EDEBİYAT DÜNYASI'NDAN KISA KISA DUYURULAR...
ATAOL BEHRAMOĞLU İÇİN MANİSA'DA ''SAYGI GECESİ'' TERTİP EDİLDİ... KERİM ÖZBEKLER GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR 07 Mayıs 2026 Perşembe günü, saat.19.00'da;Şehir Tiyatrosu Uğur Mumcu Sahnesi-Manisa adresinde, Manisa 9.Kitap Fuarı Onur Konuğu ''Ataol Behramoğlu'na Saygı Gecesi'' adı altında bir etkinlik tertip edilmiştir. Tuğrul Keskin'in sunum yapacağı proğramda, Nebil Özgentürk ''Ataol Behramoğlu Belgeseli'' ile proğramda yer alacaktır. Okan Toygar'ın söyleşi ile renk katacağı proğramda Nilüfer Açıkalın-Hülya İşbilir Behramoğlu-Meftun Yetiş şiirleri ile sahnede yer alacaklardır. Proğramın müziklerini ise Haluk Çetin ve Erhan Doğan gerçekleştirilecektir, isteyen herkes bu etkinliği ücretsiz olarak izleyebilir. ************************************************************************** TÜRK DÜNYASI ŞAİR YAZAR VE OZANLARI KÜLTÜR BİRLİĞİ DENİZLİ'DE ''ŞİİR ŞÖLENİ'' DÜZENLEDİ... KERİM ÖZBEKLER GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR 08-09 Mayıs 2026 tarihlerinde, ''Adempira Hotel- Karahayıt Mahallesi Pamukkale-Denizli'' adresinde, Denizli Büyük Şehir Belediyesi-Denizli Çal Belediyesi-Hüseyin Kuzu ve Yusuf Kabukçu'nun sponsorluğunda ''Şiir Şöleni'' düzenlenmiştir. ŞÖLENE AŞAĞIDAKİ ŞAİRLER İŞTİRAK EDECEK... Salihli'den Av. İsa Koşar-Mustafa Özgünde-Hatay'dan Nurdan Ergin-Mersin'den Şükran Bayrak-Ankara'dan Nuriz Gökmenoğlu-Konya'dan Şerife Bozdoğan Eker-Isparta'dan Fatma Uçarlar-Denizli'den Bekir Caner-Salihli'den Gülsüm Gülmez ile Prof. Dr. Nurettin Gülmez-Ahıska'dan Nazlı Şehzade-Manavgat'tan Ahmet Çelik-Denizli'nin Çal İlçesi'nden Melahat Kuzu-Bucak'tan Ayşe Akan Oral ve Süleyman Oral-Denizli'den Yusuf Kabukçu-İbrahim Solak-Nazmi Çimenci-Ezgar Ergün-Ali Yıldırımer-Hasan Hüseyin Aktaş-Muhammed Kahraman-Serdar Gedizlioğlu-Mehmet Gökçe-Zühre Elbeyoğlu
27 Haziran 22.35 Seni seviyorum demenin Büşbüşçesi :) Bakışlarımız buluşunca yüreklerimiz aynı göğün altında, aynı kuşun kanadına dönüşüyor. Birimizin çarpıntısı, ötekinin kalbine emanet ediliyor. Sanki zaman, iki çift gözün arasından geçerken kendi nabzını unutuyor. 26 Haziran 23.42 Senin bir gülüşün var, gözlerimi yeşerten. Sanki kirpiklerimin ucunda tomurcuklanıyor bahar. Meğer insan, bir tebessümün gölgesinde bile bahar olabiliyormuş. 20 Haziran 20.52 İyi ki sevmişim mavi gözlerini. Kalbimin en güzel hâline uyuyorum, uyanıyorum. "Ömrümün en güzel tarafı..." diye kulaklarını çınlatıyor içim. Ve ben,sana kavuştuğum bir anı değil, seni sevdiğim bütün zamanları özlüyorum. 09.06 İçimdeki boşluğu kimseyle doldurmaya çalışmıyorum. Çünkü ben, kapılarını rastgele misafirlere kapatmış bir mevsimdeyim. Ne yeni bir ses arıyorum kalabalıklarda ne de başka bir yüzün gölgesine sığınıyorum. Gözlerim yalnızca bir ihtimalin ufkuna dönük
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Hasta Değil Susuzsunuz!
Dr. Batmanghelidj “Hasta Değil Susuzsunuz” kitabında bir insanın 46 nedenle suya ihtiyaç duyduğunu anlatmaktadır. 01- Hiçbir canlı susuz yaşayamaz. 02- Su yetersizliği vücudun bazı fonksiyonlarını önce bastırır, sonra öldürür. 03- Su temel enerji kaynağıdır. 04- Su vücudun her hücresinde elektriksel ve manyetik enerji üretir. 05- Hücre yapısındaki maddeleri birbirine bağlayan bir yapıştırıcıdır. 06- DNA hasarını önler ve onarım mekanizmalarının daha iyi çalışmasına yardımcı olur. 07- Bağışıklık sisteminin merkezi olan kemik iliğini, kanser de dahil olmak üzere, çeşitli hastalıklara karşı güçlendirir. 08- Vücutta besinleri küçük parçalara ayırır, sindirimlerinde ve son metobolik aşamalarında görev yapar. 09- Besinlere enerji verir ve parçalanan besinler sindirim sırasında bu enerjiyi vücuda aktarır. Susuz yenen yemeğin vücut için hiçbir enerji değeri yoktur. 10- Su, besinlerdeki gerekli öğelerin emilimini artırır. 11- Bütün öğelerin vücuda taşınmasına yardımcı olur. 12- Akciğerlerde oksijen toplayan kırmızı kan hücrelerinin çalışma verimini artırır. 13- Hücreye ulaşan su, o hücreye oksijen verir ve atık gazları vücuttan atılmaları için akciğerlere taşır. 14- Vücudun çeşitli bölgelerinden zehirli atıkları toplar ve atılmaları için karaciğer ya da böbreklere taşır. 15- Eklem boşluklarındaki temel yağlayıcı maddedir, artrit ve sırt ağrılarının oluşumunun önlenmesinde yardımcı olur. 16- Omurgadaki diskleri “şok emici su yastıkları”na dönüştürür. 17- Bağırsakları en iyi çalıştıran yağlayıcı maddedir, kabızlığı önler. 18- Kalp krizi ve felce karşı koruyucudur. 19- Kalp ve beyin damarlarında pıhtılaşmayı önler. 20- Vücudun soğutma (terleme) ve ısıtma (elektrik) sistemleri için vazgeçilmezdir. 21- Düşünme başta olmak üzere, bütün beyin fonksiyonları için bize güç ve
Hayat ve İnsan
Cehennem Azabı
(Azabı En Şiddetli Olana Hamdolsun) “Cehennem, nefse hoş gelen şeylerle kuşatılmış; cennet ise nefsin istemediği şeylerle çepeçevre sarılmıştır.” (Buhârî, Rikak 28; Müslim, Cennet 1; Ebû Dâvûd, Sünnet 22; Tirmizî, Cennet 21; Nesâî, Eymân 3) Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Cehennem ateşi katran gibi siyah ve gece gibi karanlıktır.” (Beyhaki) ✔ Kıyamet günü cehennem, yetmiş bin yuları olduğu halde getirilir. Her yularında, onu çeken yetmiş bin melek vardır. / Cehennemi kuşatan surun dört (ayrı) duvarı vardır. Her duvarın kalınlığı kırk yıllık yürüme mesafesi kadardır. / Cehennem ateşi bin yıl yakıldı. Öyle ki kıpkırmızı oldu. Sonra bin yıl daha yakıldı, öyle ki beyazlaştı. Sonra bin yıl daha yakıldı. Şimdi o siyah ve karanlıktır. (Müslim, Cennet 29; Tirmizi, Cehennem 1 / Tirmizi, Cehenmem 4 / Tirmizi, Cehennem 8; Muvatta, Cehennem 2) ✔ Yaktığınız ateş var ya, bu cehennem ateşinin yetmiş cüzünden bir cüzdür! Cehennem ateşi öbürüne (dünya ateşine) altmış dokuz kat üstün kılındı. Her bir katın harareti, bunun mislindedir. / Cehennemin kıyısından büyük bir taş bırakıldı. Bu taş yetmiş yıl aşağı doğru düştü de henüz dibe ulaşmadı. (Buhari, Bed'ü'l-Halk 10; Müslim, Cennet 29; Muvatta, Cehennem 1; Tirmizi, Cehennem 7 / Tirmizi, Cehennem 2) ✔ Cehennem, Rabbine şikâyet ederek: 'Ey Rabbim! Bir parçam diğer bir parçamı yemektedir.' dedi. Bunun üzerine, Allah Teala ona, iki nefes almaya izin verdi; bir nefes kışta, bir nefes de yazda. (Yazdaki nefesi) sizin rastladığınız en şiddetli sıcaktır. (Kıştaki nefesi de) sizin rastladığınız en şiddetli (soğuk olan) zemherirdir." / Yazın sıcaklığı sıcak cehennemin nefesinden, kışın soğukluğu da zemherir cehennemin nefesindendir. (Buhari, Bed'u'l-halk 10; Müslim, Mescaid 185; Tirmizi, Cehennem 9 / Buhari, Mevakıt: 9, Müslim, Mesacid:
Edebiyat
BEDENSEL ve ZİHİNSEL UYUŞTURUCULARIN HAK-BATIL MÜCADELESİNDEKİ YERİ 01- Tarih elbette insanın tarihidir; ancak uyuşturucu/ilaç karteli, insanın "düşünen bir canlı" olma vasfını biyokimyasal yöntemlerle elinden almaya çalışmaktadır. 02- "Hak ile Batıl" mücadelesinde batılın en büyük stratejisi, insanın akıl ve irade mekanizmasını uyuşturarak onu "düşünemez" hale getirmektir. 03- Haşhaş burada bir "ekonomik üretim aracı" değil, batılın insan ruhunu esir almak için kullandığı bir "zihin prangasıdır." 04- Tarihi materyalizm üretimi kutsar; biz ise batılın üretimi nasıl bir "imha silahına" dönüştürdüğünü ifşa ediyoruz. 05- İnsan inandığı gibi yaşar; fakat uyuşturucu/ilaç karteli, insanın yaşam kalitesini ve biyolojik dengesini bozarak onun "inanma ve cihad" azmini kırmayı hedefler. 06- 1909 darbesi sadece bir koltuk değişimi değil, bir "fikrin" (İstiklal ve Hilafet) biyolojik bir saldırıyla (narko-terör) boğulmasıdır. 07- Sultan Abdülhamid'in mücadelesi sadece toprak değil, ümmetin "zihin berraklığını" koruma mücadelesiydi. 08- Uyuşturucu/ilaç karteli, insanın düşünceleriyle arasına kimyasal perdeler çekerek "batılı hak, hakkı batıl" görmesini sağlar. 09- Haşhaş, uyuşturucu/ilaç kartelinin elinde bir maddedir; ancak bizim elimizde batılın oyununu bozan bir "stratejik veri"dir. 10- Tarih düşüncelerin tarihidir; uyuşturucu/ilaç karteli ise düşünceyi üreten "organı" (beyni) hedef alan dünya suikast şebekesidir. 11- "Her şeyi afyona/bağımlılığa bağlamak" materyalizm değil, düşmanın en büyük "mayın tarlasını" tespit etmektir. 12- Batıl, insanı "beden makinesi"ne indirgerken; biz insanın ruhunu bu narko-kuşatmadan kurtarmaya çalışıyoruz. 13- İslam tıbbı insanı ruh-beden bütünlüğüyle korurken; uyuşturucu/ilaç karteli insanı "kronik bağımlı bir tüketici"ye dönüştürerek
Araştırma-İnceleme Tarih
BEDENSEL ve ZİHİNSEL UYUŞTURUCULARIN HAK-BATIL MÜCADELESİNDEKİ YERİ 01- Tarih elbette insanın tarihidir; ancak uyuşturucu/ilaç karteli, insanın "düşünen bir canlı" olma vasfını biyokimyasal yöntemlerle elinden almaya çalışmaktadır. 02- "Hak ile Batıl" mücadelesinde batılın en büyük stratejisi, insanın akıl ve irade mekanizmasını uyuşturarak onu "düşünemez" hale getirmektir. 03- Haşhaş burada bir "ekonomik üretim aracı" değil, batılın insan ruhunu esir almak için kullandığı bir "zihin prangasıdır." 04- Tarihi materyalizm üretimi kutsar; biz ise batılın üretimi nasıl bir "imha silahına" dönüştürdüğünü ifşa ediyoruz. 05- İnsan inandığı gibi yaşar; fakat uyuşturucu/ilaç karteli, insanın yaşam kalitesini ve biyolojik dengesini bozarak onun "inanma ve cihad" azmini kırmayı hedefler. 06- 1909 darbesi sadece bir koltuk değişimi değil, bir "fikrin" (İstiklal ve Hilafet) biyolojik bir saldırıyla (narko-terör) boğulmasıdır. 07- Sultan Abdülhamid'in mücadelesi sadece toprak değil, ümmetin "zihin berraklığını" koruma mücadelesiydi. 08- Uyuşturucu/ilaç karteli, insanın düşünceleriyle arasına kimyasal perdeler çekerek "batılı hak, hakkı batıl" görmesini sağlar. 09- Haşhaş, uyuşturucu/ilaç kartelinin elinde bir maddedir; ancak bizim elimizde batılın oyununu bozan bir "stratejik veri"dir. 10- Tarih düşüncelerin tarihidir; uyuşturucu/ilaç karteli ise düşünceyi üreten "organı" (beyni) hedef alan dünya suikast şebekesidir. 11- "Her şeyi afyona/bağımlılığa bağlamak" materyalizm değil, düşmanın en büyük "mayın tarlasını" tespit etmektir. 12- Batıl, insanı "beden makinesi"ne indirgerken; biz insanın ruhunu bu narko-kuşatmadan kurtarmaya çalışıyoruz. 13- İslam tıbbı insanı ruh-beden bütünlüğüyle korurken; uyuşturucu/ilaç karteli insanı "kronik bağımlı bir tüketici"ye dönüştürerek
Araştırma-İnceleme Tarih