Küçük alıntılar diye bir önsöz, 12 güzel kısa öykü ve yazarın biyografisinden oluşan bu kitap, yazarın tanımak için bence güzel bir başlangıç eseri olmuş. Eserdeki 12 güzel öykünün konuları da yöre halkının içinde yaşayan belli başlı özellikleri olan karakterler üzerinden okurla buluşturulmuş.
Yöresinin diline hakim olan yazar, bunu yazıya aktarırken ki becerisi ve rahatlığı kitabı daha samimi ve sıcak kılmaktadır. Öyküler halkın içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıları yansıtırken, yazarın kendi hayatından da kesitler sunmaktadır.
Kendisinin tanık olduğu ve ya bizzat yaşadığı bu güzel öykülerde yörenin kokusu buram buram okura ulaşmakta. Dili de yazarın öykü kahramanlarının aramızda hala yaşıyorçasına bir atmosfer oluşturduğu gerçeği her satırında hissedilmekte.
Yaşar Kemali diğer yazarlardan ayıran Anadolu insanını ve özellikle Çukurova insanını bir ayna gibi kelimelerle yansıtma başarısıdır kanımca.
12 öykünün farklı konuları olsa da hem şiirsel dili hem de gerçekçi bakış açısı, hikayelere olan tanıklığımızı daha sıcak kılmaktadır. Yazarın ilk öykülerinden olan bu öyküler, hem ders içerikli hem de şiirsel bir dille kurulan algoritma bence bir dehanın elinden çıkan ürünler olarak görülmelidir.
Yaşar Kemal, hem topluma olan bağlılığı hem de insanının diline olan sevgisiyle öykülerini kısa tutsa da bir dünya barındırdığı bir gerçektir.