Semra Ok

Semra Ok
@1280_
Ilgaz'ın annesi
Emekli
Lise
Edirne
instagram @karabulut_ok
113 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı
Puan vermedi·228 syf.··
2021 32. kitabı
Birçok kitaba konu, birçok şiire dize olmuş şehrin 3 kat altındaki hücrenin duvarları bize ne anlatıyor? 18 yaşındaki öğrenci Demirtay, Doktor, Küheylan Dayı, Berber Kamo'nun küçücük hücrede "sırlarını vermeden" birbirine anlattıkları hikâyeler, benim gibi sizi de kucaklayabilecek mi? Yerin üstünde yaşam mücadelesi vermek için "zaman"la yarışan insanlar, yerin altında atılan kahkahaları, acılarını bir nebze olsun bastırabilmek için kurdukları hayallere tanıklık edebilecekler mi? Ya da hüzünlerine ortak olabilecekler mi? Her sorgu dönüşü işkenceden ayakta duramayan bu 4 adamı sarıp sarmalayabilecek mi? Yoksa hücrenin o soğuk duvarları mı atılan çığlıklara, kahkahalara tanıklık edecek? "Demir kapının lanetli sesi" her duyulduğunda Zîne Sevda'nın mazgal aralığından sımsıcak bakışını yüreğimize sığdırabilecek miyiz? Ya da Demirtay'ın hiç ısınamayan bedeni gibi biz de hep üşüyecek miyiz? Ahhhh İstanbul... Umudun şehri... Acıyı, öfkeyi, sevinci, merhameti ve birçok duyguyu bir arada yaşamak istiyorsanız, masal tadındaki hikâyelere ortak olmak istiyorsanız bu kitap tam size göre...
İstanbul İstanbulBurhan Sönmez · İletişim Yayınları · 20191,283 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”

Semra Ok

, bir kitap okudu
Puan vermedi·228 syf.··
2021 32. kitabı
Burhan Sönmez
8.6/10 · 1.283 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2021 31. kitabı
"Bazen sular çağırır insanı, bazen güneş... Bazen yaprak, bazen dal. Dağlar bazen, bazen tarih çağırır. Yalnızlığa gidilecek gündür bazen, bazen çokluğa... Tutar kolundan eski bir şehir çağırır kimi zaman da, eski bir şehre düşer yaşamın izi. Ah edip aman edip kendine firar edip o şehre gidesin gelir, bir bilet ayırtırsın yevmiyelerinden, yolların peşinden gidersin, yol senin peşinden gelir... Dostlarını alırsın yanına; sevdiklerini. Çünkü yol yârensiz olmaz, çoğalmaz bölüşmedikçe; içini ısırır karıncalar, gözlerine çöker dehlizi..." Böyle başlamak istedim bu defa... Sımsıcak satırlarla bezeli bir paragrafla. Aynur Uluç'un güleryüzünün yazıya dökülmüş haliyle, yaşamının izdüşümüyle. Az da olsa tanıdım kendisini. Son 5 yılda hayatıma girmiş güzel ve özel insanlardan biri sadece Eczacı, sanatçı (şair, yazar...), hangi birini yazayım: o kadar çok yönlü kiReçete edilmiş majistral ilaçlarıyla dokunduğu bedenlere şifa dağıtıyor; yazdıklarıyla, ürettikleriyle de zihinlere...❤ Gecikmeli de olsun okudum nihayet, Aynur Uluç'un adıma imzalı kitabını. Okudum az kalır, yuttum adeta 357 sayfayı. Batı'dan Doğu'ya başlayan yolculuğun tutulma haliyle hemhal oldum. Nereleri gezmedim ki... Kimlerle tanışmadım ki... Hangi sevince, hangi üzüntüye ortak olmadım ki... Zonguldak'ta 700 metre yerin altında maden ocağına mı inmedim, Tahir Elçi'nin vurulduğu 4 Ayaklı Minare'yi hüzünle mi gezmedim; Sinop Cezaevi'nde Aldırma Gönül şarkısını mırıldanırken, Hemşin'de, dağların doruklarında Özgür Aksın Dereler'i mi haykırmadım; Palamutbükü'ndeki kadınlarla denize ağ atarken, Karadeniz'in bir köyünde koleti mi yemedim; Deniz suyuna karıştırılmış şarabı yudumlarken, yağmurun altında çay kesen kadınların yorgun bedenleriyle, kuzinenin başında oturup demli bir çay mı içmedim; terminalin birinde yaşlı
Az Gittim Çok DöndümAynur Uluç · Kibele Yayınları · 20133 okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2021 30. kitabı
"Kendi cehaletine gözlerini kapatmış bir popülizm, kan ve toprak söylemleriyle, yerine getiremeyecekleri yabancılara karşı üstünlük özlemleriyle ve iklim değişikliğine karşı takındıkları acıklı küçümser tavırla, ileride bazıları Brexit'ten de daha can yakıcı, daha kötü sonuçlar verebilecek başka canavarlar yaratabilir. Fakat bu canavar çeşitlemelerinin hepsinde hamamböceği ruhu gürbüzleşmeye devam edecektir. Bu yaratığı iyi tanımalıyız ki, yenebilelim. Yeneceğimize inanıyorum..." Ian McEwan'ın kendi yazdığı Önsöz'ündeki aktardığım çarpıcı satırlar, bütün bir kitabı da çok güzel özetliyor aslında. Pazarlıklarla, komplolorla, bir ülkeyi nasıl geriye doğru götürüldüğünün, felakete sürekleme çabalarının hicvedilerek romanlaştırılması... Jim Sams adlı hamamböceği, bir sabah uyanınca kendini İngiltere başbakanının bedeninde bulur. Siyasi çalkantıların olduğu, protestoların ayyuka çıktığı, "Tersincilik" adı verilen popülist bir akımın tartışıldığı günlerde bu dönüşüm gerçekleşmiştir. Nedir derseniz Tersincilik, kısaca ekonominin akışının tersine çevrilmesi: düz bir mantıkla, siz işverene çalıştığınızın karşılığında para ödüyorsunuz, alışveriş yaptığınız zaman da dükkân sahibi size ödeme yapıyor. Bu ideolojide para biriktirmek yok. Ne kadar yüksek ücretli iş bulursanız, işin ücretini ödemek için o kadar fazla alışveriş yapıyorsunuz. Amaç, ekonomiyi canlandırmak, istihtam sağlamak. Bu anlayış halktan da destek görür. Dışişleri Bakanı hariç, tümünün hamamböceğinden dönüşmüş kabinenin tek kilitlendiği hedef, yakınlarda yapılacak referandumdan bu akımı galip çıkarmaktır. Bunun için hem içerde hem de dışarda hummalı bir çalışma başlar. ABD başkanının desteği alınırken, kamuoyunda bir de kriz yaratmak gerekir. Bu da, 6 mürettebatlı balıkçı teknesinin Fransız fırkateyniyle bir
HamamböceğiIan McEwan · Yapı Kredi Yayınları · 2020311 okunma