Ahirete İmanı Yok Gibi Yaşayanlar
Âhireti tasdik eden, fakat sefahet ve dalalette gidenlere, bir haps-i ebedî ve bütün dostlarından bir tecrid içinde bir haps-i münferid, yalnız başına bir hapis kapısıdır. Öyle gördüğü ve itikad ettiği ve inandığı gibi hareket etmediği için öyle muamele görecek. Sözler - 142
142
"Masallar ne derse desin, hiç kimse ömrünün sonuna kadar mutlu ve bahtiyar yaşamaz. "
Sayfa 346·Kitabı okudu
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hayvanlardan yük taşıyanı ve tüyünden döşek yapılanları yaratan O’dur. Allah’ın size verdiği rızıktan yiyin, şeytanın ardına düşmeyin; şüphesiz o sizin için apaçık bir düşmandır. El-en’âm/142
Ceza Kanununda 141 ve 142. maddeler hâlâ yürürlükteydi; Marks ve Engels’in kitaplarını satmak ve okumak yasaktı; “Marksizmin kanun dışı olduğu bir memlekette, bilim hürriyetinden, düşünce ve inanç hürriyetinden söz açılabilir miydi?
Alıntı
Türkiye, Atatürk döneminde Medeni bir ülkeydi
Hitler döneminin Almanya ve Avusturyasını terk eden 142 bilim adamı, niçin Batı 'nın gelişmiş ve varlıklı ülkeleri dururken, Türkiye'ye gelmeyi tercih etti? Birçoğu dünya çapında olan bu solcu ya da Yahudi bilim adamlarını, güç koşullar içindeki bir geri kalmış ülkede on yılı aşkın süre hizmet etmeye iten gerekçe acaba neydi? Atatürk -resmi ya da özel- hiçbir dış geziye çıkmadığı halde, dünyanın birçok önde gelen devlet adamları, yoksul bir ülkenin devlet başkanını ziyaret etmek için sanki sıraya girmişlerdi, İn­giliz kralından İsveç veliahtına, Fransız başbakanına kadar, Ata­türk' e ve Kemalist Türkiye'ye gösterilen bu ilgi anlamlıydı. 1920'lerde "eski dünya"daAvrupalı olmayan ve bağımsız ka­labilmiş dört ülke bulunuyordu. Ama Türkiye dışında kalan Çin, Habeşistan ve İran zaman içinde istilaya uğradılar. Mussolini'nin bir demeci, bu ortamda Türkiye'de tedirginlik yaratmıştı. Bunun üzerine Mussolini, Türk büyükelçisine hemen şu mesajı verdi: "Türkiye bu kapsamın dışındadır. Zira bir Avrupa ülkesidir." 60 yıl öncesinin Türkiyesi, İtalyan diktatörünün bu düzelt­meyi yapmak gereğini duyduğu koşullarda, acaba niçin bugün­künden daha Avrupalı sayılıyordu?
إِذَا سَمِعْتَ الرَّجُلَ يَقُولُ: هَلَكَ النَّاسُ، فَهُوَ أَهْلَكُهُمْ “Bir kişinin İnsanlar helak oldu!' dediğini duyarsanız bilin ki insanların en helak olanı o kendisidir."142 Allah Resulü (sav) bu hadisi şu sebeple söylemiştir: Bahsedilen kişi Allah'ın mahlukatını hafife almış, Allah'ın kendisini kesin olarak affedeceği zannıyla aldanmış, zoraki iman etmiş, Allah'ın nüfuz ve kudretinden korkmamıştır. Oysa bu kişi nasıl Allah'tan korkmaz ki? Başkasını hakir görmesi ise şer olarak ona yeter! Nitekim Allah Resulü (sav) şöyle buyurmuştur: كَفَى بِالْمَرْءِ شَرًّا أَنْ يَحْقِرَ أَخَاهُ الْمُسْلِمَ “Müslüman kardeşini hakir görmesi kişiye şer olarak yeter."143 Bu kişi ile Müslüman kardeşini Allah için seven, kardeşi Allah'a ibadet ettiği için ona saygı duyan ve onu büyük gören, kendi nefsi için ümit etmediğini onun için ümit eden insan arasında ne kadar fark vardır! (...)
Sayfa 74 - 142 Muvatta, 1845; Ahmed b. Hanbel, Müsned, 7628; İbn Hibban: 5881. 143 Müslim: 2565; Ebu Davud: 4882.·Kitabı okudu