Sekizinci Gece-Sebastian Fitzek
7/10
·376 syf.··
2026 26. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 18:01
8 Ağustos saat 20:08. Tek bir isim seçildi. Düşmanlarının sayısı ise 80 milyon. Bir grup insan internet üzerinden linç girişiminde bulunduğunda eylemlerinin ciddi sonuçlarını görmezler. Bireyler katılır çünkü herkes katılmıştır. Sekizinci gece Sebastian Fitzek'in okuduğum ikinci kitabiydi. Ben genel olarak yazarın kalemini beğeniyorum ancak bu kitabıni ortalama buldum. Konusu ilgi çekici fakat okurken kopukluklar hissettiğim yerler oldu. Konusu bir site üzerinden her yıl Sekizinci Gece'de biri seçiliyor ve o gece boyunca av haline geliyor. O gece seçilen insanı herkes öldürebilir ve öldürenlerde üstüne on milyon avro ödül parası alacak. Kitap arınma gecesinden esin alinarak yazılmış. Ve o gece seçilenlerden biri de Benjamin Rühmann. Kitap boyunca Benjamin'in o geceden sağ kurtulmaya çalışmasını okuyoruz. Eski eşi Jenny ve birde komada yatan kızı Julie var. Bazı yerlerini okurken hoşuma gitti. Özellikle Ben'in yapmadığı olaylarda bile yapılan montajlar ile sanki o suçu o yapmış gibi gösterilmesi çok gerçekçi bir detaydı. Arezu ve Oz karakterlerinin arasindaki bağlantıyı tahmin edince Oz karakterinin kim olabilecegini tahmin ettim.Sadece kitabı okurken çok daha fazla aksiyon ve hayatta kalma mücadelesini okumak isterdim. Sonu beni tatmin etti. Beni şaşırtan bir kitap olmadi. Yer yer gerildigim kısımlar da oldu. Yazarın temmuz ayında göz koleksiyonu kitabını okumayı planliyorum. Kitaba puanım:7/10
Sekizinci GeceSebastian Fitzek · Pegasus Yayınları · 2019343 okunma
8/10
·888 syf.··
2026 47. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2026 22:36
James Joyce’un Ulysses’i, sıradan bir roman değil; sabır isteyen, okuyucuyu zorlayan ama derinlemesine düşünüldüğünde büyük bir anlam dünyası açan bir eser. Kitabı bitirdiğimde hissettiğim şey yalnızca bir romanı tamamlamak değil, uzun ve yorucu bir yolculuğun sonuna ulaşmak gibiydi. Roman, tek bir gün içinde, Dublin sokaklarında geçiyor. Tek bir gün (16 Haziran 1904) anlatılır ama zihinsel zaman binlerce yıla yayılır.Yüzeyde sıradan görünen bir gün anlatılıyor gibi olsa da, aslında insan zihninin karmaşıklığı, yalnızlığı ve iç dünyası gözler önüne seriliyor. Olaylardan çok düşünceler ön planda olduğu için okurken çoğu zaman zorlandım, hatta bazı bölümlerde ilerlemek kolay olmadı. Ama kitabın gücünün yüzeyde değil, alt metninde saklı olduğunu fark ettikçe metnin değeri daha da belirginleşti. Kitabın merkezinde yer alan üç karakter, aslında insanın farklı yönlerini temsil ediyor. Leopold Bloom, sıradan bir insanın dünyadaki yerini arayışını simgeliyor. Günlük hayatın küçük ayrıntıları içinde dolaşırken, hoşgörüyü, sabrı ve insan olmanın kırılganlığını temsil ediyor. Bloom’un yolculuğu, modern insanın yalnızlığını ama aynı zamanda insan kalabilme çabasını gösteriyor. Stephen Dedalus ise zihinsel arayışı, kimlik sorgulamasını ve bireyin kendini bulma çabasını temsil ediyor. Onun düşünceleri daha karmaşık, daha sorgulayıcı ve zaman zaman kopuk bir yapı gösteriyor. Stephen, dünyayı anlamaya çalışan ama aynı zamanda onun içinde yerini bulmakta zorlanan insanın sembolü gibi duruyor. Romanın sonunda söz alan Molly Bloom, insanın en doğal ve filtresiz iç sesini temsil ediyor. Onun kesintisiz düşünceleri, bastırılmamış duyguların ve arzuların açık bir ifadesi gibi. Molly’nin iç monoloğu, hayatın karmaşıklığına rağmen yaşama bağlılığını ve insanın iç dünyasının ne kadar güçlü
UlyssesJames Joyce · İthaki Yayınları · 20231,464 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
9/10
·140 syf.··
2026 28. kitabı
daha önce İngilizce-türkçe olarak basılan bir şiir kitabı okumamıştım ve gerçekten o kadar güzeldi ki. şiir kitaplarını okuyup bitirmeyi sevmiyorum tam tersi aklıma geldikçe yada bir anda iki üç şiir okumak çok daha anlamlı hissettiriyor. kısacası şiirlerin zamanı olduğunu düşünüyorum. kitaba başladığım tarih 19.08.2025 bitirdiğim tarih ise 20.04.26 benim için unutulmayacak şiirler; 36,54,58
Oda MüziğiJames Joyce · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20231,692 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2025 13. kitabı
bu kitabı okurken birçok düşüncenin bugüne bu kadar net temas etmesi beni şaşırttı. aradan yüzyıllar geçmiş olmasına rağmen yapılan tespitlerin hâlâ geçerli olması, sıradan bir zekânın değil, zamanı aşabilen bir bakışın ürünü. anlatılanlar yalnızca teorik değil; insanın hayatına ve yaşadığı topluma doğrudan temas eden bir derinlik taşıyor. ibn-i haldun’un mukaddime’si, modern diye adlandırılan çağın karmaşası ve savrulmuşluğu karşısında daha da anlam kazanıyor. çünkü burada yalnızca fikir üretimi yok, aynı zamanda bu fikirlerin hayata temas eden bir karşılığı var. onu değerli kılan da bu bütünlük. bu eser, yalnızca okunup kenara bırakılacak bir kitap değil; dönüp dönüp bakılması gereken, insanın bakışını keskinleştiren temel bir kaynak. 06/12/2025 20.08
İbni Haldun - Coğrafya KaderdirMesud Topal · Destek Yayınları · 20212,744 okunma
Puan vermedi·276 syf.··
2025 437. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Eylül 2025 14:36
türkçü karakter üzerinden, türkçü karakter gözüyle yazılmış bir istiklal harbi romanı.. çoğumuzun Eylül adlı kitabıyla kendisini tanıdığımız, kendisiyle tanıştığımız servet-i fünun döneminin önemli temsilcilerinden olan Mehmet Rauf kitaplarını okuyanların bileceği üzere genelde kitaplarında aşkın farklı türlerine, kadın-erkek arası ilişkilere, kadın-erkek arasındaki ilişkilerin yarattığı hayal kırıklıklarına yer vermiş, yaşadığı dönemin toplumunun sorunlu yanlarını kitaplarına taşımamıştır.. mehmet raufun eserlerine hakim olan yukarıda sayılanlara kendisinin son iki romanında pek rastlanmaz, rastlansa da roman bu yukarıda sayılanlar üzerine oturtularak oluşturulmaz.. bu iki roman; Define ve Halas adlı romanlardır.. 1926 yılında vücudunun sağ tarafına felç inen mehmet rauf; sağ kolunu, sağ ayağını ve kısmi olarak dilini dilediğince hareket ettirmekten mahrum kalır.. doktorların kendisine evinde istirahat ederek dinlenmesini tavsiye ettikleri mehmet rauf halas adlı romanını -zaman zaman eşine dikte ettirerek- şubat 1927den nisan 1928e kadar 14 aylık dinlenme süresi içerisinde tamamlar.. mehmet raufu tedavi eden doktorlar kendisini değil sağ kolunu kullanarak yazı yazmak, düşünmekten bile kesinlikle men etmişlerdi. ancak mehmet rauf, doktorların kendisine yönelik bu önerilerini dikkate almamış ve halas adlı romanı kah kendisi yazmış kah eşine dikte ettirmiştir.. mehmet raufun doktorların kendisinin hastalığına yönelik önerilerini dinlememe nedeni halas adlı romanın girişinde söylediği/yazdığı bir cümlenin bir bölümünde kendisini belli eder; 'en hakiki ve en sade manasıyla bir mucize
Türk Tarihi
HalasMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020978 okunma
Bir “Allotopya”: ASTAN (08.08.2025 09:00 - A. Erkan AKAY)
Puan vermedi·381 syf.··
2025 32. kitabı
A. Erkan AKAY'ın kitaphaber.com.tr'de çıkan yazısıdır. Orijnal metin: kitaphaber.com.tr/bir-allotopya-a... Yaklaşık yüz yıldır edebiyatın iki köşesini tutan, film endüstrisinin desteğiyle son yirmi yılda zirve yapan ütopya ve distopyalardan sonra yeni bir türle karşı karşıyayız: Allotopya. Ya da şöyle diyelim: Yazar Bilal Ünal "başka bir dünya" anlatan romanı için yeni bir tanım yapıyor ve bu türdeki eserlere bir ad vermeyi deniyor. Allotopya, yazarın kitabın sonuna eklediği açıklamalarda verdiği bir terim. Kitabının, içinde bulunduğumuz dünyadan tamamen farklı, başka bir dünyada geçen ve o dünyada yaşayanlara yazılmış bir kitap olduğunu söylüyor. Hikâyesi boyunca tanımını ve niyetini korumakta başarılı olduğunu söylemeliyim. Zaman ve mesafe ölçü birimlerinde mevcuttan uzaklaşmak çok mümkün olmamışsa da yer, yiyecek, içecek, eşya, şehir, din, millet, kişi isimleri hiçbir çağrışıma mahal vermeyecek şekilde yaratılmış. İlaveten bölüm başlarında verilen özlü sözler, dipnotlarda yapılan eser atıfları, hikâye içinde kullanılan tarihî bilgiler gibi sıradan bir romanda olabilecek her detay da dünyamızdan tamamen bağımsız, o başka dünyaya ait, yani daha açık söylemek gerekirse bizim hiç bilmediğimiz verilere dayandırılmış. Dolayısıyla kitap bu anlamda tutarlı bir seyir izliyor. "Doğru yaşamasını istediğiniz çocuklarınıza doğru isimler koyun. Siz ölünce, onları yaptıkları kötülük için isimleri ayıplasın." Nava'dan (S. 249) (Nava kim olduğunu bilmediğimiz bir bilge ve bu söz de ondan aktarılmış bir atasözü.) Dipnot 20: Çeviride ana dile elimden geldiğince sadık kaldım. Kaybolacak kimi anlam ve duygular için affınıza sığınıyorum. (S. 188) (Bu dipnotunda yazar zaten olmayan bir dilden bahsediyor. Bu örneği, kitabın dipnotlarının da kurgunun bir parçası
1000Kitap
AstanBilal Ünal · İskenderiye Kitap · 202540 okunma