10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 14:45
Ölmez Otu Dağın Öte Yüzü 3 üçlemesi bitti. 1 ve 2. bölümlerin devamı ama yazılmasa da olurmuş. olumsuz anlamda demiyorum, devamlılık anlamında, Anadolu köylüsünün, kurnazlığı, oyunculuğu, muhtarların hilebazlığı, hurafeler, cinayetler, pamuk tarlalarında yasak şehvetli aşklar.. işte öyle.. Yaşar Kemal in kendine has tarzı ve Edebiyatı çok başka tabiiki de. Üçlemeyi bitirip Ölmez Otu veda ederken kendimce tüm romanı kapsayan anafikir alıntıyı paylaşıyorum. Bu dünyada insanın kötüsü her zaman insanlara kötülük düşünür, kötülük yapabilir. kurdukları tuzaklar etkili olur. Bugünkü dünya toprağı kötü insanların ektiği acıların, alçaklığın, aşağılığın bitmesine, gelişmesine elverişli topraktır. Ölmez Otu Yaşar Kemal sayfa 141 - Yapı Kredi Yayınları
Ölmez OtuYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20182,432 okunma
Beyaz Geceler
Puan vermedi·202 syf.··
2026 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 13:59
Nasıl başlayacağım bilmiyorum ama bir yerden başlamak gerekiyor. Beyaz gecelerin kitabının ilk öyküsü olan ve kitaba başlığını veren Beyaz gecelerden başlayacağım. Kitapta hayalperest bir kahramanımızla ve nastyenka adlı bir genç kızımız var. Bu iki karakterin yolları kesişiyorlar.(Ki bence yollarının kesişmesi bile milyonda bir.)Neyse bu iki karakter birbirlerini tanımak istiyor o yüzden kendilerinin yaşam öykülerini anlatıyorlar.İkisininde yaşam öyküsünü okuyunca en çok dikkatimi çeken sizinde tahmin edeceğiniz üzere hayalperestinki oluyor. Çünkü diğer kahramanımızın öyküsü herkesin başına gelen yada görülme ihtimali çok olan öykülerden biri bu yüzden de lafı uzatmadan hayalperestin öyküsünü anlatmaya bir an önce başlayayım.Baş kahramanımız(Yani Hayalperest) hayatı yaşamaktan ziyade zihinde ki kurduğu hayallerle yaşamaya çalışan buna örnek olarakda kitaptan bir alıntı paylaşıyorum "Tabii o zaman soruyorsun kendini. nerede şimdi? o hayallerin. Kafanın iki yanına sallayıp yılları nasıl da uçup gidiyor diyorsun yine soruyorsun nasıl geçirdin o yıllarını en güzel zamanları nereye gömdün o yılları yaşadın mı yaşamadın mı?" diye kendine sorular soruyor.Tabii bu sorular cevapsız ve geciken sorular oluyor. Yani dostlarım kısacası baş kahramanımız ömrünü hayalle geçirmekle bitiriyor. Hayalperestin öyküsünden daha da bahsetmek isterdim de ama inceleme pek uzuna kaçıyor. Gelelim bu hikayenin bir diğer noktasına( Spoiler içerir) Nastyenka sevdiği gelmemesini düşününce kendisine aşık olan hayalperesti sevmeye çalışıyor tabii sevsin ama bu yaşananlar 4 gün içinde oluyor 3.günde sevdiği kişi gelmeyince 4.günde yanılmıyorsam hayalperesti sevmeye çalışıyor .Benim anlamadığım nokta şurası hani acını bile çekmeden yani onu unutmaya bile çalışmadan nasıl bir insanı sevebilirsin ki
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024102,4bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·244 syf.··
2026 190. kitabı
Oyunlardaki hataları bulan iki arkadaş kendilerini bir anda garip bir yerde bulurlar. Burası bir oyuna benzemektedir. Birbirinden farklı ve garip odalarda gezerek buradan kurtulmaya çalışıralar. Ancak tek sorun değişik odalar değil değişik canlılarda vardır. İlk cilt güzeldi. Çizimler de güzel. Tavsiye ederim.
Milyon Katlı Labirent - Cilt 1Takamichi · Presstij Kitap · 20249 okunma
Puan vermedi·416 syf.·
2020 648. kitabı
Yaklaşık dört aylık bir sürece yayarak okuduğum ve neredeyse her bir karakterinin hayatımın bir parçası haline geldiği Durgun Don eseri için inceleme yazmazsam olmazdı:) Zaten çok beğendiğim eserlere mümkün olduğu kadar inceleme yazmaya, paylaşımlar yapmaya, daha çok okura ulaştırmaya çalışıyorum. Umarım fayda sağlayabiliyoruzdur. Durgun Don Şolohov'un kaleme aldığı, 14 yıllık bir süreçte tamamlanan, yazara nobel edebiyat ödülünü getiren tabiri caizse muhteşem bir Kazak destanıdır. Eser 4 ciltten oluşmaktadır. Yazarın üslubu tıpkı kitaba ismini veren Don Nehri gibi akıcı, insanı sürükleyen bir niteliktedir. İlk ciltle birlikte Don bölgesinde yaşayan Kazak halkının günlük yaşantısı, gelenek ve görenekleri, inançları, aile yapıları anlatılmaktadır. Yazar Özellikle bir aile üzerinden tüm Kazak toplumunu tanıtmaya çalışmıştır. Ciltler ileriledikçe 1. Dünya savaşı, Rusya'da Çarşık rejiminin yıkılması, Ekim Devriminin gerçekleşmesi, Bolşeviklerin yönetimi ele geçirmesi ve Rusya topraklarında yaşanan iç savaşlar eserin ana hatlarını oluşturmaktadır. Savaşın insanlar üzerindeki etkisi, nasıl bir yıkıma neden olduğu, ne büyük acılar yaşattığı etkileyici bir şekilde anlatılmıştır. Fakat eseri sadece savaş içeriğiyle tanımlamak hatalı olur; savaşlar yaşanırken Kazak halkının aile ilişkileri, geçim şekli, kadın-erkek ilişkileri, aşk, evlilik, insanların hayata bakış açıları gibi bir çok olgu işlenmektedir. Bu detaylı anlatım bir çok okura Kazak toplumunu daha yakından tanıma fırsatı verecektir. Kitabı okurken sık sık kapıldığım şu düşünceyi de paylaşmak istiyorum: iki zıt politik düşüncenin kitleleri harekete geçirerek çıkardığı savaşın sonunda kazananlar kahraman, kaybedenler hain ilan ediyor. Halbuki belki de hain ilan edilenlerin politik düşüncesi o toplum için daha
İnceleme
Durgun Don - Cilt 1Mihail Şolohov · Yordam Edebiyat · 20181,639 okunma
Puan vermedi·56 syf.·
2020 648. kitabı
Benjamin Button'ın Tuhaf Hikayesi artık bir çok okur tarafından bilinen, kitap okumayanların bile filminden dolayı haberdar oldukları bir eser sanırım. Eser, yaşlı bir insan olarak dünyaya gelen Benjamin'in yıllar geçtikçe gençleşmesini konu ediniyor. Bu farklı durum sadece fiziksel olarak değil zihinsel olarak da yaşanmaktadır. Yani ömrünün sonuna geldiğinde bir bebek gibi her şeyden habersiz ve bakıma muhtaç bir haldedir. Bir bakıma tersten yaşanan bir hayat söz konusudur. Hikayenin orjinal bir konusu var, böyle bir şey düşünebilmek bile bana ilgi çekici geliyor. Fakat kahramanın hayat hikayesi anlatılırken, dönemler arasında çok hızlı geçişler yapılmış. Kitap zaten minicik, 1 saat içirisinde bitecek bir kitap ama hayatının dönemleri daha derinlemesine anlatılsaydı benim için daha güzel olurdu sanki. Her şeye rağmen okuru yormayan, gayet anlaşılır ve sade bir dille kaleme alınmış, kısa zaman içerisinde bitirebilecek güzel bir hikaye olmasıyla da özellikle okuma konusunda zor dönemler geçiren okurlar için iyi bir seçenek olduğunu söyleyebilirim. Okumayı düşünen herkese şimdiden keyifli okumalar dilerim.
İnceleme
Benjamin Button'ın Tuhaf HikayesiF. Scott Fitzgerald · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202027,9bin okunma
8/10
·404 syf.··
2026 27. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 11:35
Romanın ilk dört bölümünde aynı ailenin farklı dönemlerine tanıklık ediyoruz. Değişen evler, değişen yaşlar ve değişen şartlar olsa da değişmeyen bir gerçek var: İnsan, çocukluğunu geride bırakamıyor. Ekonomik sıkıntılar, aile içindeki ilişkiler, siyasal atmosfer ve geçmişin yükü yalnızca yaşanan olaylar olarak kalmıyor; karakterlerin düşünce dünyasını da sessizce biçimlendiriyor. İlk bakışta sıradan bir aile romanı izlenimi veren eser, "Teslim" bölümüyle birlikte bambaşka bir katmana taşınıyor. Sabri'nin bilinç akışıyla ilerleyen sorgulamaları; din, peygamberlik, yaratıcı, siyaset ve yönetim kavramlarını aynı düşünsel zeminde buluşturuyor. Böylece roman, yaşanmışlıkları anlatmanın ötesine geçerek insanın hakikati arama çabasını merkeze alıyor. Romanın en dikkat çekici yönü ise, "İnsan yetiştiği çevrenin ürünüdür." düşüncesini olduğu gibi kabul etmemesi. Sabri, çocukluğundan itibaren ait olduğu aileden farklı bir yol seçmeye çalışıyor; okuyor, sorguluyor ve kendi düşüncelerini kuruyor. Ancak geçmişinden bütünüyle kopamıyor. Çünkü insan, geçmişini geride bıraksa bile onun izlerini içinde taşımaya devam ediyor. Bunu en etkileyici biçimde hissettiren cümlelerden biri şöyle: "Küçükken daha henüz yeşerirken gelip basıyorlar üzerimize; sonra boy atarken bile canımız yanıyor." Bu cümle, çocukluğun geçip giden bir dönem olmadığını; insan büyüdükçe onun da birlikte büyüdüğünü anlatıyor. Sabri'nin geçmişine döndüğünde kendisini babasında ve dedesinde görmesi de bunun en güçlü göstergesi. Kaçmaya çalıştığı şey, aslında kimliğinin oluşmasında pay sahibi olan hafızanın ta kendisi. Romanın son bölümü yalnızca düşünsel sorgulamalarıyla değil, Sabri'nin yazma eylemine yönelmesiyle de dikkat çekiyor. Bu tercih, karakteri yalnızca yaşadığı hayatı anlatan biri olmaktan çıkarıp,
4 Hane 1 TeslimEyüp Aygün Tayşir · İletişim Yayıncılık · 2016299 okunma