ortam güzel. Merak ettiriyor. Evren geniş. Sonraki kitaba da göz kırpıyor. Güzel. .
1000Kitap
Rama’yla BuluşmaArthur C. Clarke · İthaki Yayınları · 2025354 okunma
Evren ve İnsan
9/10
·279 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
Sert bilim kurgunun saf dehası Arthur C. Clarke ... Bazı kitapları okuyup bitirince elinizi kapağın üzerine koyar, derin bir nefes alır ve sadece düşünürsünüz. Benim için tam olarak böyle oldu. Rama'yla Buluşma, bilimkurgu edebiyatında "Sert Bilimkurgu" türünün en başarılı ve en görkemli örneklerinden biri kuşkusuz. İlk sayfalarında bile bunu hemen anlamak mümkün. Kitabımızı elimize alır almaz bir kaç sayfa çeviriyoruz ve yolculuğumuz hemen başlıyor. Clarke bizi cevaplarla boğmuyor; her sayfa çevirişimizde soruların içine biraz daha çekiyor. Rama nedir, nereden geliyor, nereye gidiyor ve en önemlisi neler saklıyor? Bu sorular kitabın en cesur gücü. Evrenin bizim ufkumuzun ötesinde neler barındırdığını bize bu denli zarif yansıtan yegâne roman olduğunu söyleyebilirim. Clarke'ın dili sade ve teknik görünse de soğukluğunun içinde inanılmaz bir şiirsellik gizli. Fizik yasaları bu şiirsellikte dekor değil, karakterin ta kendisi. Karakterler derin psikolojik portrelere sahip değil; bunu kabul ederek okumak gerek. Ama Clarke'ın asıl karakteri zaten insanlık. Rama karşısındaki merakımız, korkumuz, küçücüklüğümüz — hepsi o sayfalarda nefes alıyor. Kaptan Norton'ın ekibiyle birlikte yürürken kendinizi gerçekten orada hissediyorsunuz; başınızı kaldırıp Rama'nın sır dolu dünyasına bakıyorsunuz. Özetle Rama'yla Buluşma, evrenin ne kadar büyük, insanın ne kadar küçük olduğunu hatırlatıyor, ama bunu yaparken sizi küçük düşürmüyor. Aksine, o küçüklüğün içinde bile merak etme cesaretinin ne kadar değerli olduğunu gösteriyor ve "Türünün en iyilerinden" rafına ekleniyor. Kitabı kapatırken de akıllarda Clarke'ın tek bir sözü yankılanıyor: "İki olasılık var: Ya evrende yalnızız, ya da evrende yalnız değiliz. İki olasılık da eşit derecede ürkütücü." İyi okumalar...
Rama’yla BuluşmaArthur C. Clarke · İthaki Yayınları · 2025354 okunma
3/10
·279 syf.··
2026 18. kitabı
Arthur abiyi severim ama ben okurken zorlandım. Öykü sürekli aynı şekilde ilerledikçe sıkıldım. Sonu da beni çok çekmedi. Serinin ilk kitabı olduğu içinde böyle hissettirmiş olabilir.
Rama’yla BuluşmaArthur C. Clarke · İthaki Yayınları · 2025354 okunma
Inceleme
9/10
·279 syf.··
2026 8. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2026 18:34
Kitap, terk edilmiş veya öyle düşünülen bir uzay gemisini araştırmaya giden mürettebatın hikâyesini çok güzel anlatıyor. Güzel bir bilimkurgu eseri, devam kitaplarını okuyacağım.
Edebiyat
Rama’yla BuluşmaArthur C. Clarke · İthaki Yayınları · 2025354 okunma

Yazar Hakkında

Arthur C. ClarkeYazar · 29 kitap
Yazdığı bilimkurgu romanı 2001: A Space Odyssey ve yönetmen Stanley Kubrick ile birlikte çalıştığı aynı isimli film ile meşhurdur. Aynı zamanda Mysterious World adlı İngiliz televizyon serisisin yapımcılığını ve sunuculuğunu da yapmıştır. Clarke, Robert A. Heinlein ve Isaac Asimov'la birlikte, bilimkurgunun "üç büyük yazar"ından biri olarak kabul edilmektedir. Clarke 1941-1946 yılları arasında Kraliyet Hava Kuvvetleri'nde radar eğitmeni ve teknisyeni olarak çalıştı. 1945 yılında teklif ettiği "uydu iletişim sistemi" önerisinden dolayı 1963'de Franklin Institute Stuart Ballantine'den altın madalya kazandı.1947-1950 yılları arasında ve daha sonra tekrar 1953'te "British Interplanetary Society" (İngiliz Gezegenlerarası Topluluğu) başkanlığı yaptı. Clarke dalışa olan merakından dolayı 1956 yılında Sri Lanka'ya yerleşti ve ölümüne dek orada yaşadı. 1998 yılında İngiliz Krallığı tarafından şövalye ilan edildi ve 2005 yılında Sri Lanka'nın en yüksek sivil onuru Sri Lankabhimanya ile onurlandırıldı. Clarke, İngiltere'nin Somerset eyaletinin Minehead kıyı kasabasında doğmuştur. Çocukken gökyüzünü gözlemlemekten ve eski Amerikan Bilimkurgu dergilerini okumaktan büyük keyif alan Clarke, liseyi bitirdikten sonra Richard Huish Üniversitesi'nde okumaya başlamış, fakat maddi sorunları yüzünden üniversite eğitimini karşılamakta zorluk çekince okul yurdunda denetçi olarak işe başlamıştır. II. Dünya Savaşı sırasında, kraliyet hava kuvvetleri bünyesinde radar teknisyeni olarak görev almıştır. Britanya Savaşı sırasında kraliyet hava kuvvetlerinin geliştirdiği "erken radar uyarı sistemi" projesinde görev almış, savaşın bitimiyle ordudan teğmen rütbesiyle ayrılmıştır. Savaşın ardından girdiği King's College'ın matematik ve fizik bölümünü birincilikle bitirmiştir. Savaş sonrası yıllarda Clarke, İngiliz İnterplanetary Society'e katılmış, ve birkaç yıl bu kurumun yöneticiliğini yapmıştır. Dünyayı çevreleyen telekomünikasyon uydu ağının oluşturulması için gerekli geostasyonel uydu fikrini öne sürmüştür. 1953 yılında Florida'ya yaptığı gezi esnasında tanıştığı 22 yaşındaki tek çocuklu bir dul olan Amerikalı Marilyn Mayfield ile evlendi. Altı ay sonra ayrıldılar. Boşanma davaları 1964'e kadar sürdü. Clarke evliliği hakkında "başından beri uyumsuz bir evlilikti" dedi. The Fountains of Paradise adlı romanını ithaf ettiği ve "yaşam boyunca mükemmel arkadaş" diye tarif ettiği Sri Lanka'lı Leslie Ekanayake ile yakın ilişkisi vardı Çocukluğunda yakalandığı bir hastalık nedeniyle yaklaşık 30 yıl tekerlekli sandalye kullanan Clarke, 50 yıldır yaşadığı Sri Lanka'da, ölümünden 4 gün önce hastaneye kaldırıldı ve 19 Mart 2008 günü, solunum yetmezliği sonucu hayatını kaybetti.