Nisâ 128: Eğer bir kadın, kocasının geçimsizlik ve huysuzluğundan veya (kendisinin sevimsizliğinden dolayı) yüz çevirmesinden endişe ederse (bazı fedakârlıklar yaparak) bir anlaşma ile kendi aralarını düzeltmelerinde ikisine de bir günah yoktur. Barış (hali, geçimsizlik ve ayrılıktan) daha iyidir. Zaten nefisler kıskançlığa (bencil ve cimri davranmaya) meyillidir. (Ey erkekler!) Eğer iyi geçinir (nefislerinize uyarak kadınlara eziyet etmekten) sakınırsanız şüphesiz ki Allah yaptıklarınızdan haberdardır (bunun karşılığını size hakkıyla verecektir). Evli eşler Allah'ın rızasını kazanarak huzurlu bir beraberlik için müsamahalı olmalı ve birbirine eziyetten kaçınmalıdırlar. Müslim'in rivayetinde Peygamberimiz (sas.), "Bir kimse hanımına buğzetmesin, çünkü hoşlanmadığı huyları varsa ona karşılık memnun olacağı huyları da vardır." buyurmuştur. Yine buyurmuştur ki; "Mü'minlerin imanca en mükemmeli ahlâkça en iyi olanıdır ve hayırlı olanınız da kadınlara hayırlı olandır." Ayrıca kadına iffetsizlik hali ve kocasına cüretkâr tavırları dışında eziyet edilmeyeceği de bildirilmiştir. Erkeğin iffetsizlik ve çekilmez eziyetlerine karşı da kadının kocasını uyarma, hâkime ve hakemlere başvurarak boşama/boşanma hakkı vardır.
Taha Suresi 128. Ayet
Kendilerinden önce helâk ettiğimiz nice kavimlerin durumu, onları doğru yola sevk etmedi mi? Onların meskenlerinde hâlâ gezip duruyorlar. Bunda ibret alacak akıl sahipleri için nice deliller vardır.
Sayfa 109·Kitabı okuyor
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Ey Rabbimiz! Bizi Sana teslim olanlardan kıl! Neslimizden de Sana itaat eden bir ümmet çıkar; bize ibadet usullerimizi göster; tevbelerimizi kabûl et; zira tevbeleri çokça kabûl eden, çok merhametli olan ancak Sen'sin. Ey Rabbimiz! Onlara, içlerinden Sen'in âyetlerini kendilerine okuyacak, onlara kitap ve hikmeti öğretecek, onları(n nefslerini) tezkiye edecek bir peygamber gönder! Çünkü üstün gelen, her seyi yerli yerince yapan yalnız Sen'sin!" (el-Bakara, 128-129,)
Allah Teala şöyle buyurur: "Kuşkusuz ki sen güzel bir ahlak üzerindesin." (Kalem,4). Sonra bize Hz. Peygamber'in ahlakını niteleyerek şöyle buyurmuştur: " müminlere rauf ve rahimdir." (Tevbe,128).
Din
S.56 yaşamında, var olmanın sorumluluğunu duyan insan bir gün olgun insandır. Doğan Cüceloğlu S.71 ama bir ömür birlikte yaşamayı planladığım insanın böyle düşüncelere sahip olması beni çok üzüyor. "Kültürümüz böyle, etrafındaki herkes böyle, ben Ailemde de böyle gördüm, '" dediğinde kültürün toplumunda geçmişten bugüne gelen davranışlar olduğunu, geçmişte uygulanan her şeyin bugün doğru olmayabileceğini bir gün ailelerimiz de gördüklerimizi aynen aktarmamızın doğru olmayacağını, çünkü ailelerimizin hem birbirinden hem de bizim kuracağımız yeni aynı da farklı olduğunu anlattım. Ortak paydada buluşmaya gönüllü olduğumu bir gün kültüründen tam anlamıyla bağımsız davranamayacağının farkında olduğumu ancak benim de bir kültürüm olduğunu, onun büyüdüğü evin hepsine benim büyüdüğüm ailede bir gün evde ve onun da rolleri üstlendiğini bir gün bu yüzden ikimizin de mutlu bir edecek bir şeyler bulmamız gerektiğini söyledim. S. 114 1. Sen varsın, umursadın, dikkate aldığım bir kişisin. 2. Sen olduğun gibi kabul ediyorum; sen de bir sorun yok. 3. Sen benim için değerlisin, teksin; hiç Kimse senin yerini dolduramaz. 4. Sana güveniyorum; senin potansiyelini kabul etmiyor, karakterine, niyetine güveniyorum. 5. Sevilmeye layıksın; emek ve zaman vermeye değersin. 6. Sen hem bir birey olarak bağımsız özgür bir insansın hem de vazgeçilmez bir üyesi olarak benim yaşam ekibime aitsin. İletişim olgunluğunu 3 ögesi vardır: 1.İletişim kurmadaki niyetinin, amacının farkında olmak ve olmadığını ifade edeceğini bilmek (zihinsel olgunluk); 2. Söyleyeceklerini, iletişim kurduğun kişinin gözünden değerlendirerek konuşabilmek (duygusal olgunluk); 3. O an içinde bulunan sosyal ortama dikkate alarak, nerede kimlerle ne zaman nasıl konuşacağını bilmek (sosyal olgunluk). S 125 ...Yüreklerimiz
Nietzsche'nin dediği gibi; uçuruma o kadar uzun süre ve çaresizce baktık ki uçurumlar da artık bizim içimize bakmaya başladı!
Sayfa 29·Kitabı okudu
Alıntı