Kurucu Kitap
9/10
·1224 syf.··
Beğendi
·
2022 45. kitabı
·
153 günde okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2022 12:04
Beğenmek yavan bir sözdür... Mukaddime’nin başlı başına sosyolojik bir çalışma olduğu söylenebilir. İbn-i Haldun yazmış olduğu Mukaddimesinde seleflerinin sosyo-ekonomik ve siyasal görüşlerine ciddi eleştiriler yapmış olsa da eserlerinde onların izlerini de taşımaktadır. Mukaddime diğer taraftan da haleflerine ışık tutacak ciddi görüşler barındırmaktadır. İbn-Haldun Mukaddimesinde sosyo-ekonomik ve siyasal sorunları akıl süzgecinden geçirerek kutsal kitabın öğretisi çerçevesinde yeniden yorumlamıştır. ''Dünya ve İslam Düşünce Tarihi’ne toplumsal, siyasal, ekonomik açıdan önemli katkıları olduğu ve yaşadığı dönemi iyi şekilde yansıtan önemli ilmi şahsiyetlerden birisi İbn Haldun’dur. İbn Haldun, tarih, sosyoloji, siyaset vb. birçok alanda yaşadığı dönemini detaylı şekilde anlattığı birçok ilmi eserleri bulunmaktadır. Günümüzde bile birçok ilmi konularda bilgilenebileceğimiz bu eserlerinden en önemlisi Mukaddime’ dir. ⅩⅠⅤ. yy. ’da İbn Haldun’un yazdığı Mukaddime adlı ilmi eseri, Dünya ve İslam Düşünce Tarihi’ne önemli katkıları olduğu ifade edilmektedir. Bu sebeple, İbn Haldun’un toplumun birçok alanında yazdığı hususunda fikir sahibi olabilmemiz için Mukaddime eserini incelemek gerekmektedir. Bu çalışma ile Mukaddime eseri hakkında fikir sahibi olabilmek için içeriğine kısaca değinilecektir ve öncelikle İbn Haldun’un kısaca hayatına, Mukaddime eserinin içerdiği konularına, önemine ve başlıca eserinin önemli bir kısmını oluşturan İbn Haldun’a özgü fikirlerini barındıran temel kavramlarından bahsedilecektir. Anahtar kavramlar: Umran, Asabiyet, İlim, Bedevilik, Hadarilik Giriş Dünya ve İslam düşünce tarihinde tarih, sosyoloji, siyaset ve coğrafya gibi birçok alanda önemli çalışmaları bulunan dönemini önemli ölçüde yansıtan ve bilgi veren İbn Haldun döneminin önemli
1000k
Mukaddimeİbn-i Haldun · Dergah Yayınları · 20161,736 okunma
7/10
·232 syf.··
2022 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2022 15:40
Duygu Asena bu kitabı 1987 yılında yayınlamış ve biz kadınlar 2023'de hala bu kitaptaki dertleri paylaşıyoruz. Hala cinsiyetçilik, kadına (fiziksel ve psikolojik) şiddet, özgürlük, eşitlik problemleri yaşıyoruz. Aradan 35 yıl geçmesine rağmen neden hala bir arpa boyu yol ilerleyemedik? Neden ben 2023'de genç yetişkin bir kadın olarak bu kitabı okurken baş kahramanı bu kadar iyi anlıyorum? Yazının devamı için: kitapmagarasi.blogspot.com/2022/08/kadinin...
Kadın
Kadının Adı YokDuygu Asena · Afa Yayınları · 19878,1bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
6/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2022 28. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 27 Ağustos 2022 10:37
27.08.2022 Saat: 10.35 Cumartesi Kitabın ana konusu devrim, değişim, yenileşme çabası üzerine dokuz tane hikayeden oluşuyor. Ama zaman zaman Ahmet Ümit olaylara farklı bir yaklaşımla farklı konulara da değinmiş. Ahmet Ümit'ten okuduğum ilk kitaptı belki bu kitabı yazdığı ikinci kitap ve ilk öykü kitabı olarak düşünürsek dili bana fazla devrik ve betimlemeli geldi. Ama ilkler tabii ki de bir yazaru değerlendirmek için yeterli değil. O yüzden ben şimdiden onun romanlarındaki dilini ve konularını çok merak ediyorum.
Çıplak Ayaklıydı GeceAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 20196bin okunma
9/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2022 25. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2022 09:36
22.08.2022 Pazartesi 09.35 Kitap Yahudilerin kutsal olarak saydığı 7 kollu Şamdanı yani diğer adıyla 'Menora'nın' yolculuğunu anlatıyor. 455 yılında Vandal devleti gelip Bizans'ı hiçbir katliam yapmadan sadece mal, mülk ve diğer tüm önemli şeyleri alarak doğuya doğru yolculuk yaparlar ve bu yolculukta Yahudiler için çok kutsal olan 7 kollu şamdan alınır. Çünkü 7 kollu şamdan altınlar, elmaslar ile kuşanmıştır. Bunu duyan Yahudi halkı toplanıp şamdanı kurtarmak için planlar yaparlar ama şamdan o dönem yolculuğa çıkar ve şamdanın yolculuğa çıkması demek Yahudi kavminin göç edeceğine ve tekrar topraktan toprağa sürüleceğini işaret ediyor. Söyledikleri rivayete göre eğer şamdan Diyin denilen Kudüs sınırlarında geldiğinde artık şamdanın yolculuğu tamamlanıyor ve Yahudilerin yaşayacağı yer orası olarak gösteriliyor. Ve Yahudilere göre Menora'nın Kudüs'te bulunan Barış Tapınağı'na konulması gerekiyor. Şamdan'a ne olduğunu merak edenler için kesinlikle kitabı okumanızı tavsiye ederim.
Gömülü ŞamdanStefan Zweig · Anonim Yayıncılık · 202017,9bin okunma
Puan vermedi
10:32 - 11:32 - 11:45 - 12:01 - 12:09 - 12:35 - 13:13 - 13:31 - 23:45 - 00:07 - 00:54 - 00:59 - 01:08 - 01:17 - 08:00 - 08:46 - 09:57 - 10:49 - 11:23 - 12:45 - 15:45 - 20:34 - 23:59 - 00:26 - 04:00 - 04:32 - 06:53 - 18:35 - 23:48 - 00:02 - 04:49 - 05:01 - 17:00 - 21:56 - 21:57 - 10:39 - 11:43 - 11:54 - 23:46 - 11:00 “ Artık hiç kimsenin acelesi yoktu... ”
Edebiyat
Zamanın EfendisiBülent Akyürek · C4 Kitap · 2017143 okunma
Puan vermedi·259 syf.··
2021 34. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 01 Ekim 2021 13:11
Kitap iki kısımdan oluşuyor. Birinci kısımda öldürülen sadrazamlar, ikinci kısımda da devrilen padişahlar ve öldürülen şehzadeler anlatılıyor. Osmanlı döneminde, ilki Fatih dönemindeki Candarlı Halil Paşa, sonuncusu da II.Mahmut dönemindeki Benderli Ali Paşa olmak toplamda 44 sadrazam padişah emri ile boğularak öldürülmüş. Ayaklanmalarda öldürülenler bu rakamın dışında. Toplamda 182 sadrazamın görev yaptığı düşünülürse aşağı yukarı sadrazamların % 25’inin idam edildiği görülüyor. Yani Sadrazam olmak çok tehlikeli bir şeymiş. Öte yandan görülüyor ki sadrazam olmak çok tehlikeli ama padişah olmak ya da padişah adayı şehzade olmak da bir o kadar tehlikeli. Özellikle Fatih’in evlat ve kardeş katlini serbest bıraktığı andan itibaren sarayda muazzam bir şehzade katliamı başlıyor. Kardeşlerini, çocuklarını boğduran padişahları okuyunca insanın tüyleri ürperiyor. Neticede 36 padişahtan 14’ünün zorla tahttan indirildiği pek çoğunun öldürüldüğü, hele hele tahta çıkan padişahların birkaç istisna dışında kardeşlerini, kardeşlerinin çocuklarını velhasıl tahta göz dikecek ne kadar erkek varsa boğdurduğu bir devlet yapısını, başlangıçta kılıç kuvveti ile kurulan devletin, geçen zaman içinde buna bilimsel gelişmeleri katamadığını, Avrupa’da yaşanan Reform ve Rönesans’ı ıskaladığını, matbaayı bile 300 yıl sonra getirip cehaletin kör karanlıklarında debelendiğini, taht kavgaları ve entrikaların içinde kendi kendini yok ettiğini görüyoruz. SPOİLER VE ÖLDÜRÜLEN SADRAZAMLARIN ÖZETİ Aşağıda padişahlar sırası ile yer almakta ve her padişah döneminde öldürülen sadrazamlar ve öldürülüş nedenleri yer almaktadır. Osman Gazi (1299-1326)- Yok Orhan Gazi (1326-1359)- Yok I.Murat (1359-1389)- Yok Yıldırım Beyazıt (1389-1402)- Yok I.Mehmet (Çelebi Mehmet)(1413-1421)- Yok II.Murat (1421-1451)-
Tarihin Saklanan YüzüÇetin Altan · Afa Yayınları · 1994138 okunma