Puan vermedi
Kaçırılan çocukların gizemli geçmişleri ile sir dolu geleceği. Mustafa Dilsiz . Her insan elbette ki belli yeteneklere sahiptir ama siz en basit tabirle yüz kat daha yeteneklisiniz. Ancak burada dikkat etmeniz gereken en önemli nokta yetenek olarak kastettiğim konulardır. Ben sizlere matematik, fen, edebiyat gibi sistem içinde işe yarayan var olan ya da süren düzende çok önemli sayılacak bilimler ya da yeteneklerden bahsetmiyorum. sayfa 13 . Türkan yeni hayatına başlıyordu. Ama Türklerin hatta dünyanın ilk gizli teşkilatında oldugunu öğrenir. Saka grubuna düşen Zeynep acaba ne yeteneğe sahip ve onu neler bekliyordu ? . Sakalar aldıkları bilgi ve yetenekler bir hipnoz seansıyla büyürlenerek geldikleri aile ya da yurtları geri gönderirler ve sistem içinde doktor, öğretmen, avukat, hemşire, subay, belediye başkanı, ev hanımı vs. aklınıza gelebilecek her türden insan olarak bulunurlar. sayfa 38 . Kitabımız Perseus Yayınevi'nden Ocak 2024 'te çıkmış. Yüzkırksayfa yirmiüç bölümden oluşuyor. . O anda Türkan ağlamak istedi, bu adamı seviyordu çocuklarına aşıktı, onları yalanla kandırıp, oyalayıp vatan için çalışmaya gidecekti. Değer miydi? Bir an her şeyin boş ve gereksiz olduğunu düşündü. Bu düşünceye kalbi de yakınlık gösterdi. Sonra yeniden "Saka Türkan" kendine geldi. Vatansa mevzu olan geri kalan her şey küçük birer ayrı sayfa 56 . Bu güzel kitabı @oceangirlbook ile birlikte bir sürü kitap okurla okuduk. Teşekkürlerimizle
DüzenMustafa Dilsiz · Perseus Yayınevi · 202410 okunma
9/10
·200 syf.··
2026 30. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 00:01
Kitabın konusu: Japonya'da gerçekleşen bir tren kazası sonucu birçok kişi hayatını kaybetmiştir. Bir süre sonra etrafta bir dedikodu yayılmaya başlar. Tren kazanın yaşandığı istasyon açılana kadar yolculuğuna devam etmektedir ancak bu treni yalnızca o kazada yakınlarını kaybedenler görebilmektedir. Yüreğim burkuldu. Her hikaye birbirinden etkileyiciydi benim için. Toplamda 4 hikaye vardı ama yazar duyguları çok iyi aktarmıştı. Daha da uzun olmasını kesinlikle isterdim. Ve belki de bu kadar kalp kırıklığına dayanamaz, en sonunda ağlayabilirdim de! Sevdiklerimizin değerini öldükten sonra anlama teması cidden hoşuma gidiyor ve ders niteliğinde hissettiriyor. Ayrıca kitap cidden akıcıydı. Bu yönünü de çok sevdim. Bazen bir hikayenin kahramanını diğer hikayede de görebiliyorduk. Onlar da çok güzel işlenmişti. +13 bir kitap diyebilirim. Spoiler olabilecek yorumuma gelirsek özellikle ilk hikaye beni çok etkiledi. Hikaye olarak da daha uzundu zaten. Ama diğer hikayelerin de güzel olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Özellikle hüzünlü bir moddaysanız ya da ağlamak istiyorsanız daha da okunabilir bir kitap haline geliyor. Nemoto'ya ve nişanlısına, Sakamoto ve babasına, Takako ve Kazukuyi'ye, Kitamura'ya ve eşine cidden üzüldüm. Ve burda da anmak istedim. Kesinlikle tavsiye edebileceğim ve tekrar okumak isteyeceğim bir kitap! Bugünlük yorumum bu kadar, kendinize iyi bakın!
Dünyanın Son Tren İstasyonuTakeshi Murase · Olimpos Yayınları · 202631 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Herkesin Bir Kumarı Var
8/10
·177 syf.··
2026 14. kitabı
Kumarbaz, şu ana kadar okuduğum Dostoyevski kitapları arasında en beğendiğim eser oldu. Kitaba 8/10 veriyorum. İlk bakışta kumar üzerine yazılmış bir roman gibi görünse de ben kitabın asıl konusunun kumar değil, insanın tutkularına ve takıntılarına yenilmesi olduğunu düşünüyorum. Roman boyunca dikkatimi çeken şey, neredeyse bütün karakterlerin bir şeylerin esiri haline gelmiş olmasıydı. Aleksey kumarın, General Matmazel Blanche'ın, Polina ise Fransızın etkisinden kurtulamıyor. Her biri farklı bir şeyin peşinden sürükleniyor ve sonunda o şey tarafından sömürülüyor. Romanı bitirdikten sonra fark ettiğim şey, aslında kitaptaki en büyük kumarbazın sadece Aleksey olmadığıydı. Kumar masasına oturan kişi Aleksey olsa da romandaki hemen hemen herkes başka bir şey uğruna hayatını riske atıyordu. Kimi aşkı, kimi parayı, kimi statüyü, kimi de gururunu bir kumar masasına sürüyordu. Bu yüzden kitabın adı Kumarbaz olsa da Dostoyevski bana göre sadece kumarı değil, insanın kendini kaybedecek kadar bağlandığı her şeyi anlatıyor. Aleksey ilginç bir karakterdi. Onu okurken bazen çok zeki olduğunu düşündüm, bazen de kendi hayatını kendi eliyle mahveden birine baktığımı hissettim. Sanki tam zeki olacakken olamamış biri gibiydi. İnsanları anlayabiliyor ama aynı zamanda sebepsiz yere olay çıkarıyor ve çektiği acılardan tuhaf bir şekilde haz alıyor. Bu yüzden ona ne tamamen hak verebildim ne de tamamen karşı çıkabildim. Kitaptaki en sevdiğim karakter ise Bay Astley oldu. Roman boyunca mantığını koruyabilen nadir insanlardan biriydi. Diğer karakterler hırslarına, tutkularına ve duygularına yenilirken onun daha sakin ve düşünerek hareket etmesi hoşuma gitti. Bana göre romandaki en olgun karakter oydu. Polina hakkında ise kesin bir yargıya varamadım. Dostoyevski karakteri biraz gizemli
Edebiyat
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202388,4bin okunma
10/10
·256 syf.··
2026 31. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 05:25
Eser şu soruları sorar • Insan özgürlük olmadan mutlu olabilir mi? • Düzen mi daha degerlidir, özgürlük ü? • Aşk insanı neden değiştirir? • İnsanı insan yapan şey akıl mı, ruh mu? Sembolik olarak İntegral: * Aklın ve matematiğin mutlak egemenliğini, * Bireyselliğin yok edilmesini, * Devletin insan üzerindeki tam kontrolünü, * “Mutluluk için özgürlüğün feda edilmesi” fikrini temsil eder. Roman, D-503’ün tuttuğu bir tür günlükten oluşur. Ancak bu günlük sıradan bir insanın duygu ve düşüncelerini anlattığı bir günlük değildir. D-503, bu metinleri İntegral’in gelecekte ulaşacağı uygarlıklara Tek Devlet’i tanıtmak amacıyla yazmaktadır. Tek Devlet her şeyi formüllere indirmek ister. Ama insan ruhunda her zaman bir “X”, yani hesaplanamayan bir taraf vardır. Biz romanındaki başlıca karakterler şunlardır: D-503 * Romanın anlatıcısıdır. * İntegral uzay gemisinin baş mühendisidir. * Başlangıçta Tek Devlet’in düzenine gönülden bağlıdır. * Roman boyunca büyük bir iç dönüşüm yaşar. I-330 * Gizemli, cesur ve sıra dışı bir kadındır. * D-503’ün hayatını altüst eder. * Kurallara meydan okur ve özgürlüğü temsil eder. O-90
BizYevgeni İvanoviç Zamyatin · Can Yayınları · 202311,9bin okunma
7/10
·304 syf.··
2026 10. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 20:13
Antik Yunan mitlerini yıllar içinde sağdan soldan duyarak, okuyarak öğrenmiş, bilinçsizce takip etmiş, o iyi-kötü hoşa giden kurgularıyla önce ilgisini çekmiş sonra ise incelemelerini biraz derinleştirerek, bu sefer bilinçli olarak, simgelerle yüklü bu anlatıların acaba arkasında yatan daha derin anlamları olup olmadığını sorgulamak istemiş ve işin uzmanı olmamasına karşın ve buna rağmen vakit ayırmış meraklı ve biraz da kurtlu okurların sahip olmaktan mutlu olacakları ağır bir kitap. Kitabın dili, eğer mitler uzmanlık alanınıza girmiyor ve sürekli bu tarz eserlere göz atmıyorsanız bir hayli terminolojik gelebilir. Buna rağmen anlamak için harcanan vakte, çok az bile olsa değdiği söylenebilir zira söz konusu koca bir küllüyat ki Antik Yunan bağlamında ilk izlekleri Mikenlerde, m.ö. 13 yy'da görülen, sonra Hesiodos, Homeros, Pindaros gibi sözlü olanı yazınsal hayata geçirmiş şairlerce günümüze ulaşan, ilk bakışta saçma ya da kurgusal gibi görünen ama Aristoteles'in de safsata kısmının ayırdına vararak düşünsel bir ayrıştırma ile ön plana çıkardığı o mitlerdeki temel fikri yani "ilk tözlerin tanrılar olabileceği" düşüncesinin, toplumların ve ardıllarının geleneklerine işaret ettiği, tümüyle arkaik düşünceler ve hatta zamanında kabul gören yegane evrensel hakikatler bütünü üzerine yazılmış bir hayli kapsamlı bir eser. Kitap, konudan bir hayli uzak ve bağdaşmaz gibi görünen (evlilik - savaş, çiftçilik - güzel kokulu bitkiler, temiz - kirli vb) olguların antropolojik, anlambilimsel, filolojik ve düzgülerin sınıflandırılması gibi incelemeler neticesinde nasıl bağlaşık olduğunu ve sonra tekrar nasıl birbirlerinden uzaklaştıklarını, farklı ekolleri de oyuna katarak ortaya koyuyor. Bunu da, tıpkı bir merdivenle çıktığınız yüksekliğin, merdivenin uçları birleştiği için
Eski Yunan’da Mit ve ToplumJean-Pierre Vernant · Alfa Yayıncılık · 201711 okunma
TÜRKAN 'TEK VE TEK BAŞINA
Puan vermedi·344 syf.··
2026 9. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 18:26
SPOLİER İÇERİR! Türkan Saylan'ın değerli mektuplarıyla hayatına daha yakından bakmamıza vesile olan Yazar Ayşe Kulin'e teşekkür ederim. Türkan Saylan, kelimenin tam anlamıyla Cumhuriyet Kadını. İdealin, azmin ete kemiğe bürünmüş hali. Yaşamını idealine ve mesleğine adamış elleri öpülesi kadın.Çocukluğunun ilk yıllarından itibaren kafasına koyduğu doktorluk mesleğini ölüm anına kadar layıkıyla terine getirmiş bir Cumhuriyet Kadını. Kitabı okurken, hayatının her alanında azimli durulunu görebiliriz. Okurken evlenen; çğrencilik yükünün üzerine aile, eşlik ve annelik yükünü yükleyen, taşadığı hastalık yüzünden 13 ay boyunca yüzüstü yatan, eşinin tahsilini bırak evine çocuğuna bak dayatmalarına boyun eğmeyen, gencecik yaşında kanser illetini yenen güçlü kadın. Kitabı okuduktan sonra Türkan Saylan aklımda, güçlü, azimli, kararlı, başarılı, tuttuğunu koparan bir kadın olarak kalacak. Kelimenin tam manasıyla bir Türk Kadını. Kitap boyunca cesaretiyle ve inancıyla beni büyüledi; kimsenin yaklaşmaya cesaret edemediği cüzzamlı hastaları korkmadan, çekinmeden tedavi etmesi, tiksinmeden ya da geri durmadan sofralarına kadar oturması , kararlı tutumuyla Lepra Hastanesi'ni kurması ve sürdürmesi, şehir şehir ,mezra, taşra demeden yurdun dört bir yanıan gidip cüzzamlılara umut olması Türk Hekimi'ne yaraşır bir hareketti. Yaşamındaki tüm olumsuzluklara rağmen umuda tutunacak bir dal muhakkak bulması insanın içini ısıtıyor. Bu kadar umut dolu olması insanı bir yandan şaşırtırken diğer taraftan da güzel yarınlar için güdülüyor. Kardelenler Okula Projesi, cüzzamlı insanları hayata karıştırma çabası, kendini çalışmalarına ve bilime adaması ve arkasında gözaydınlığı evlatlar ve insanlar bırakması da Türkan Saylan'ın yarına olan inancını gösteriyor. Meyve
TürkanAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20186bin okunma