Çocukların zorlukların üstesinden gelmesini nasıl destekleriz?
Öneri 1: Stresinizle başa çıkın. Öneri 2: Stresinizle baş ederken size destek olabilecek başka insanlardan yardım isteyin. Öneri 3: Kendinize vakit ayırın. Öneri 4: Çocuğunuzu günlük streslerdən korumayın. Öneri 6: "Panik düzeyinizi" düşük tutmaya çalışın. Öneri 7: Çocuğunuzun mizacını anlayın. Öneri 8: "Beklentilerin iyiliğini" geliştirin. Öneri 9: Stresle başa çıkmada çocğunuza uygun olan kontrol seviyelerini uygulayın. Öneri 10: Eğer çocuğunuz utangaçsa, ilk önce yeni durumları gözlemlemelerine izin verin ve daha sonra değişimi yavaşça başlatın. Öneri 11: Çocuğunuzun "limonata standını" geliştirin. Öneri 12: Çocuklarınızda bir değişim zihniyeti geliştirin. Öneri 13: Çocuklarınızın kişiliklerini değil, çabalarını ve stratejilerini övün.
Sayfa 284 - Nobel Yaşam·Kitabı okudu
1 Eylül 1936'da Mersin'de doğdum. 10 yaşımda politikaya atılıp Demokrat Parti'nin flamasını salladım. 14 Mayıs 1950'de Demokrat Parti'yle iktidara geldim, ancak iktidar sefam çok kısa sürdü. 1953'te falan iktidarla yollarım ayrıldı. O gün bugündür muhalefetteyim, akıntının ters yönünde kürek çekiyorum, dam yuvağını yokuş yukarı götürmeye çalışıyorum. 27 Mayıs'ın olduğu yıl, yükseköğrenimim sona erdi. Bir süre öğretmenlik yaptım. Albay Talat Aydemir'in 21 Şubat 1962 ayaklanmasında, Polatlı Yedeksubay Topçu Okulu'nda öğrenciydim. Komutanlık kapısında, geceleyin, nöbetteydim. Sabahleyin, elde silah Ankara'ya gönderilmeyi bekledik. Tarafımızı elbette bilmiyorduk. Albay Talat Aydemir'in, 20 Mayıs 1963 ayaklanmasında, Bornova 57. Er Eğitim Topçu Tugayı'nda teğmen rütbesiyle takım komutanıydım. O gün de kışladan dışarı çıkmadık, çıkarmadılar. 1965 ve 1966 yılları hayatımın dönüm noktasıydı. Paris'te ek öğrenim görüyordum. 12 Mart'ta, TRT Televizyonu'nda çalışıyordum, 11 Ağustos'ta gözaltına alındım. 12 Eylül'de, Cunta'nın çıkardığı "Emekli ol, yoksa ben emekli edeceğim" yasasıyla TRT'den uzaklaştırıldım. 1982'den sonra çeviri yaptım, Can ve Telos yayınevlerinde editör ve yayın yönetmeni olarak çalıştım. Yayımladığım yabancı yazarlardan ikisi Nobel Ödülü aldı. 2 Ocak 2000 ile 1 Nisan 2012 tarihleri arasında Hürriyet gazetesinde "Köşe Yazarlığı" yaptım. Bu süre içinde, "Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Röportaj Başarı Ödülü" (2001) ile "Bülent Dikmener Özel Jüri Ödülü"ne (2004) değer görüldüm.
Sayfa 25·Kitabı okuyor
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
1999’dan sonra Fethullah Gülen’e gösterilen teveccüh tersine dönmüş ve hem merkez medyaya hem de devlet kurumlarında Cemaat karşıtı bir hava hâkim olmuştu. 1999 yılının Haziran ayında Gülen’in vaazlarından derlenen konuşmalar medyaya servis edilerek, Cemaat’in “ılımlı İslami görüşlerinin” takiyye olduğu ve “bürokraside kadrolaşarak devleti ele geçirmeye çalıştığı” vurgulanmaya başladı. Daha öncesinde Orgeneral Çevik Bir, askerî bir heyetle Bülent Ecevit’i ziyaret ederek Cemaat’in “Cumhuriyet rejimini hedef aldığını” anlatan bir brifing vermişti. Ecevit, askerî heyete “[o] sizin düşünceniz. Ben eskisi gibi düşünüyorum” diyerek karşılık vermişti. Ecevit, Refah Partisi’ne karşı millî güvenlik eksenli bir refleksle devletin yanında yer alırken, Gülen Cemaati söz konusu olduğunda tam tersi bir tutum içinde oldu (Kınıklıoğlu, 2000: 10-11). Önce başbakan yardımcısı daha sonra ise başbakan olarak katıldığı MGK toplantılarında ne zaman Cemaat gündeme gelse hep aynı korumacı tavrı ortaya koydu (Sarıkaya, 29.03.1998; Hürriyet, 10.12.1999; Ergin, 03.03.2000).
Alıntı
A'RÂF SÛRESİ
Sizi yarattık, sonra size biçim verdik, sonra da meleklere: "Âdem'e secde edin" dedik; hepsi secde ettiler, yalnız İblis, secde edenlerden olmadı. ﴾11)-(Allah) buyurdu: "Sana emrettiğim zaman, seni secde etmekten alıkoyan nedir?" (İblis): "Ben, dedi, ondan hayırlıyım; beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın." ﴾12﴿ (Allah) buyurdu: "Öyleyse oradan in, orada büyüklük taslamak senin haddin değildir. Çık, çünkü sen aşağılıklardansın." ﴾13﴿ (İblis) dedi: (Bari) bana (insanların) tekrar diriltilecekleri güne kadar süre ver." ﴾14﴿ (Allah) buyurdu: "Haydi sen süre verilmişlerdensin." ﴾15﴿ "Öyleyse, dedi, beni azdırmana karşılık, and içerim ki, ben de onlar(ı saptırmak) için senin doğru yolunun üstüne oturacağım." ﴾16﴿ "Sonra (onların) önlerinden arkalarından, sağlarından sollarından onlara sokulacağım ve sen, çoklarını şükredenlerden, bulmayacaksın." ﴾17﴿ (Allah) buyurdu: "Haydi, sen, yerilmiş ve kovulmuş olarak oradan çık. And olsun ki,onlardan sana kim uyarsa, (bilin ki) sizin hepinizden (derleyip) cehennemi dolduracağım." ﴾18﴿ (Sonra Allah, Âdem'e hitab etti): "Ey Âdem! Sen ve eşin cennette durun, dilediğiniz yerden yeyin; fakat şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz." ﴾19﴿ Derken onların, kendilerinden gizli kalan çirkin yerlerini kendilerine göstermek için onlara fısıldadı: "Rabbiniz, başka bir sebepten dolayı değil, sırf ikiniz de birer melek ya da ebedî kalıcılardan olursunuz diye sizi şu ağaçtan men etti." dedi. ﴾20﴿ Ve onlara: "Elbette ben size öğüt verenlerdenim." diye de yemin etti. ﴾21﴿ Böylece onları aldatarak aşağı sarkıttı (önceki mevkilerinden indirdi). Ağacı(n meyvesini) tadınca, çirkin yerleri kendilerine göründü ve cennet yapraklarını üst üste yamayıp üzerlerini örtmeğe başladılar. Rableri onlara seslendi: "Ben sizi o ağaçtan men etmedim mi
Alıntı
1+ 2 = 3 4 + 5 + 6 = 7 + 8 9 + 10 + 11 + 12 = 13 + 14 + 15 16 + 17 + 18 + 19 + 20 = 21 + 22 + 23 + 24 25 + 26 + 27 + 28 + 29 + 30 = 31 + 32 + 33 + 34 + 35 Hangi örüntüleri görüyorsunuz?
Enam Suresi'nden kendime notlar
1-)Yalancı olma. 2-)Günah yükünü azalt. 3-)Ahiret yurdu senin için daha hayırlıdır. 4-)İman et ve kendini düzelt. 5-)Kabahat işledikten sonra tövbe et. 6-)Allah düşen yaprağı bile bilir. 7-)Ayetler hakkında dedikodu yapılınca yüz çevir, uzaklaş. 8-)Kuran ile öğüt ver. 9-)İyi ve yararlı işleri en güzel şekilde yap. 10-)Namazı vaktinde kıl. 11-)Onların tapındıklarına küfretme. 12-)Dünya hayatı seni aldatmasın. 13-)İsraf etme. 14-)Ayetleri yalanlayanların, ahirete inanmayanların arzularına uyma. 15-)Ana babana iyi davran. 16-)Ölçü ve tartıyı adaletle, tam yap.