Biz yer yüzünde halife kılınmıştık ve ne kadar insana tebliğ yapabilirsek, bu dünyanın aldatıcı şeylerinden onları o kadar uzak tutar ve Rabb'imizin rızasını kazanırdık. Yüce Allah (cc) Al-i Imran suresinin 104. Ayetinde buyuruyor ki:
"Hem sizden meydana gelmiş, önde giden, hayra davet eden, iyiliği ve güzelliği emredip kötülüğü ve çirkinliği yasaklayan bir topluluk olsun. İşte onlar kurtuluşa erecek olanlardır"
De ki: “İşleri yönünden âhirette en büyük kayba uğrayanların kimler olduklarını bildireyim mi? Onlar o kimselerdir ki dünya hayatında yaptıkları işlerin karşılıkları hep boşa gidecektir. Halbuki kendilerinin güzel güzel işler yaptıklarını sanırlar. ”
Kehf
103, 104
O dehşet günü gökleri yazılı kâğıt tomarlarını dürer gibi düreriz. Yaratmaya başlamadan önceki hale döndürürüz. Sözümüz sözdür; biz bunu mutlaka yaparız.
GÖRDÜĞÜN NEYSE HEPSİ ODUR (GNHO)
1. Sistem için başarının ölçütü, yaratmayı becerdiği öykünün tutarlılığıdır. Öykünün dayandığı verilerin nicelik ve niteliğinin bununla ilgisi yoktur. Enformasyon kıt olduğunda, ki buna çok sık rastlanır, 1 . Sistem sonuçlara atlama makinesi gibi çalışır.
...
1 . Sistem'in ise en dikkatli kararları bile etkilemesi beklenir. Girdileri hiçbir zaman bitmez.
Sınırlı delillere dayanarak sonuçlara atlamak, sezgisel düşüncenin anlaşılması açısından öyle önemli ki ve bu kitapta öyle sık gündeme geliyor ki, bunun için biçimsiz bir kısaltma kullanacağım: GNHO, yani gördüğün neyse hepsi odur. 1 . Sistem izlenim ve sezgileri ortaya çıkaran enformasyonun hem niceliğine hem de niteliğine tamamen duyarsızdır.
...
Kararımız açısından büyük önem taşıyacak delillerin eksik olması ihtimalini çoğu kez göz ardı ederiz; gördüğümüz neyse hepsi odur.
...
syf 101-104
Sence en büyük zaman kaybı nedir kendini başkalarıyla karşılaştırmak dedi köstebek
“İşin doğrusu hep resim olsun istiyorum, birer ada gibiler, sözcüklerin denizinde onlara sığınabiliriz.” (s.8)
“Tilki genellikle sessiz ve hayat onu incittiği için temkinli.” (s.9)
“Maceraları baharda, bir an kar yağarken öbür an güneşin çıktığı bir zamanda geçiyor, hayat da biraz böyle – bir anda değişebiliyor.” (s.10)
“‘Aslında herkes el yordamıyla ilerliyor.’ O yüzden ben derim ki kanatlarınızı açın ve hayallerinizin peşinden gidin.” (s.11)
“‘Başarı ne sence?’ diye sordu çocuk.
‘Sevmek,’ dedi köstebek.” (s.19)
“‘Çok sevdiğin bir söz var mı?’ diye sordu çocuk.Evet,’ dedi köstebek.Neymiş?’
‘Başta başaramazsan biraz pasta ye.’
‘Anladım, işe yarıyor mı peki?’
‘Her seferinde.'” (s.21)
“‘Sence en büyük zaman kaybı nedir?’
‘Kendini başkalarıyla karşılaştırmak,’ dedi köstebek.” (s.24)
“‘Acaba öğrendiklerini unutma okulu diye bir şey var mı?'” (s.25)
“‘Tanıdığım yaşlı köstebeklerin çoğu, keşke korkularımızı daha az dinleseydik, hayallerimize daha çok kulak verseydik diyor.'” (s.27)
“‘Daha az korksak nasıl olurduk bir düşünsene.'” (s.29)
“‘Sahip olduğumuz en büyük özgürlüklerden biri, olaylara nasıl tepki verdiğimiz.'” (s.35)
“‘Anda nasıl yaşanacağını öğrendim.’